RUH  İNZİVA İSTER, İLGİ İSTER, SEVGİ İSTER…

24/09/2019 12:36 896

 

 

Ruh bu belli mi olur, ne isteyeceği? Bazen neşe, bazen keder, bazen de uzun sessizlikler ister. Dinlemek lazım gelir onun isteklerini usul usul…  teslim olmak gerek sessiz çığlıklarına direnmeden… Şifalandırmak lazım onu merkezinde kalarak, merkezinde olarak.

 

Ben de öyle yapmaya çalıştım sevgili dostlar. Kulak verdim ruhuma ve ihtiyaçlarına. İnziva dedi, olur dedim; yaz boyunca sessizlik dedi, tamam dedim;  tekbaşınalıkta  kendinle kendin  dedi, derhal dedim.

 

Uzun sessizliklerde meditatif egzersizler yaptım, şezlongumda güneş ışınları ile dans ettim, koylarda derinlere daldım kendimle kendim, ruhumun sesinde, nefesinde…

 

Gece kitaplarımla koyun koyuna, gündüz doğanın kucağında kendimin keyfini çıkardım tüm streslerden arınmış, maddeden  uzak, manaya yakın.

 

Neler mi okudum? Ruhumun dilini nasıl çözeceğimi, ihtiyaçlarını nasıl bileceğimi, Tanrı’nın bana emaneti ruh-vücut-zihin üçlüsüne nasıl iyi bakacağımı okudum, ruhsal şifa kaynaklarını araştırdım. Zihin kirliliğinden korunmanın yöntemlerini inceledim, zihni susturmanın, ruhun derin sesini dinlemenin ne olduğunu öğrenmeye çalıştım.  Zihnimizin oynadığı oyunlara, hırslara, tuzaklara nasıl düşmememiz  gerektiğini bilmeye çalıştım. Huzurlu bir dünyayı önce kendi içimizde başlatmamız gerektiğine inandım.

 

Sufizim’den başlayarak, Zen öğretilerine kadar tüm inançların temel prensiplerine tekrar göz attım. Ruhsal şifa tekniklerinden transandantal meditasyona giriş yaptım, yoga ile biraz tanıştım, EFT (Emotional freedoom technic-duygusal özgürleşme tekniği) ile hasbi hal oldum, Reiki ile enerji kaynaklarına yöneldim, NLP’ye (Neuro linguistic programming) merak saldım, holoterapi ile uyandım.

 

Ben bu yaz kendime seyehat ettim, içsel yolculuğuma eşlik edecek bilimsel yöntem arayışına girdim. Çünkü zamanı gelmişti, hatta geçmeye başlamıştı, şu kısacık ömürde anlam arayışı insanoğlunun ve benim.

 

Semada, meditasyonda, yogada, holostik terapide… hangisi yakınsa ruhumuza bedenimize, çıkın iç yolculuğunuza huzurla. Önce kendinle başla hayatı anlamlandırmaya. Hangi dinden, hangi inançtan olursanız olun farketmez. Bu yöntemler bilimsel tabana dayanır, inancınız ve maneviyatınızla desteklenir. Kimi quantum fiziğinden yola çıkar, kimi enerji der, kimi zihin terbiyesi esaslı çalışır. Ortak temel nokta huzurdur, sonsuz ve sınırsız huzur, endişelerden uzak, kaygılardan arınmış, tevekkülle sarmalanmış iç huzuru. Dinlenmiş ruh, susturulmuş zihin, sakinleşmiş beden. Kim istemez mutluluğun ötesinde bu engin dinginliği.

 

Yıllarca şüpheyle yaklaştım, doğunun mistizminden başlayan ve batıya yayılan bu tekniklere bir bilim insanı olarak. Ama araştırdıkça ve bilimsel bağlantılarına ikna oldukça bir de ilgilenen insanlar üzerinde işleyişine tanık oldukça bıraktım direnmeyi.  Ruhsal, zihinsel ve bedensel destek şifa teknikleri elbette modern tıbbın yerini tutacak bir yöntemler bütünü değildir veya modern tıbbı reddetmek değildir benim için, hele de  modern tıppı sonuna kadar savunan bir doktor kızım varken evde.

 

Ama bu yöntemlerin ruh ve beden sağlığına olan desteğini inkar etmek mümkün değil sanırım günümüz dünyasında. Temel prensip stresten arınmak, korkularımızı yenmek olduğuna göre kime ne zararı olabilir ki, günümüz koşullarında bütün hastalıkların kötü çevre koşulları, sağlıksız beslenme ve stres kaynaklı geliştiği tartışmaları sürerken.

 

Peki ben hangi yöntemi seçtim kendime? Şimdilik transandantal meditasyon ve nefes terapisi ile başlıyorum ruh egzersizlerime. Aslında ruhsal tazelenme gibi görünse de, ruh-zihin-beden senfoni şeklinde birlikte çalıştığından, bu yöntemler dolaylı bir beden egzersiz ve yenilenmesi olarak ta görülebilir. Denemeye ve araştırmaya başladığınızda ruh-zihin-beden harmoniniz size en güzel notaları sunacak yöntemi bulacaktır zaten.

 

Yaradan’ın bize emaneti olan ruhumuza ve bedenimize layık olduğu özeni gösterip, huzurlu derin yaşamlarda mutluluklar dileğimle.