Panorama !

25/05/2019 22:41 673

 

Öncelikle bu hafta güzel şeyler oldu. İlk olarak Galatasaray zorlu yarışı şampiyon olarak tamamladı. 22. Şampiyonluk Kadıköy’de kazanılan kadar değerliydi. Haftalarca Fatih Terim olmadan, santrforsuz bu ipi göğüslemek aslında Terim’in bu ligi ne kadar iyi bildiğini tekrar gösterdi.

8 yıldır süren bir dizi macerası sona erdi. Ben henüz final bölümünü izlemedim ve biraz daha bekliyorum. Herkes bir konuşsun rahatlasın sonra böyle keyifli keyifli izleyeceğim. Game Of Thrones dizi tarihine ismini yazdırdı elbette. Şu ana kadar gördüğüm kimse final bölümünden memnun değil. Ülkemizde de bu kadar ses getiren dizileri temenni ediyorum.

Adana şehrinin üstünde mavi  beyaz bir hayalet dolanıyor.  Şehir bir süredir mavi beyaza bürünmüş durumda herkes Demirspor’un play off ile beraber süper lige çıkmasını istiyor. İnsanları bu takıma gönüllerini vermiş ve o ruh bütün şehrin üstünde dolanıyor. Demirspor’un Play Off’a kaldığı zaman tribünde gözyaşına boğulan taraftar elbette yalnızca mutluluğu paylaşmıyor. Demirspor taraftarı “futbol yalnızca futbol değildir” sözünü her zaman doğrulayan yerde duruyor. Bunun içindir ki şimdi Demirsporlu futbolcular bu taraftar için sahaya çıkmalı ve bir tarih yazmalı.

1978 ve 1979'da Türkiye işçi sınıfının mücadelesini "Maden" ve "Demiryolu" filmleriyle beyaz perdeye taşıyan, 1980'de Paris'e giden yönetmen, burada da bir Fransız kanalı için "Sevgiliye Mektuplar" ve "Son Savaşçı" isimli iki televizyon filmi yazdı ve yönetti.

Türkiye için kıymetli olan bir yönetmeni Yavuz Özkan’ı kaybettik. Türkiye sineması için önemli işler yapan Özkan,  Yavuz Özkan, 1991 yılında da Türkiye Sinema ve Audiovisuel Vakfı'nın (TÜRSAK) kurucuları arasında yer aldı. Sinema alanında öğrenciler de yetiştiren Özkan, yaşamı boyunca "Filim Bitti", "Yengeç Sepeti", "Bir Kadının Anatomisi", "Hayal Kurma Oyunları" gibi yapıtların da aralarında bulunduğu 44 film yönetti.

Sinemamıza bu kadar katkısı olan bir yönetmeni kaybettik. Buradan da hatırlatmak istedim.

Futbolla başlayıp sinemaya giden bu serüvende ülkenin yoğun siyasi gündemine bir nebze nefes aldırma gayretinde elbette değilim. Çünkü bu siyasi gündem ancak demokrasinin daha fazla gelişmesiyle nefes alabilir onun dışında karmaşa çoğalarak artar.

Sıcaklar gidererek artıyor. Bu durum beni çok mutsuz ediyor çünkü sıcaklarla aram hiç yok. Bu sıcak havalarda sokak hayvanlarını unutmayalım. Kapımızın önüne su ve yemek koymayı ihmal etmeyelim. Aynı zamanda sevginizi de onlardan esirgemeyin diyerek bu haftaki yazıyı burada kapatıyorum.