Ölüm

01/11/2018 22:53 2014

Ölüm fiili Kur-an’da üç türlü ifade ediliyor.

Birincisi ölüme sebebiyet verecek bir fiil gerçekleştirmek suretiyle olan öldürme,(Katl kelimesi ile ifade ediliyor)

İkincisi organizmanın tabii ölümünün Allah tarafından gerçekleştirilmesi, (Mevt-doğal ölüm kelimesiyle aynı kökten gelen İmâte kelimesiyle ifade ediliyor)

Birde vefât kökünden gelen tevveffâ fiili var ve bu ‘can almak’ olarak ölüm meleğinin yaptığı işi ifade etmek için kullanılan bir kelime.

Kur-an  Abese 80/ 21-22.Ayetler

Sonra (Allah) onu öldürür/canını alır ve kabre koyar. Sonra dilediği zaman onu (tekrar) diriltir.

Kur-an Vakıa 56 / 60-61.Ayetler

Ölümü aranızda biz tayin ettik; kimse önümüze geçemez.

Kur-an En’am 6/ 2.Ayet

Sizi balçıktan yaratan, sonra bir süre koyan/ölüm zamanını takdir eden O’dur. Belirli bir sürede kendi katındandır. Birde tutup şüphe edersiniz.

Kur-an Ankebut 29/57.Ayet

Her can(nefis) ölümü tadacaktır. Sonra Bize döndürüleceksiniz!

Kur-an Zümer 39/ 42.Ayet

Allah insanların canlarını ölümleri anında, ölmeyenlerinkini de uykularında alır; sonra, ölmesine hükmettiklerinin (ölümünü gerçekleştirdiklerinin) ruhlarını tutar, diğerlerini ise bir süreye kadar salıverir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır.

Kur-an Enbiyâ 21/ 35. Ayet

Her nefis/canlı ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.

Ölümlü bir kâinatta yaşıyoruz. Kimileri buna Entropi yasası diyor. Önce düzenli bir halde olan, sonra dağılıyor. Çürüme, bozulma ve dağılma yaşadığımız sistemin yasaları olarak çalışıyor. Zaten bir düzenli yapı kurulurken de, başka bir düzensizliğe neden oluyor. Sürekli bir değişim ve değiştirme üzerine, mevcut kozmik yasaların çerçevesinde, yenilenip yok oluyor oluşumlar.

İnsan olarak bizlerde Yaratıcının koyduğu bu yasalara uygun olarak, doğuyor, gelişiyor ve ölümü tadıyoruz.

Korku bilinmeyene karşı duyulan bir histir. Bilince insanın korkusu da geçiyor. Ölümden korkuyoruz, çünkü ölümün nasıl olacağını bilmiyoruz.

Kur-an ayetlerinde “ölümü herkes tadacaktır” diyerek, bir acı olmadığını anlatıyor. Başka bir ayette ölümün uyku gibi olduğu benzetmesi yapılıyor. İnsan uykusunda da, rüyalar görüyor ve uyanınca hatırlıyor. Ne uykuya geçerken acı çekiyoruz, ne de uyandığımızda acı çekiyoruz.

Ölüm korkusu var ve insana, hayatı dolu, dolu yaşama bilinci veriyor. Bu bedenle dünyaya bir daha gelemeyeceğimizi düşünüyoruz. Sınırlı bir süre içinde yaşam bize, yaşadığımız her anın değerini hatırlatıyor.

Ölüm ve Acı, bizi korkutan unsurlar. İnsan, ölümü anlayamıyor ve anlayamaz. Çünkü insan bilmediğini zaten bilemez. Bilmediği müddetçe insan ölümden korkar.

Ölümden korkmamanın yolu olmasa da, idrak düzeyi yüksek insanların, Allah’ın varlığını içselleştirmiş ve Kur-an ayetlerindeki bilgileri özümsemiş insanlar bir nebze de olsa, ölüm sonrasına kendilerini hazırlayabilirler. Bu ancak “Allah’tan başka sığınacak bir yer olmadığını” kavramakla olur.

Kısacık insan yaşamında her şeyin olup biteceğini düşünürsek, korkularımız hiç bitmez. Sonsuzluğu kavramak, bu sonsuzluk içinde, insanın ruh varlığının yolculuğunun bir kısa bedenlenmiş yaşamdan ibaret olmadığını düşünebilirsek, ölüm konusunun da, bu uzun yolculuğun bir bölümü olduğunu anlarız.

Ölüm, henüz ölmemişlerin acısıdır.

Ölüm acıyı geride kalanlara veriyor.