NEDEN CUMHURİYET BAYRAMI 2

30/10/2019 05:32 397

 

Daha en başında, Cumhuriyet kurulmadan da önce, Kurtuluş Savaşı’nın birçok komutanı bile İstanbul’a girmek, onu geri alabilmek ümidinde değildi. Anadolu’nun bir kısmını kurtarmak onlara göre o an için yeterliydi. Halbuki Atatürk bir dâhi olduğu için karşı tarafın açığını görmüş ve “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” demişti.Cumhuriyet’in ilanı da böyle bir uzak görüşlülüğün eseridir.

Cumhuriyetin bize neler kazandırdığına bakacak olursak;

- O kadar çok şey var ki... Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar, Kurtuluş Savaşı komutanları, perişan(yoksulluk ve fakirlik had safha da idi) Türkiye’nin sanayi ihtiyacını, okul ve sağlık ihtiyacını gördükleri için, bir sürü askerin göze alamayacağı fedakârlığı ve politika değişikliğini yaptılar: Askeri harcamaları kıstılar. Ve Türkiye kapalı  köylerde yaşayan bir ülkeyken, özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya ticaretine entegre olup bir birikim sağlayabildi.

Ama önemli bir soru şudur : Bu başarıyı sağlayan elemanlarımız nereden çıktı? Okullar, imparatorluktan kalmaydı; Cumhuriyet, üstüne çok iyilerini ilave etti. Mesela Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Ziraat Enstitüsü... Mühendislik okulları, Tıp Fakülteleri, Hukuk Fakülteleri vb. Gibi…Buralardan yeni tip bilginler, yeni entelektüeller çıktı. Onun için Cumhuriyet, bir seferberliktir.Topyekün bir kalkınma ve aydınlanma seferberliği idi. Köy Enstitülerinin faaliyete geçmesi, eğitim, öğretim konusunda önemli başarılara imza attı. Enstitüden yetişen öğretmenler, gittkleri köylerde, ziraatten, marangozluğa, demircilikten, dikiş tekniklerine, birçok meslekte öncülük ve önderlik ettiler. Bilhassa köyün imamı, muhtarı ve öğretmen el ele vererek, köylüyü aydınlattılar, modern usullerle iş ve meslek sahibi olmasını sağladılar.

Türkiye Batı müziğini eskiden de tanıyordu; bizim kompozitör padişahlarımız bile vardı. Ama onu halka yayan, konservatuvarlar kurup müziğimizi geliştiren Cumhuriyet’tir. Biz bir müddet bunu küçümsedik. Bugün pek çok ülkede Avrupa kentlerinde Türk sopranoları ve baritonları, tenorları görüyorsunuz. Artık müzisyenlerimiz var. Orkestra kurabiliyoruz. Bunlar yoktu...

Biz savaşlarda çok kayıp verdiğimiz için okulu bitiren herkes iş buldu. 1930’ların Avrupa’sı ve Amerika’sı işsizlikten kavruluyordu. Yani dünyada öyle büyük bir işsizlik vardı. Türkiye bunu hissetmedi. Okumuş insan, işsiz kalmadı.

Köylü zaten fakirdi. Ama kim ne derse desin Türk köylüsü, Cumhuriyet’ten önceki ezikliğinden, fakirliğinden kurtuldu. Bilhassa II. Dünya Savaşı’ndan sonra...

Ve en mühimi, Cumhuriyet’in getirdiği hukuk sistemidir. Bu, bize hayatı kolaylaştıran bir yaşam biçimi ve modeli sundu. Temel hak ve hürriyetlerde çok önemli iyileştirmeler oldu. İsviçre’den medeni kanun, Roma hukuku gibi evrensel kurallardan yararlanıldı. Milletimiz, arapça bilmeden Kur’an okuyamazdı. Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu ve Kur’an Türkçeleştirildi. Meali ve tefsiri yapıldı. Her kes rahatça okumaya başladı.

Başka alanlara da bakalım... Cumhuriyet’ten evvel, Türkiye’de kadın hareketlerinde, kadının aydınlanmasında bir atılım vardı. Ancak Cumhuriyet, bu hareketleri yönlendirmeyi, kanunlaştırmayı, sistemleştirmeyi başardı. Kadının toplum hayatındaki yerini, üstelik birçok Batı toplumundan önce kadınlara seçme-seçilme hakkı vererek sağlamlaştırmış olması, Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından biridir.

29 Ekim 1923’ten sonra en hızlı hangi alanlarda ilerledik?

- Özellikle de eğitim ve sağlık alanlarında başarılıydık. Cumhuriyet’in ilk yıllarında çok iyi bir öğretmen sınıfı türedi. Kendinden emin, kendine saygısı olan ve başkalarının saygı gösterdiği öğretmenlerdi bunlar... Anadolu’nun her vilayetindeki her lise, İstanbul’daki kadar iyiydi. İster İstanbul’da, Kabataş’ta veya Haydarpaşa’da, ister Konya’da, Erzurum’da okuyun, iyi yetişirdiniz. Teknik lisenin sınavlarını herkes kazanırdı. Örneğin 9. Cumhurbaşkanımız, rahmetli Süleyman Demirel’e, sorulan;“Efendim, eğer siz bugünkü aynı liselerde okusanız, Teknik Üniversite’yi, bütün zekânıza ve hafızanıza rağmen zor kazanırdınız. Ama o zaman dereceyle kazandınız” sorusu gerçeği ifade ediyordu.. Çünkü eğitimde bölgeler ve sınıflar arası belirgin bir eşitlik vardı. Abdülbaki Gölpınarlı gibi bir değer, Balıkesir Lisesi’nde hocaydı ve bizim büyük tarihçimiz Halil İnalcık’ı o eğitti. Yani Cumhuriyet, eğitim getirdi.

İkincisi, sağlık getirdi Cumhuriyet. Anadolu, bütün ülkeler gibi hastalıktan kırılıyordu. Sıtma, verem, başka kronik hastalıklar vardı. O milli eğitim ordusunun yanında, sağlık ordusu bunları çok önemli ölçüde halletti. 1930’larda Almanya’dan kaçan Profesör Eckhart, Sağlık Bakanı Refik Saydam’ın talimatıyla bir araştırma, bir tarama yaptı. Şaşırtıcı sonuçlar çıktı. “Beslenme ve bazı hastalıklar sandığımdan daha iyi düzeyde” dedi Eckhart. Yani Türkiye, Cumhuriyet’in daha ilk yıllarında bazı şeyleri başarmıştır. II. Dünya Savaşı’ndan sonraki Birleşmiş Milletler programını, okuma-yazma ve sağlık taramalarını beklemeden daha evvel, eğitim ve sağlık gibi önemli konularını çözmüştür.

Atatürk’ün çocuklara bakışı nasıldı?

- 23 Nisan’da Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu. Bence bu en önemli bayramımızdır. Bu günü çocuklara bir bayram olarak hediye eden de Atatürk’ün bizzat kendisidir.Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin, bütün devrim yapan ülkeler gibi en büyük güvencesi, gençlik ve çocuklardır; yeni nesillerdir. Atatürk çocuklara büyük bir şefkat beslerdi. O zamanlar birçok öğrenciye burs verildi, okutuldu. Bugün 5 TL’lerin üzerinde gördüğünüz Aydın Sayılı bu bursiyerlerden biridir. Başka örnekler verelim: Yüzümüzü ağartan iki eskiçağ bilimcisi, Hititolog Sedat Alp ve Ekrem Akurgal bu dönemde yetişmiştir. Yine bu dönemde konservatuvarlar, sanat kurumları ortaya çıktı. Tüm bunların yanında en önemli şey, hakikaten büyük harpler geçirmiş, 11 yıl savaş görmüş bir memleketteki yetimlerin konumudur. Onların eğitimi için çok hassas davranıldı; fırsatlar sağlandı. Çocuklar o dönemin yöneticileri tarafından çok önemsendi. Mesela Atatürk’ün silah arkadaşı, Kâzım Karabekir Paşa da çocukların eğitimine, korunmasına karşı çok hassastır; bu uğurda çocuk eserleri, şarkılar yazmıştır. Bu, İstiklal Savaşı komutanlarının, o kadroların genel eğilimidir.

Çocuklar şunu sakın unutmasın: Atatürk ve arkadaşları eğitimin önemini çok iyi kavramış ve buna göre davranmıştı. Siz çocuklar da öyle davranmalısınız. Cumhuriyet, eğitim alanında büyük atılımlar yapmaya çalıştı.Cumhuriyet ve kazanımları, bir iki günlük yazı serisine sığmayacak kadar çok… Cumhuriyeti iyi anlamak, iyi tanımak lazım. Atatürk’ü ve Kutsal İsyan dediğimiz,  Kurtuluş savaşımızı çok çok iyi bilmemiz lazım.

SON SÖZ: ‘’ GEÇMİŞİNİ BİLMEYENİN, GELECEĞİ OLAMAZ.’’