Ne zaman geleceksin?

27/06/2019 23:21 1030

 

Ben uzun yıllardır söylenir dururum ‘Dünya niye petrolü bırakıp da, elektrikli otomobile geçmiyor?’ diye.

Cevabını da kendim veririm kendime;

‘Tabii ya, Dünya Tüketim Ekonomisi böyle istiyor’

Ben, Uluslar arası dev şirketlerin gücünü biliyorum da; onlara gücü yetecek devletleri bilmiyorum.

Bu sözüme Amerika da dahil.

Tabii böylesi dev bir ekonominin, nasıl sınıf değiştireceğini hesaplamak da zor.

Sözün kısası, bu hesap bizim boyumuzu aşar.

Ancak, yağmasan da gürle misali ‘Elektrikli Otomobil’ konusunda edindiğim bazı bilgileri, siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum.

Elektrikli Otomobil, adı gibi elektrikle enerjisi ile çalışan otomobillere verilen bir isim.

Bu türdeki arabaların yakıt tasarrufu yanında, şehir ve Dünya kirliliğini düşüreceği ve karbon emisyonunu  azaltacağı sanılmakta.

Bu otomobillerin kullanımının halen sınırlı olması, aslında bazı kaygılardan ve alışkanlıklardan ileri geliyor.

Öte yandan, artan petrol fiyatları, elektrikli otomobillerin oldukça cazip bir seçenek olarak dikkat çekmesine sebep oluyor.

Bilindiği gibi artıları çok fazla.

Aracın sessiz çalışması, bedava denecek kadar az yakıt harcaması.

Benzinli otomobillere kıyasla, aynı mesafeyi en az 10 kat daha ucuza gidebilen bu araçlar, ayrıca hafif malzemelerle üretildikleri için de yakıt etkinliği konusunda daha şanslılar.

Karbon salınımı yapmayan elektrikli otomobiller çevreci yapılarıyla geleceğin araçları olarak görülüyor.

Böylece gelecek nesle de, daha sağlıklı ve kaliteli bir çevre sağlama imkanı veriyor.

Devletin sağladığı imkanlar sayesinde, elektrikli araçların vergi oranları yüzde 3 civarında seyrediyor.

İkinci el satışta da elektrikli araçlar, pek çok artısından ötürü, benzinli ve dizel araçlara göre daha yüksek değerde satılıyor.

EKSİLERİ DE VAR

Yukarıda pek çok avantajını saydığım elektrikli otomobiller, benzinli ve dizel araçlara göre daha pahalı

Aslında, bu fiyat farkı uzun vadede, araç sahibini kara geçiriyor.

Şimdiye kadar neredeyse hiç sözü edilmedi ama, elektrikli otomobillerin performansı benzinli ve dizel araçlara göre daha düşük.

Bu otomobillerin yeni bir teknolojiye sahip olmaları, alanında uzmanlaşmış iş gücü açığı yaratacağı da bilinen bir gerçek.

Yani her aradığınız yerde bir servis ve bakım istasyonu bulmanız biraz zaman alacak.

Bir de şarj meselesi var.

Elektrikli otomobillerin bazı benzin istasyonlarında şarj edilebilmesi için ‘şarj istasyonları’ kurulmaya başlandı ama, bunun gelişmesi epey zaman alacak gibi görünüyor.

Şarj süreleri de henüz kısaltılmış değil.

Gördüğünüz gibi, elektrikli otomobillerin avantajları dezavantajlarından daha fazla.

Bir an evvel  onları caddelerimizde görmeyi istemekte ve ‘ne zaman geleceksin’ demekte haksız mıyız?