NAPOLYON VE ATATÜRK

31/07/2019 04:32 1240

Askeri zaferler kazanmış iki büyük ve ünlü asker ikisi de. Napolyon , ihtiraslarını kontrol edemediğinden yenilgilere uğramış ve sürgünde Elbe adasında ölmüş.

Atatürk ise; ülkemizi tüm düşmanlardan kurtarıp devrimler yapmış , tüm varlığını , ulusuna , kurduğu Cumhuriyeti de gençliğe emanet etmiş.

Atatürk , UNESCO tarafından oy birliği ile 20. asrın en büyük adamı seçilen bir dahi , milli kahraman.

İktidar , insanların esiri olduğu , doymak bilmeyen , sınır tanımayan bir tutku. İktidarı kimse paylaşmak istenmiyor .iktidardaki rakiplerinden de hoşlanılmıyor.

Tanrı saltanatı dışında her saltanat geçici , er geç yıkılmaya mahkum. Bu gerçek bilinir de, nedense hiç kimse isteyerek iktidarı bırakmaz.

İktidar , kişileri değiştirir. Kalpler katılaşır , düşünceler bulanır. Çevre de çıkarcılarla , övücülerle dolar. İktidarda yapılan hatalar saklanır, bunları söyleyenler , eleştirenler de dışlanır , cezalandırılır.

İktidarlar, ekonomik yönden büyümeyi , güçlenmeyi ister. Ama güç ve varlık arttıkça gurur , kibir ve zorbalık başlar. Zirvede olanların ne gerçek dostları vardır, ne de mahremiyetleri.

Napolyon , hırsını frenleyemedi, tüm dünyaya hükmetmek istedi. Hitlerin sonu da böyle bitti. Napolyon’un şu sözleri yaşadıklarının ve gördüğü ihanetlerin bir itirafı gibi:

‘’ önceleri insanları mutlu olduğum zaman tanıdığımı zannederdim. Meğer öyle değilmiş. Ben felakete uğradığımda , tanımış oldum insanları. ‘’

Atatürk demiş ki: ‘’ kazanılan askeri bir zaferden sonra , yeni bir şey yapılmazsa o zafer boşa gitmiştir. ‘’

Atatürk bu söylediğini gerçekleştiren biri. Milli mücadele zaferinden sonra Türkiye Devletini kurdu. Çağdaşlığı , batılılaşmayı hedef alan devrimler yaptı. Saltanat- hilafet yerine laiklik ilkesi , ümmet yerine , ulus anlayışı , medrese yerine okul geldi.

Atatürk gibi bir dehaya , bir devrimciye sahip oluşumuz Tanrının bir nimeti. Sana binlerce teşekkür , Ulu Yaradanım.