Müziğin görüntülerini yaratan kadın: Eleni Karaindrou

09/03/2019 11:47 361

 

Filmler yalnızca görüntüleriyle değil aynı zamanda müzikleriyle de konuşulur. İşte bu hafta konuğumuz başyapıt eserlerin müziklerini yapan bir isim. Theo Angelopoulos’un filmlerine yaptığı unutulmaz müziklerle, ismi bu büyük yönetmenle neredeyse özdeşleşmiş olan Eleni Karaindrou…

Müzik eğitimine piyano ile başlayan, ardından etnomüzikoloji ve orkestrasyon çalışan Eleni Karaindrou tiyatro ve film müzikleriyle ilgilenmeye başladığında, kendi deyişiyle, görüntüler ve hareketler arasındaki ilişki, duyguları ifade etmek için önünde yeni bir alan açtı ve böylece kişisel tarzını geliştirmeye başladı. Karaindrou 1984-2008 yıllarında Theo Angelopoulos’un son sekiz filminin müziklerini yaptı. Film süreçleri boyunca her zaman Angelopoulus ile çok yakın çalıştı. Karaindrou bu işbirliğini şöyle anlatır: “Angelopoulos çok hissedip az konuşan bir adam. O nedenle, filmde sözlere dökülmeyecek şeyleri anlatabilmem için onun işinin temelinde yatan fikirleri kavrayabilmem çok önemliydi. Bazen senaryo yazılmadan bile önce ben ana temayı bulmuş olurdum.”

Karaindrou’nun müziği için dar anlamıyla film müziğinden ziyade, doğası itibariyle sinematik etkiye sahip müzik denebilir: Dinleyicilere kurgulayacakları hikaye konuları verir, ince ince manzaralar resmeder, bazen de bir şarkı mırıldanır. Film içindeki hikayenin hem içinde hem de dışında bir yerden akan noktalar hikaye içinde hikaye yaratır.

Eleni Karaindrou verdiği bir röportajında film müziklerini yapma sürecini şöyle anlıtıyor: “Aslında insanlar benim için karar verdi. Benim planlarım arasında film için müzik yapmak yoktu. Başlarda piyanist olmayı düşünüyordum ve doğaçlamalar yapıyordum. Sonraları anladım ki doğaçlama çok ilginç bir şeymiş ve hatta bir tür kompozisyon olduğunu söyleyebilirim. Paris'teki eğitimimin bitmesi ve dikta rejiminin sona ermesiyle Yunanistan'a döndüm. Yunanistan'daki pek çok yönetmen arkadaşım film müziği yapmam gerektiğini çünkü bu yönde bir yeteneğim olduğunu söylediler. Piyanodaki doğaçlamalarımı dinliyorlardı. Sıklıkla söyledikleri şuydu: "Müziğin, doğaçlamaların görüntüler yaratıyor. Böyle bir yeteneğin var ve mutlaka bunu yapmalısın." İlk çalışmam gerçi sinema için değil tiyatro içindi. İyi bir sonuç elde ettim. İyi de eleştiriler yazıldı. Ardından genç bir arkadaşım (Christophoros Christophis) ilk filmi "Wandering"  için müzik yapmamı istedi. Film göç etmiş Yunanlar, diaspora hakkındaydı. Müziği besteledim fakat sonuçtan hiç emin değildim. İyi olmadı diye korkmuştum. Filmin montajı bittiğinde yönetmen sonuçtan oldukça etkilendi. Beni aradı ve muhteşem olduğunu söyledi. Ben de çok mutlu oldum tabii çünkü başladığımda yapabileceğimi hiç sanmıyordum. Ardından başka bir film, derken başka bir film ve yeni aynı yönetmenin bir diğer filmi "Rosa". Bu film bana Angelopoulos'la tanışma fırsatını getirdi. "Rosa" dolayısıyla Selanik Film Festivali'ne katılmıştım. Angelopoulos da festival jürisi başkanıydı. Müziğimi dinledi ve çok beğendi. En İyi Film Müziği Ödülü'nü bana verdi ve bir sonraki yıl çekeceği film için birlikte çalışmayı teklif etti. Böylece "Kitara'ya Yolculuk" filmi için çalışmaya başladım”

Karaindrou müzikleriyle karşılaştığınızda içinizdeki bir hikayeyi anlattığını ve tınılarının size hiç uzak olmadığını hissedeceksiniz. Angelopoulos filmleriyle beraber izlediğinizde ise tam anlamıyla bir sanat eseriyle karşılaşacağınızdan şüphe duymayın ve şimdi zamanınız olduğu ilk anda Ulis'in Bakış’ı filmini izleyin. Haftaya görüşmek üzere !