MUTFAK ZENGİNİ ŞEHİRLERİMİZ 2

07/08/2019 06:48 458

 

Adanalı yanlış yapmaz, yapsa da bu bir hata değildir !

Adana’dan 160 km güneydoğuya gidersek, Suriye bitişiğinde ANTAKYA vardır.

İstanbul’da Asya’dan Avrupa’ya belki 1,5 saatte gidilir. Oysa aynı sürede, Adana’dan Antakya’ya varırsınız. Suriye ile iç içedir. Türk, Arap, Fransız, Lübnan yemeklerinden ilham almıştır. Harbiye’de kiremitte tavuk ( “touk” derlerse gülmeyin ), humus, zahter, oruk, künefe, gerçek nar ekşili, tahinli salataları, kelimelerle anlatmak imkansız. Bin yıllık ağaçlarından zeytinyağı çıkar, tuzsuz, taze peynir ile tel kadayıftan yapılan künefe yemeden Antakya gezilmez. Kasaplar eti dükkanda hazırlayıp fırına  verir. Halhalı zeytin, kömbe, taş fırın simidini de tadınız.

Cami, kilise, sinagog bitişiktir. Tolerans ve hoşgörünün ana vatanıdır. Uzun çarşı, tarihi avlulu evler, daracık taş sokakları, konaklarında Müslüman, Protestan, Katolik, Ortodoks, Ermeni aileler iç içe yaşar.

Yeni arkeoloji müzesine birkaç saat ayırınız. Dünyanın ilk kilisesi St. Piyer ve tarihi Titus tüneli gezilmeli. Samandağ’da nefis taze balık yenmelidir. Vakıflı bozulmadan kalan tek Ermeni köyümüzdür. Organik reçel ve şarapları, tertemiz bakımlı bir yerdir. Baharda kahvaltıya gidiniz.

Antakyalı künefeye taze Peynir alırken dükkan sahibine sorar : Bu peynir süner mi? Soru da, cevabı da hoş: ‘’Dut ucundan, Halep’e kadar götür!’’ Antakya yazmakla bitmez özelliklere haiz bir şehir.

Keza, Adana’dan otoyoldan iki saat doğuya giderseniz, yine bir başka şehire,  güzel Gaziantep’e varırsınız. Gaziantep gerçekten farklı özelliklere sahip çok önemli bir şehir.

Gaziantep daha sert bir iklime sahip, kar yağar, kışı soğuktur. Sonbaharda balkonlarda çamaşır iplerine kurutulan sebzeler asılıdır. Siyah Antep üzümünden en lezzetli pekmezler kaynatılır.

Muhteşem Zeugma müzesi ayrı bir değerdir ve mutlaka görülmeldir. Kale civarında eski Antep koruma altına alınmış, tahta darabalı düzenli dükkanları olan çarşısında tabela kirliliği yoktur. Kullanışlı bir tramvay sistemi vardır.

  1. diğer “Ayıntab” Arap, Ermeni,Türk, güneydoğu kültürleriyle yoğrulmuştur. Üzümlerinden, ekmeğinden, etlerden, zeytinlerinden sofra şaheserleri çıkar.

Ayranı tasta getirir, sarımsak bolca kullanılır. Kıtır Lahmacun, yeni dünya kebabı, alinazik, simit kebabı, zeytin salatası, beyran çorbası, baklavalar, zahter (Arapça uzun kekiktir), bandırma, pestil, baharatlar Antep te farklıdır. Katmer ve Büryanı da tatmadan Antep’e gittim dememelisiniz. Çay derseniz,  zahter çayı gelebilir. Kahveyi, 1636 dan beri yapan tarihi Tahmis Kahvesini de deneyin.

Misafirliğe giderseniz, çatlayana kadar lahmacun ve etler yedikten sonra, önünüze adam başı birer tepsi de baklava gelirse şaşmayın…!!! Yemezseniz de darılırlar.

Şam fıstığı, tahtını Antep fıstığına bırakmıştır. Fıstık ağaç sayısı Urfa'da da çoktur. Şöbiyet, burma, bülbül yuvası, Kuru baklava, havuç dilimi, fıstıklı tatlılar beyninizde silinmez iz bırakacaktır.

Bakırcılar çarşısı, Şire han, Atatürk anı evi, Oyuncak müzesi, Kale ve tarih dolu taş evler, Hayvanat bahçesi,sokaklar Göreme, Ürgüp’ten daha hoştur. Eski Antep taş konaklarında kalabilirsiniz. İsot’un ve çiğköftenin vatanı Urfa, dondurma, tarhana diyarı Kahramanmaraş, Nemrut dağı, Besni kuru üzümlü Adıyaman yakındır.

Göbekli tepe /Şanlıurfa çıkışında - 12.000 yıl evvel ilk biranın yapıldığı yerdir.

Michael Pollan’ ın “nenenizin adını bilmediği şeyleri yemeyin” demesine hak vermemek imkansız.

İç turizmi de dış turizmi de hep bu tatlar çekici yapar. Adana’nın ünlenen Portakal çiçeği festivali ile güzel bir felsefe ortadadır. İstanbul, Ankara, ve İzmir'den sonra memleketin 4. Metropolü tekrar Adana’mız olmalıdır. Tarımsal üretim ihracatı ve sanayiyi canlandıracak, ekonomik, sosyal ve kültürel değerleri ile betonlaşmış diğer illerden öne çıkacak, yaşanır bir cazibe merkezi olacaktır.

4 milyondan fazla Suriyeli ülkemizde. Sadece Gurme üçgenimiz, Bir milyondan fazlasına ev sahipliği yapmaktadır.

Et tüketimi fazladır. Kolesterole “yemeğin tadını iyi yapmak için içine konulan şey” denebilir. Kebaba dikkat, dengeli beslenme önemli. Bölgemizin bir ünü de kalp sorunları ve göbek, yani şişmanlık. Sofradan kalkıp, gezerek idmana da zaman ayırmalısınız.

Adana, Antakya ve  Gaziantep’e  gelen yerli, yabancı turist sayısı, özellikle bu yıl, çok artmıştır. Hareket ve bereket trendi yukarıya doğrudur.

Memleketimizin binlerce yıllık kültür, sevgi ve mutluluk yaratan tatlarını  paylaşmalıyız. Bu üçgenin merkezi, Çukurova’dır.  Tarımda Hollanda’yı, tohum teknolojisinde İsrail örnek almalı ve  insana yatırım yapılmalıdır. Eğitimli tarım yaparsak, İzmir’i ve ege bölgesini bile geçip ülkenin 3. Metropolü olmamamız için neden yoktur.

“Günde üç kez, bazen de daha fazla keyifle yaptığımız kaç şey sayabiliriz?”

Tabi iki, yeme içme ve lezzetlerdir…

SON SÖZ:’’ YEMEK KARIN DOYURMAZ, MUHABBETİ ARTIRIR…’’