MİGREN VE BESLENME

06/04/2018 23:16 815

 

Çağın hastalığı migren, kadın-erkek herkesi etkisi altına aldı. Özellikle mevsim geçişlerinde çekilmez olan migren nöbetleri beslenirken yaptığınız ve gözden kaçan yanlışlar sebebiyle olabilir.

Açlık ya da çok az yemek yemek, öğünlerin gecikmesi veya atlanması; kan şekerinizde hafif bir düşüşe yol açarak migreni tetikler. Beyninizin rahat çalışması için glukoza ihtiyacı vardır. Aşırı aç olursanız ya da öğün atlarsanız; kanda şeker seviyesi düşer, beyne daha fazla glukoz pompalanması için damarlarda daralma ve kan basıncı artışına neden olacak hormon salgısı artar, damarlar ve kan akışındaki değişiklikler baş ağrısına neden olur. Baş ağrısı nedeni kan şekeri değişiklikleri olduğunda; yapabileceğiniz en kötü şeylerden biri, boş mideye çok tatlı gıdalar ile beslenmek olur. Yine de tatlı bir şey yemek isterseniz; kuru kayısı, erik, üzüm, hurma, kivi, armut, yulaf, müsli, kepekli grisini deneyin. Sabah öğle ve akşam öğünlerini atlamayın ve günde en az 1 ara öğün yapın. Böylelikle kan şekeri seviyesi ayarlanır ve migren ataklarınıza karşı bir önlem olur.

İşlenmiş et ürünleri (salam, sucuk, sosis gibi) içerdikleri nitrit ve nitratlar ile kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltarak migreni tetikleyebilir.

Kafein, damar genişletici özelliği ile az miktarda alındığında faydalı olabilir, ama kafeinin fazlalığı ve yoksunluğu da baş ağrısının nedeni olduğundan; dikkatli ve sınırlı tüketmek gerekir. Herhangi bir rahatsızlığı olmayan bir birey için günlük 2 fincan kahve alımının üstüne çıkılmamalı genellikle  rahatlatıcı bitki çayları tercih edilmelidir. (melisa, papatya, rezene vs.)

Alkollü içeceklerin bazılarında bulunan birtakım kimyasal maddeler, doğrudan kan damarları üzerinde etki yapmakta ve baş ağrısına neden olmaktadır.

Tatlandırıcı içeren diyet ürünlerin içerisinde bulunan aspartam da bazı kişilerde baş ağrısı ve migreni tetikleyebilir.

Bazen baş ağrısı, kabızlıkla ilişkilidir. Bu, lif alımının arttırılması ve günlük 2,5 litre su içmek ile çözümlenebilir.

Migren ataklarını önlemek ya da azaltmak adına dönüşümlü ya da ek olarak, trombosityığılımını önleyen besinsel kaynakları da kullanabilirsiniz. Trombositlere karşı güçlü etkileri olan besin bütünleyicilerin başında B6, C ve E vitaminleri, temel yağ asitleri (ketentohumu yağı, balık yağı) ve zencefil gibi bazı besin maddeleri gelir. Fındık, antep fıstığı ve susam gibi kaynaklarda hem B6 vitamini hem de E vitamini desteği sağlayacak kaynaklardır. Günlük tüketilen suyun içerisine ilave edilen limon da C vitamini desteği sağlayarak migrenin önüne geçebilir veya atağı hafifletebilir.