KÜRESELLEŞME VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK - 6

26/07/2019 13:08 1254

                       

Beş hafta devam etmiş olan serimizin son haftasına gelmiş bulunmaktayız.

İngiltere'nin, Türk ve Mustafa Kemal ATATÜRK düşmanlığının tarihî, ekonomik, küresel,  askerî ve sosyal nedenlerini anlatmaya çalıştık.

İngiltere, bizden aldığı darbeler sonucunda bir daha küresel güç olma imkânına kavuşamamış, II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Küresel Güç olma yarışında yerini ABD'ye bırakmak zorunda kalmıştır.

Ancak, tarih, milletlerin yaşadıklarının kısa sürede unutulmadığına çok örneklerle şahit olmaktadır. Bu nedenle, İngiltere de, yaşadığı bu ağır yenilgisini ve büyük mücadele ve fedakarlıklarla elde ettiği Küresel gücünü kaybetmenin intikamını, acısını Mustafa Kemal ATATÜRK'ten çıkarmak için tam yüz yıldır, onunla uğraşmaktadır. Bu yıl (2019) Mustafa Kemal ATATÜRK'ün İngiltere'ye açıkça ve doğrudan meydan okuduğunun yüzüncü yılıdır.

Türkiye'de bir grup, tam 100(yüz) yıl İngiliz Gizli servisleri tarafından yetiştirilip Mustafa Kemal düşmanlığı için ülkemize sürülmektedir.

Daha 1919'ün Ağustos Eylülünde yaşananlardan kısa bir örnek verelim:

Novıl adında bir İngiliz Binbaşısı, bölgede elde ettiği bir kaç işbirlikçi ve İstanbul Hükümeti ile işbirliği yaparak, Sivas Kongresini engellemek girişiminde bulunmuşlardır. Ancak, bütün imkânsızlıklara rağmen alınan tedbirlerle firarları sağlanmış ve planları bozulmuştur. Bunun üzerine, başka bir İngiliz Subayı (Pol), önceki İngiliz subayını kötüleyerek gelmiş ve iyi niyetlerle Anadolu'yu gezmek istediğini söylemiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal, ilişkide olduğu ilgili yerlere telgraf çekerek; hiç bir ecnebinin, ülkede rahatça dolaşmasına müsaade edilmemesi, gerektiğinde derhal tutuklanması talimatını vermiştir.

İşte, İngiliz oyunlarını sürekli bozan bu dahi adam, Türk Milleti adına yaptığı bu yiğit işler nedeni ile, İngiltere'nin sürekli düşmanı olmayı TÜRK MİLLETİ adına sürdürmüştür.

1990 yılından sonra, 2000 yılına kadar, dünyada bir çok beyanatlara rast gelmekteyiz.

Bir Örnek verelim:

68 kuşağının Kızıl Deni'si, John Daniel Bendit, Avrupa Karma Parlamento Başkanı olduktan sonra Ülkemiz ile ilgili 1990'ların sonlarında şu beyanatı vermiştir:

"Türkiye'nin önünde iki seçenek vardır. Ya, Barcelona yolu dediğimiz yola girecek, veya, Bağdat yolu dediğimiz yolu tercih edecektir. Barcelona yolunu tercih ederse, sıkıntı yoktur. Ama, Bağdat yolu dediğimiz yolu tercih ederse ki bu Mustafa Kemal ATATÜRK yoludur. O zaman olağanüstü baskı görecektir. Çünkü, Mustafa Kemal yolu, Millî Devlet yoludur ve biz buna izin veremeyiz."

Bu ve benzeri sözler, ülkemizin son 20 yılının (ve belki de önceleri ile birlikte) neden yaşandığını açıkça izah etmiyor mu?

Son zamanlarda dergiler çıkıyor, sanal alemlere yazılar yazılıyor, televizyonlarda programlar yapılıyor, konferanslar veriliyor, paneller düzenleniyor, çoklu oturumlar yapılıyor vs.vs.

Neler söyleniyor? Mustafa Kemal ATATÜRK kötülenmeye çalışılıyor.

Ülkemizde, ATATÜRK düşmanlığının altında yatan tek neden vardır: İNGİLTERE'NİN BİTMEZ, TÜKENMEZ İNTİKAM DUYGUSUDUR.

Yoksa, her şeyi söylemeye çalışan büyük alimler, büyük tarihçiler, büyük siyasetçiler şu bir kaç soruyu sormayı akıl edemiyorlar mı?

1) Her türlü olumsuz eleştiriye tamam da, SEVR'den daha kötü mü oldu? Yoksa Sevr mi olmalıydı?

2) İzmir, Bursa, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya, Afyonkarahisar vs. Yunan'ın mı olmalıydı?

3) İstanbul ve Boğazlar işgal altında mı kalmalıydı?

Bu soruları sormadan, öküzün altında buzağı arar gibi, en ufak noktaları arayarak ATATÜRK kötülenir mi peki?

OLMADI, OLMAYACAK, İNGİLTERE VE ETKİSİ ALTINDAKİ GEREK İŞBİRLİKÇİLER VE GEREKSE DIŞ GÜÇLER MUSTAFA KEMALİ UNUTTURAMAYACAKLAR!

HATA ETMİŞLERDİR! TÜRK MİLLETİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TEN VAZ-GEÇ_MEZ!