KİMLİĞİNİ YİTİRMİŞ KENTLERDE ÇOCUKLUĞUM KALDI

19/11/2018 22:20 2396

 

 Kentsel mekanlar ile interaktif bir diyalog içerisinde olan insan  ayrı bir anlam yükleyip anı bırakır yaşadığı mekana.. aidiyet duygusunu işleyerek ilmek ilmek.. Varoluşuna anlam katar habitatının her köşesinde… Çocukluğunda koştuğu sokakları, kapısını çaldığı komşuları, camını kırdığı Salih Amca’sı, köşe başındaki bakkal Naci’si, hepsi ayrı bir dünyasının parçalarıdır ruhunda… Kendi tarihidir, kendi mahallesi, kendi kentidir içinde başrol oynadığı dünya… ilk kalp çırpıntısını duymuştur mavi köşe pastanesi… kol kola halaya girmiş narenciye bahçelerinde ağaçtan ağaca atlarken kestiği bacağındaki izdir sevdası… Kentinin ilk AVM’si Vakıflar Sarayı’nın yürüyen merdivenleri oyuncağı olmuştur babasına her gidişte… Kabuğuna sığamadığı lise yıllarında çakmak caddesini arşınlamıştır… Ders kaçışları, Arı Sineması’nda yakaladığı filmlerle süslemiştir hayallerini.. Cep telefonsuz günlerde Küçüksaat, Büyüksaat, Yağ Camii buluşma noktası olmuştur sevdikleriyle..Ziyapaşa Bulvarı, Tepebağ’ın antik kentinden, Cumhuriyet Tarihi’ne geçiş olmuştur ayak izlerinde.. Gazi Paşa Bulvarı’nda o günkü modern kenti bulmuştur vitrinlerde, kaldırımlarda.. Taşköprü’den geçip Seyhan Nehri’nin diğer yakasına ulaşmak hep gizem olmuştur belkide, kentin bu tarafındaki çocukluğu için.. Çözüm Dershanesi ve Karekök Dershanesi markadır üniversiteye hazırlıkta… Dört yol ağzı nirengi olmuştur kenti keşfederken…

Derken bir Yeni Adana sevdası başlamıştır, eskiyi küçümseyen, öteleyen, hor gören…  Modern apartmanlar yükselmeye başlamıştır, kuzeydeki eski bağlarda, verimli topraklarda.. Uymuştur bu modaya hemen Adanalı, elindeki tarih, kültür, mimari zenginliğin değerini unutarak..farkedemeyerek… Eski Adana çöküntü bölgesi olmaya terkedilmiştir uzunca seneler.. halada hak ettiği kimliğini alamamıştır kentten..Alacaklıdır, suskundur, üzgündür terk edilmişlikten.. Göğsünde yaşattığı onca Anadolu Medeniyetine, yüzlerce yaşam hikayesine, binlerce aşka tanıklık etmiştir yüreği… Yeniye terk edilmişlik yıkmıştır kalelerini, duvarlarını, hanlarını, hamamlarını, ya da boğulmuştur etrafındaki yeni yapılmış kimliksiz binalarla.. Sessiz çığlıklarını duyabilenler el atmıştır kıyısına, köşesine ufak ufak.. Değer bilenler savunmuştur sesinin yükseldiğince, nefesinin yettiğince..

Doğada nasibini almıştır güneyden gelen bu davetsiz misafirlerden.. Seyhan Nehri, Baraj Gölü, yeşil alanlar, sulak alanlar, tarım alanları yok olurken bağrında, habitatı yok olan canlılar ağlarken sessiz çığlıklarla..Adana beton ormanı olmuştur çoktan..hiç bir şehircilik ilkesine uymayan yapılaşma ile, planlama ile, kentleşme ile… Hava koridorları kapanmış..soluksuz, nefessiz bir şehir olmuştur, havayı Toros’larda arayan…  Ulaşım altyapısı çağın gerisinde, yaya odaklı yaşanabilirlikten  uzak , kimliğini yitirmeye yüz tutmuş koca bir köy olmuştur Adana, sızlayan yüreklerde.. Bilimsel gerçeklerden uzak şehircilik anlayışı, parsel bazında, ada bazında yok et yeniden yap mantığı ile gerçekleşen, kentin sosyolojisini, yoğunluk dengesini, mekânsal gelişmesini, altyapısını hiçe sayan  parçacıl planlama anlayışını içselleştiren yanlış kentsel dönüşüm uygulamaları sonucu kent kimliğini, yaşanabilirliğini,hafızasını kaybetmeye başlamıştı çoktan.. o hafızadaki çocukluğunu, gençliğini, sevdalarını yitirmişAdanalı,değil torunlarına, çocuklarına bile yaşadığı sokağı, evi, bahçeyi, gittiği pastaneyi, okulu, sinemayı..yürüdüğü kaldırımları,  sevdiceği ile oturduğu ağaç gölgesinigösteremeyen, geçmişi unutturulmuş nesiller olmuş, içi dolarak, yüreği sızlayarak..

Kentimizin, kültürel, tarihi, mimari, değerlerine sahip çıkalım. Sokağımız bizim tarihimizdir, geçmişimizdir, izlerimizdir, sevdalarımızdır, hayallerimizdir, anılarımızdır..yok ettirtmeyelim, gerçek anlamda dönüştürelim, geliştirelim kendi kimliği, kendi karakterince… Aynılaşan mekanlar, aynılaşan şehirler yaratmayalım yaratıcılıktan uzak…  Kimliğini yitirmiş kentlerden, isteyelim çocukluğumuzu..sorumlulardan hesap soralım yeni yerel seçimlerde, hak arayalım, Adanalının hakkını, çocukluğumuzun hakkını, geleceğimizin hakkını…

Sağlıcakla kalın, sevgiyle olun..