Kendin olmak

17/08/2018 03:06 1451

Rabbin sana, kendin olmayı senin tekâmül yolunda öğretmenin olarak yol gösteriyor.

İnanç, Rabbine güvenle başlıyor.

Birilerine itaat etmek, birilerine tabi olarak yol almak, Rabbine güvenmemek anlamına gelir.

Oysa Rab, terbiye ederek öğreten ve kullarını tekâmül ettirendir.

İçinde sorgusuz sualsiz itaat olan bir cemaat varsa, bu topluluk İslami olabilir mi?

İslam, aklı işleterek bilgi sahibi olmayı, kula kul olmamayı buyuran bir dindir.

İnsanın tekâmül yolunda mürşidi, ilk buyruğu “OKU” olan Rabbidir.

Kendisine Rabbinden başka mürşit edinenler, Rabbine ortak bulmuş demektir.

Kur-ana göre herkes eşittir.

Kendin olarak yaşamak

İzlememiz gereken yolların,

İşaretlerini görmek varken,

Neden yol göstericileri arar dururuz?

Birine soracaksan,

Yolun işaretlerini sor.

Özgür olmak yerine,

Çoban aramak,

Ne kadar acınası bir durum değil mi?

Dünyadaki geçirdiğimiz sürelerin,

Kutsal olduğunu kavramak gerekir.

Her anı bir şölen gibi yaşamak,

Ama özgürce ve kendin olarak,

Kendi güçlerini kabullenip,

Kullanarak yaşamak.

Ruhundaki olağan üstü,

Zengin dünyayı fark ederek,

Yaşamaya hazır mıyız?

 

***

Akışta an’ı yaşamak

Hayat akan bir suya benziyor.

Akan suda çırpınma ki,

Su seni çekip batırmasın.

Suy yutar hedefine varamadan yorulursun.

Hayatta bir akıştır.

Akışta sonsuzluğa yol almanın en güvenli yolu,

An’ı yaşamaktır.

Sezgiler olmadan, hayal gücü olmadan bakınca,

Sadece dünya lezzetleri görünür.

Sonsuzluğun akışına kendini bırakırsan,

Tıpkı su gibi o seni kaldırır.

Akışta sırt üstü bırak kendini,

Bırak ki, o seni Cennete götürsün.

Hayat ırmağına güvenip, kendini bırakırsan,

Huzurla akışta yol alırsın.

Hayat durgun bir göl değil ki.

Hepimiz yaşam nehrinde yol alıyoruz.

Bazen binlerce insan beraberken bile,

Ne kadar yalnız olduğumuzu hissediyoruz.

Dayatılmış yaşamlardan kurtulmak ve değişmek için

Kimsenin yardımı olamaz.

Bu yol tek başımıza yürüyeceğimiz bir yol.

Dünyada yaşarken,

Gerçekleştirdiğimiz amellerle Cenneti arıyoruz.

Cenneti uzaklarda zannediyoruz.

Oysa Cennet yanı başımızda,

Ve Cennetin altından akan ırmakları,

Biz insanlar için dünyadan doğarak Cennete akıyor.

Bu ırmaklara tek başımıza giriyoruz.

Bırak hayat ırmağı seni ılık sularında taşısın…

An’ı yaşamak ve sürprizler

An be an yaşanır hayat

Her sabah güneşle yeniden doğan an’lar,

Günü güne ekler.

Doğum gibi sabahlarda,

Tertemiz, saf ve umut dolu uyanırsan,

Hayata yeniden başlamayı,

Hak etmişsin demektir o zaman.

İnsan hayata şükretmeli.

Bahşedilen an’ları kavrayarak yaşamalı,

Tertemiz umut dolu yaşamın sabahlarında.

Çoğumuz an’ı yaşamayı beceremeyiz.

Kimimiz dünde yaşanmışlıklarda,

Kimimiz yarının endişe ve korkularında yaşarız

Oysa ne dünün acıları, takılmışlıkları,

Ne de yarının endişe ve korkuları,

Sana-bana yarar getirmez.

Gel dünü dünde bırak.

Yaşadığın her ne ise,

Seni bir gölge izleyip,

Hayatını karartmasına izin verme.

Barış yap yaşadıklarınla,

“Hemen şimdi barış, her yerde barış, her zaman barış”

Sloganıyla geçmişi geçmişte bırak ki,

Gölge edip hayatını karartmasın.

“Mademki yeni bir sabaha uyandım,

O halde yeni bir hayatı hak ettim” de.

Sabahın serinini solu,

İyice içine çek,

Doğanın ve çiçeklerin kokusu dokunsun sana,

Kuşların cıvıltılarını dinle,

Yaşam sevinçlerini sende hisset.

Rüzgârın, ağaç yapraklarına dokunuşunun,

Hışırtılarını bir müzik gibi dinle.

Sonra sana da dokunsun rüzgâr.

Dokununca ürpertsin bedenini,

Ve yaşadığını hisset.

İşte bütün bunlar anı yaşamaktır.

Boş ver endişeleri, takıntıları,

Bırak geçmiş geçmişte kalsın,

Bırak gelecek geldiğinde yaşansın.

Sürprizler her zaman güzeldir.