Kelimeler, müzik ve insan…

03/03/2019 20:58 833

Hepimiz durmadan kendimizi anlatmaya ve bir şeyler göstermeye çalışıyoruz. Bu anlatılanlar bir yaşam felsefesi de olabilir belki yalnızca bir dert… Orası büyük bir karanlık… Peki yaşam biçimini anlatmak istediklerimizi anlatan, aslında ben bunu demek istiyorum bu beni anlatıyor dediğimiz şeyler de yok mu mesela ? Bir filmde bir kitapta ya da bir müzik eserinde…

Ben bu yazınının yolunu son söylediğim üzerinden çizeceğim. Nereye gideceğini bilmiyorum fakat yolun sonunda bir ışık olduğu inancını hep içimde hissederek yazmaya devam edeceğim.

Son birkaç gündür ofiste bir deyiş çalıyor. Hepimiz muhtemelen sözlerindeki o derin anlamların içinde kaybolup giderken bir yerlerinde kendimizi buluyoruz.  Bir kıtasında şöyle diyor:

“Cahil olan cahil şaşar bu işe

Kamil olan kişi eyler tam aşa

Ne gerek kavgaya, ne lüzum savaşa

İnsanlar kendini bildiği zaman”

Bu sözlerin üzerine ne kadar kelime kullansam aslında dönüp dolaşabileceğim yer yine burasıdır. Bazı kelimelerin etrafından bir semazen gibi dönüp dururuz. Anlamlarının içinde kaybolup kendimizi ararız ya da kaybederiz. Bu sözler insan ile başlayıp insanda bitiyor. 

“Garibanın gözlerinde sel olmaz, canım sel olmaz

Dertli kerem boşa yanıp kül olmaz

İnsanlık bir bütün asla el olmaz

İnsanlar kendini bildiği zaman

Ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır ya Hızır

Canım ya Hızır gözü görenlere her yerden hazır”

Farklı dizelerden sözleri koydum. Her dizede başka anlamlar başka kelimeler var. Nereye gidiyor bu sözler ve insan? Belli bir inanç felsefesiyle insanın yolunu müzikle anlatmış. Dünyaya olan bütün derdini bağlamının tellerine bırakmış. İnsanının içinde nasıl yankılanacağı yine insana kalmış. Bütün güzellikler ve sözler hep belli bir yere kadar ilerleyip bir yerde tıkanıyor o tıkandığı yerde “insan”. Şimdi insanın ardından söyleyeceğim her sözcük uçurumdan yuvarlanıp kimsesiz kalacak gibi onun için sözü burada insanda bırakıyorum. Haftaya görüşmek üzere !