KARIŞIĞIM BUGÜNLERDE

23/04/2019 23:30 1144

 

Karışığım ben bu seçimlerde, öncesinde ve sonrasında... Duygusal karışığım, iniş çıkışlarda. Mutlulukta güvensizim her an olabilecek bir olumsuzluk korkusunda.

Çocuklarıma hep vermeye çalıştığım 'mücadele, dua, sebat, düştüğünde kalkmayı bilmek, kalktığında yürümeyi bilmek cesaretle. Yeri geldiğinde tevekkülü de bilmek sessizce... Ama ben, bu seçimde seçemez oldum duygularımı, bilemez oldum hislerimi...  karıştım umutlarımın, mutluluklarımın denizinde... savruldum kaygılarımın rüzgarında.

Her fırsatta 'anne ben iktidar partisinden başka parti bilmiyorum, başka başkan da tanımıyorum kendimi bildiğimden bu yana' diyen, tek sesli medyayı her fırsatta sorgulayan, demokrasiye inancını kaybeden 20 yaşındaki oğlum Tunga'ya artık mutlulukla cevap vermenin umudunu, mutluluğunu yaşarken... Bir yandan da hala  sandıklara kurban verebileceğimiz şehirlerin korkusu vardı içimde ve Sevgili İsmail Ok'un aday olduğu Balıkesir'in kılpayı sandığa kurban edilmesi ile, başta Balıkesir olmak üzere Uşak, Manisa, Bursa ve Isparta'nın bazı ilçelerinde Sn Meral Akşener'in tüm itirazlarının reddedilmesiyle gelen  üzüntü vardı yüreğimde... yanında İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana'nın coşkusu... Karışığım ben umutta, adalette, sevgide, demokraside... karışığım ama mutlu karışığım, umutlu karışığım... 25 yıl sonra gelen baharın karışığıyım, sarhoşuyum bugünlerde...

'Türk siyasetinde artık İYİ Parti var, atı alan Üsküdar'ı geçemiyor' diyor Sn. Meral Akşener. Ne güzel diyor cesaretini sevdiğim kadın, korkusuzluğunda kendimi bulduğum lider.

" İYİ Part ile CHP uzlaşmasına gözümüz gibi bakmalıyız... 36 yıldır gazeteciyim 'benim partim kazanmasada olur yeter ki şehri kazanalım' diye düşünen iki partiyi ilk kez görüyorum. Yalana, iftiraya, tehdide karşı bu demokrasi olgunluğunu göstermeyi başaran, bu fedakarlığı göstermeyi başaran İYİ Parti ile CHP dostluğunu korumalıyız, özen göstermeliyiz" diyor Sevgili Yılmaz Özdil, 'Kıymetini bilmeliyiz' başlıklı, sonuna kadar katıldığım yazısında. İyi ki İYİ Parti'yi kurmuş Sn. Meral Akşener tüm engellemelere ve yok saymalara rağmen, iyi ki Sn Kılıçdaroğlu ile millet için millet ittifakı demiş, iyi ki Atatürk'çü aydınlık nesiller için umut olmuşlar, iyi ki birlik beraberlik ruhunu getirmişler yeniden ülkemize ötekileştirmeden.

Çok sevdiğim, asaletini bildiğim, kıymetli ailesini tanıdığım yakından, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı hemşehrim Buğra Kavuncu kendisine ve partisine yakışır bir disiplin, çalışkanlık, saygı ve birlik  içinde CHP'li mevkidaşı ile sahip çıktı sandıklara sonuna kadar yılmadan...

Karışığım dedim ya bu aralar, çok sesli yazıyorum Buğra'dan, Akşener'den, Özdil'den... aklımdan geçtiğince, gönlümden geldiğince.

Trabzon'lu bir diğer fahri hemşehrim ve yine ailesini ailece bildiğimiz çok kıymetli Sevgili İmamoğlu, Türk siyasetinde yeni bir ses, yeni bir soluk. Sevimliliği, yeteneği, cesareti, sakinliği akla ziyan... alınmış tüm sinirleri, yerine sınırsız kabul ve sevgi  konmuş en derininden. Onu satır aralarına sıkıştırmak istemiyorum, bir gün uzun uzun anlatmak niyetiyle. Ama teşekkür etmek istiyorum yüreğimin her hücresiyle... Tunga'lara umut olduğu için, birliği, dirliği, dostluğu, kardeşliği yeşerttiği için en gürbüzünden, demokrasiye inancımızı tazelediği için en güçlüsünden, adalet duygularımızı yeniden güvenle inşa ettiği için en sağlamından...

Çok Kıymetli Mansur Yavaş'a da teşekkür etmek istiyorum. Her görüşümde, bakışımda burnumun direğini sızlatan, içimi eriten, vicdanımı dağlayan, genç olamadan, ergen olamadan büyüyen, -10 derece Ankara'nın gece ayazında çöp toplayan evlatların, evlatlarımızın hakkını ilk günden aramaya başladığı için, 'onların hakkını yedirtmem' diyerek hodri meydan dediği için belediye meclisinde.. dürüstlüğü için... yolsuzluk ve talanla mücadeleye hadi Bismillah dediği için, dulun, yetimin, öksüzün, kimsesizin hakkını rant çetelerine yedirtmeyeceği için teşekkür ederim en kocamanından.

Karışığım dedim ya bugün...

Sn Kılıçdaroğlu, Sn Mansur Yavaş ile katıldığı Ankara'nın Çubuk ilçesinde şehit cenazesinde saldırıya uğradı, linç girişimi ile karşılaştı. Kızgın demir soğumamış demek ki, kutuplaşma ve gerilim, provakatörlerinde devreye girmesi ile ana muhalefet partisinin liderine linç girişimine kadar vardırmış ayrışmayı.

İşte bu sebeplerle karışığım, hem mutlu hem hüzünlü, hem umutlu hem kaygılı..

Mill Savunma Bakanı Hulisi Akar'ın Çubuk'da saldırı mahallinde halka seslenişinde “Değerli arkadaşlarım, şu ana kadar mesajlarınızı verdiniz. Tepkinizi gösterdiniz, artık dağılabilirsiniz” demesi. Bir çok televizyon kanalında normalleştirilerek verildi. Ama ben maalesef normalleştiremedim, içselleştiremedim bu subliminal mesajı. Ortada bir şiddet eylemi var, linç girişimi var!!  Sayın Bakan siz bunu yapan provakatörlere, gözü dönmüşlere 'değerli arkadaşlar mesajınızı verdiniz' diyemezsiniz. Neyin mesajı bu, uyarı mı? tehdit mi? Kılıçdaroğlu'na.. Ayrıca bu bir mesajsa da sözlü mesaj değil, şiddet dolu  ciddi bir saldırı mesajı Sayın Bakan.

Son söz:

Sayın Bakan siz, Sayın Cumuhurbaşkanı'nın  'kızgın demiri soğutalım, zaman birlik beraberlik zamanı' dediği bir gün de, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, taraf olan söz ve eylemde bulunamazsınız!

Nasıl karışmayalım ki bugünlerde, tezatlarda... karışığım dedim ya...

Sevgiyle kalın, sağlıkla olun...