Kader mahkumlarının eli iş tutuyor

25/03/2018 23:41 1682

Kentimizde Adalet Bakanlığı, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu’nun eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında bir fuar açıldı.  Adana Cumhuriyet Başsavcımız Ali Yeldan’ın da girişimleri ve emeği sayesinde, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Adana’ya gelerek fuarın açılışına katıldı. Biz de açılışa gazetemizin İmtiyaz Sahibi Savaş Çokduygulu İle tam kadro katıldık. Gördüklerimiz anlatılmaz, fuar kapanmadan mutlaka gidin kendiniz görün. 28 Mart Çarşamba gününe kadar açık fuar. Bu fuarda kader mahkumlarının el emeği göz nuru muhteşem ürünler var. Anlayacağınız kader mahkumlarının eli güzel iş tutuyor. Meslek ediniyorlar ve topluma kazandırılıyorlar.

 24.Dönem Adana Barosu Başkanı İbrahim Gazioğlu’nun sergiden aldığı bir nevresim takımının içinden,  kader mahkumu tarafından yazılmış bir mektup eline geçmiş. Ve bu mektubu bizlerle paylaştı. Tabi o el emeği, göz nuruyla yapılmış bütün nevresimlerin içinde yapana ait bir mektup var ve o hükümlü, mektubuyla duygularını anlatıyor.

 “Bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim. Kader mahkumlarını topluma kazandırmak için her türlü çabayı gösteren; Sayın Adalet Bakanımıza, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğüne, İşyurtları Kurumu Daire Başkanlığına, Adana Cumhuriyet Başsavcımıza şükranlarımı sunarım” diyor Avukat İbrahim Gazioğlu.

Peki 22 yaşındaki genç mahkum ne diyor mektubunda?

“Özlüyoruz bazen gülmeyi bazen de sevilmeyi. Hiç kıymetini bilmediğimiz toprağı, çiçekleri ve denizi . Mahkum olmak çoğu insana ‘cezasını çekmek’ anlamına geliyor. Bizler cezamızı her anlamda çekiyoruz.  Burada her birimizin özlem duygusu başka. Mesela ben 3 yıldır deniz kokusunu özlüyorum. Bizler aslında mahkum değil mahrumuz..Kendimize olan güvenimiz ve inancımız bizi ayakta tutan tek şey. Tüm özlemlerimizden uzaklaşmak için günümüzü normal insanlar gibi geçirmek adına tekstil atölyesinde çalışarak geçiriyorum. Her insan duygularını bir şekilde dışa yansıtır ya, işte ben de almış olduğunuz bu ürünü dikerek bütün duygularımızı dışa yansıtıyoruz. Siz de bu ürünü alarak duygularımıza ve özlemlerimize ortak oldunuz. Bunun için çok teşekkür ederim.”

Bu mektup da diğer mektuplar gibi hasret-özlem anlatıyor ama asıl anlattığı nedir biliyor musunuz? Mektubun asıl anlattığı; bir kader mahkumunun, sosyal yaşama nasıl entegre olduğu, nasıl meslek öğrendiği ve özgürlüğüne kavuşunca neler yapacağıdır. Dolayısıyla, kader mahkumlarını topluma kazandırmak için her türlü çabayı gösteren, akla hayale gelmeyecek projeleri hayata geçiren ve Adana'ya geldiği günden bu yana hükümlülerin topluma adapte olabilmesi için gerçekleştirilen birçok projede imzası bulunan Cumhuriyet Başsavcımız Ali Yeldan, büyük bir teşekkürü hak ediyor. Kendisine, çok kıymetli Adana’mıza değer kattığı için gönülden teşekkür ederim.

Muhakkak ki bu cennet vatanımızda bir çok kıymetli Cumhuriyet Başsavcısı var. Ama kendisini tanıdığım için ben Adana Cumhuriyet Başsavcımızdan bahsedeyim; Ülkemizin Ali Yeldan’lara, O’nun gibi hizmet anlayışı ve özverisi olan, çalışkan, insancıl, bilgili ve etkili insanlara çok ihtiyacı var. Adana bu değerli Cumhuriyet Başsavcısının kıymetini biliyor ve her konuda destek veriyor. 

Tekrar hatırlatayım bu fuarı sakın kaçırmayın, çok şey kaçırmış olursunuz.