İNSANIN ESARETİ, AKILLI TELEFONLAR

16/05/2018 03:06 53

 

Esaret nasıl olur? İllaki, hapishane de bir hücrede olmanız, ya da kaçırılıp bir yerde tutulmanız mı? Veyahutta, bir sağlık kurumunda tedavi için tutulmanız mı? Tutsaklık, kölelik gibi tariflerde yapabilirsiniz. Sanıyorum buna en uygun tanım; aşırı bağımlılık olur. Nasıl ki bir sigara bağımlısı, sabah daha yataktan kalkmadan sigaraya sarılıyor, sigara içiyorsa, bu da öyle bir şey. Buna rahatlıkla evet diyebiliriz. Taa ki, akıllı telefonlar hayatımıza girinceye kadar böyle idi. Bizim bildiğimiz; sigara, alkol, esrar, kumar gibi bağımlılıklar vardı. İnsan, bu alışkanlıklarının ya da müptelanın esiri olurdu. Bağımlı deyince, bu tanımlar akla gelirdi. Ne zamanki akıllı telefonlar hayatımıza girdi, yeni bir esaret, yeni bir bağımlılık tanımı ortaya çıktı.Telefonun da akıllısı mı olur demeyin. Artık akılsız telefon kalmadı.Herkesin elinde bir cep telefonu...Resim çekiyor, müzik çalıyor, konuşuyor, sana cevap veriyor, konum belirliyor, mesaj ve her türlü fotoğraf, resim gönderiyor, video yayınlıyor…Kısacası daha sayamayacak kadar çok marifeti olan bu telefonlarda ne ararsan mevcut…Alaattin’in sihirli lâmbası gibi.

Çocuklarda artık akıllı telefonda... Daha ilk okula yeni başlamış, birinci sınıf talebesinde bile akıllı telefon var. Aldığımız nefes gibi, yaşantımıza girdi bu akıllı telefonlar. Hatta öyle ki; TV röportajlarından da izlediğimiz kadarıyla, gençlerin büyük bir ekseriyeti, akıllı telefonla uyuduğunu söylüyor. Sabah uyandıklarında ilk yaptıkları şey; telefonu eline almak, telefona bakmak oluyor…Bir çok tanıdık, eş dost ve arkadaşımız da bunu durumu doğruluyor.

Artık onsuz olmuyor. Hayatımızın bir parçası gibi, hayatımızın anlamı oldu.

Geçen gün bir Dr. arkadaşıma nezaket ziyaretinde bulunmak için hastaneye gittim, biraz gözlem yaptım; Millet ne alemde? İşler nasıl yürüyor?

Hastanenin daha girişinde otoparkın sözde görevlisi....Kontrolcüsü...Hani AVM'LER de büyük Otellerin girişinde ve girişte kontrolcüler, güvenlik görevlileri var ya...Elinde uzun bir çubuğun ucunda ayna...Araçların altına bakıyorlar ya.... Öyle...Bombalar araç altına saklı ya....Bir tek akıllı ayna....

Bizdeki otopark giriş kontrolcüsü canı istediği aracın sözde altına bakmakta...Dedim sen ne yapıyorsun? Niye tüm araçları kontrol etmiyorsun...Cevabı;

-Şüphelendiğime bakıyorum.....

Adam sanki özel yetiştirilmiş güvenlik....özel tim görevlisi...Şüphelendiğine bakmakta...

Ertesi gün, elde ayna...Çal çal oyna işi...Hiçbir şey yapmadan elde ayna öylece durmakta...Tabi akıllı adam ya ...Akıllı telefonla oynamakta....Demek ki şüpheli yok...

Kapalı otoparka girince elde düdük çalan bir başka otoparkçı...Düdüğü çalıyor ama neye belli değil...Demişler sen çal düdüğü....O da aralıklı çalmakta....Boşluklarda elde cep telefonu… Oyna babam oyna... Kafasını kaldırıp bakmıyor bile.

Asansöre bineceksiniz aradaki temizlik elemanları sabah sabah sigara molasında...Ellerde cep telefonları, çalışıyorlar.

Poliklinik katına gelince arada köşe başlarında bekleyen güvenlikçiler...Onlar süper...Ellerde akıllı telefonlar… Kafalar telefona odaklı...Hastaneyi götürseler haberleri yok....

Kayıt sekreterlerine bakıyorsunuz...Her poliklinikte dört eleman...İkisi kayıtta ikisi kafayı akıllı telefonda ...kaydı kafaya yapmakta....

Laboratuvar görevlileri, sözde bilgisayar başında ama, interneti açmış onlarda vakit geçirmekte....

Kızılay görevlileri uzanmışlar ellerde cep telefonları...Kan verecek vatandaş beklemekte..

Yönlendirme elemanları...Sota da, gizli yerlerde, onlarda akıllarını çalıştırmakta...Akıllı cep telefonlarıyla kendi dünyalarında....Facebook.....WhatsApp....Massenger....İnstagram.....Hastag….

Hemşireler, hastanın ilacını yap,serumunu tak...doğru telefona....

Doktor, yahu bu nasıl iş demeyin....Hasta bakarken arada telefonla oynama....

WhatsApp trafiği, hiç durmamakta...Yahu çalışıyor musun, yazı yazıp resim mi ekliyorsun...

Büro memurları ,sosyal hizmet elemanları, satın almacılar , insan kaynakları...hepsi cep telefonlarıyla muhabbette....

Çalışan ceple oynarken vatandaş,hasta gibi gözükenler, onların yakınları ne alemde?

Onlar da oyunda...Hastası muayenede iken, yakını bir köşede cep telefonuyla oynamakta....

Çağın en müthiş yozlaştırıcısı...Akıllı telefonlar... Hem iyi-hem kötüyü barındıran eşsiz bir aygıt…İki ucu keskin kılıç gibi… Ya da ateş gibi; seni yakabilir de, ısıtabilir de… Faydası kadar, zararı olan cihaz… Ne seninle ne sensiz misali…Bu durum sadece hastanede mi derseniz; derim ki, hayır, her yerde…

Bu kadar kullanım hastalığından sonra, sağlıklı işler nasıl beklersiniz…???

Verimlilikmiş...Kaliteymiş...Akıllı telefon tınmaz bunları… Adı üstünde, akıllı...

Adamın aklını alır, farketmezsiniz...O da kaldıysa...

SON SÖZ:’’BEN ADAMIN AKLINI ALIRIM.’’* Akıllı telefon*