İçimizdeki Hainler Olmasa

05/08/2019 11:48 1140

 

Yıl 1993.

Türkiye ilk “cep telefonu”na geçti.

Süleyman Demirel, ilk cep telefonunu basın mensuplarının önünde kullandı.

Onun özelliklerini anlattı:

“Bilgisayar sistemine dayalı bir cep telefonuna Türkiye sahip olmuştur.

1994 yılında, Aselsan’da 30 kişilik bir mühendis grubu,  yerli cep telefonu geliştirmesi için çalışmaya başladı.

Bir süre sonra, “1919 marka” ilk yüzde yüz yerli malı telefonu ürettiler.

O tarihte piyasada Nokia, Ericson ve Motorola markaları var.

Samsung, Iphon yok.

Dünya’da cep telefonu üreten 9 ülkeden biri olduk.

Piyasaya; ilk parti olarak 500 adet sunuldu.

Dışarıya ilk ihraç satışlar ise, Azarbeycan ile Kıbrıs Türk kesimine yapıldı.

Bunu diğer ülkeler izledi.

Üç ayda 10 ülkeye 5 bin adet gibi,ihracat gerçekleştirildi.

İngiltere’de açılan bir teknoloji fuarında “Aselsan 1919” birinci seçildi.

O tarihte ilk titreşim özelliği, bizim telefonumuzdadır.

Bizimkiler hemen, yeni sürümler peşinde koştular.

1920 ve 1923’ü geliştirmek için kolları sıvadılar.

1997 yılında Nokıa’dan bir mühendis Türkiye’ye getirildi ve çok gariptir bundan sonra aksilikler başladı.

Patent daha çıkarılmadığı için rakip firmalar uluslar arası mahkemelere baş vurdular ve açılan davaları kazandılar.

Dönemin hükümeti Aselsan’a sahip çıkmadı.

KVK denilen Çukurova Holding’in bir kuruluşu, telefon dağıtım satış pazarı, tek başına kendisine ait olduğu için, Aselsan’ı değil, Nokıa 1920’yi bayilere dağıttı.

Aselsanı depolarında tuttu.

Ancak KVK, bu depolanmış malların parasını da Nokıa’dan alır.

Türk insanı  ise, kendi öz malı “Aselsan 1919”u piyasada bulamaz.

Kulanıcı’dan talep gelmesine rağmen, daha fazla kar uğruna bu yerli üretim depolarda çürütülür.

Oysa ki, Süleyman Demirel’in de dediği gibi, dış ülkelerin bu telefonlara dinleme yapması imkansızdır.

O yüzden de,Türk istihbaratı bu telefonu kullandı.

Sonra mı?...

Sonrasını pek çoğunuz biliyorsunuz.

Yabancı firmalar, Türk piyasasına birer kartal gibi girdiler.

Nokıa;  Aselsan’dan alıp da depolarında neredeyse çürüttüğü “Aselsan 1919 ve 1920’leri gerisi gelmemek üzere, az gelişmiş Afrika Ülkelerine sattı.

Proje böyle çökertildi.

Tank Palet Fabrikasının Katar’lılara satışının altında da buna benzer “dış güçlerin parmağını” arayanlar henüz iddialarını kanıtlamış değiller.

Geçtiğimiz yıllarda peş peşe ölen, Aselsan Mühendislerinin gizemini çözeniniz var mı?

Ama; sahipsizlik, ilgisizlik ne derseniz deyin, bize dış güçler hiç bir şey yapamaz.

Ah,, ,o İçimizdeki hainler olmasa.