HOŞGELDİN ZEYDAN ADANA GİBİ BAŞKAN

09/04/2019 22:53 2037

2019 yerel seçimlerinde, söz ve  müziğine bayıldığım, Zeydan Karalar seçim şarkısının nakaratı ile başlık atmak istedim bugün, içime sığmaz sevincin yaydığı mutlulukla, Millet İttifakı’nın İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da, İzmir’de, Muğla’da, Adana’da ve nice büyük şehir ve şehirlerde bize yaşattığı  baharın sarhoşluğuyla..
Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP’nin mücadelesi, Sayın Meral Akşener’in azmi, cesareti, dik duruşu ile ve partisini ve alacağı belediyelerin sayısını değil, ülkesini öncelikleyen  millet sevgisi ile birleşince Millet İttifakı tüm provakasyonlara rağmen birlik ve beraberlik içinde, hizmet için, yaşanabilir kentler için, işsiz gençler için aydınlık yarınlar için ve Atatürk Türkiye’si için çalıştı sahalarda durmaksızın. Çalıştı ve başardı Millet için..
O başaranlardan biri de kuşkusuz Zeydan Karalar’dı en hasından ve bir Adana’lı olarak yazmak gerekti en coşkulusundan.
Bu günlerde malum iki bahar var Adana’da, birisi portakal çiçekleriyle gelen, diğeri Zeydan Karalar’la saran bahar etrafımızı en kokulusundan… diye düşündüm içimden ve seslendirdim, HiltonSA’da karnaval açılış resepsiyonunda otururken Sayın Başkanlarla.. ve sordum ‘Bu baharın iki teması var biri herzaman ki çocukluğumun vazgeçilmezi, gençliğimin romantizmi, bu günümün özlemi portakal çiçeklerimiz, diğeri Zeydan Başkan, bu hafta hangisini yazsam’ dedim.. ortaya karışık kısık bir sesle. Derinden bir ses geldi cevap olarak ‘Beni yaz, beni yaz!’ Zeydan Başkan’dan. Adana’nın yeni patronu ister de ben yazmaz mıyım onu en güzelinden . O seçim kazanmış Adana için bizler için ben yazmaz mıyım onu en özelinden, O gelecek olmuş umut olmuş tüm yüreklere aydınlık yarınlar için ben yazmaz mıyım onu en sevgilisinden.
Zeydan Başkan ile ilk yüz yüze tanışmam, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden dostumuz Prof.Dr. Sühan Ayhan’ın sevgili eşi Pınar Ayhan’ın Atatürk ve Cumhuriyet Dönemini kendi dilinden kendi sözünden anlattığı ‘Orada Duruverseydi Zaman’ adlı tek kişilik şahane belgesel oyununda, Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde oldu.  Oyun sonrası sahne de onun konuşmasının ardından benim de kısa bir konuşmam oldu. Ardından sahneden indiğimde CHP li hanımların etrafımı sarması ile Mustafa Kemal ve kadına bakışı üzerine ayak üstü sohbetimiz devam etti salonda, Sayın Zeydan Karalar’ın bu kadında nereden çıktı bakışı ile…
Daha sonraları 24 Haziran genel seçim çalışmaları süresince, Cücenoğulları Yayla Şenliği, Balkan Türkleri Yardımlaşma ve dayanışma dernekleri iftar programı gibi bir çok orgnizasyonda Sayın Zeydan Karalar ile yollarımız hep kesişti ve ben her defasında, Zeydan Bey’in ekibindeki CHP’li hanımların orta yerinde buldum kendimi İYİ Parti Adana Milletvekili adayı olarak ve bizi izleyen  Başkan’ın merakını hissederek. Karşılaşmaların sıklığı artınca ve sanırım CHP li seçmenlerin de ilgisi artınca , sonunda dayanamayan Zeydan Başkan, sevimli samimiyeti ve zaman zaman severek yaptığı Adana ağzı  ile kendini tutamadı ve ‘Anam ben senden kurtulamayacak mıyım, nereye gitsem karşımdasın, git öteye başka yerde siyaset yap. Senin CHP’lilerden başka oy isteyeceğin yer yok mu’, ‘Nereye gitsem CHP li kadınlar toplanmış etrafına’ diyerek döktü içindekini harbice ve sevilen tüm dobralığı ile. Ve o günden bugüne aramızdaki bu dostça serzenişi her ortamda devam ettirdi. Ve Portakal Çiçeği açılış resepsiyonunda ‘yine mi kurtulamadım senden’ deyip. Arkasından ‘Gel, gel kurtulmak da istemiyorum zaten’ diyerek finali barış ve sevgi ile tamamladı.
Yerel seçim öncesi projelerini açıkladığı son basın toplantısında ise, dostlarına beni ‘Bu hocaya dikkat edin, kendisi çok tehlikeli bir siyasetçidir’ diye tanıtan Zeydan Başkan’ın içi dışı aynı, özü sözü bir insan olduğunu anlamak hiç de zor olmadı benim için.
Biz millet ittifakı paydaşları partilerimizi değil, ülkemizi öncelikleyerek sahada böyle bir uyum içinde çalıştık parti farkı gözetmeksizin. Ve sanırım bu samimiyeti ve dürüstlüğü hisseden Adanalı’ların, Zeydan sevgisi ve güveni de olunca yüreğinde, Adana’yı Adana gibi Başkan’a emanet ettiler düşünmeden.
Onun Seyhan Belediye’sindeki kamu yararını öncelikleyen dürüst çalışmalarına ve kirlenmemiş siyasetine baktığımızda, Portakal Çiçeği Kortej yürüyüşünde kendisine gösterilen coşkun sevgi selini anlamak hiç zor olmasa gerek.
Peki kimdir Zeydan Karalar? Biraz hafıza tazelemek için onun biyografisine baktığımızda onun hayatının, gençlik yıllarından bu yana, mesleki başarılarının yanı sıra siyaset ve STK’larda toplum yararını ilke edinen teşkilatlanma ve mücadele ile geçtiği görülecektir.
Henüz 23 yaşında iken Makine Mühendisleri Oda Başkanlığı’na seçilmesi ve Türkiye’nin en genç oda başkanı ünvanını alması ve 2 yıl süre ile de Bölge Başkanlığı’nı yürütmesi onun liderlik ve sosyal becerisinin göstergesi olarak bence o günlerden bu günleri göstermiş zaten;
Henüz 19 yaşında iken Demokratik Sol Yüksek Öğrenimi’ni kurması ve eş zamanlı olarak CHP Merkez İlçe gençlik kolları başkanı olması, ideolojisini ve yolunu çizmiş bir genç olarak Zeydan Karalar farkını o günlerden koymuş ortaya zaten;
Yine O, çok genç yaşlarında mesleki becerisi ile özel sektörde basamakları hızlı tırmanması, yurt içinde ve dışında kuruluşunda yer aldığı fabrikalarda genel müdürlük pozisyonuna gelmesi ile çalışkanlığını o günlerden bu günlere haber vermiş zaten;
Ve zamanı geldiğinde onun kendi şirketleri A-TEKS Mühendislik ve Başkent Pres’i kurması o günlerden bu günlere girişimcilik yeteneğini onaylamış zaten;
2010’da CHP Adana İl Başkanlığı’na atanması siyasette de aynı başarıyı göstereceğinin kefili olmuş zaten;
2014 yerel seçimlerinde aday olduğu Seyhan İlçe’sinden Belediye Başkanı seçildiği zaman bugünkü Büyük Şehir Belediye Başkanlığı’nı tescillemiş zaten…
Demem o ki hiç bir başarı tesadüf değildir. Zeydan Karalar bu basamakları 19 yaşından itibaren özveri ile, çalışkanlık ile, sebat ile, dürüstlük ile adım adım çıkmış başarıyla… 
Dürüstlük diyorum ve ekliyorum, hepimizde olması gereken sıradan bir özelliğin günümüzde meziyet olması, ülkemizde özellikle yerel yönetimlere kirli siyasetin bulaşmış olmasındandır. Bu konuda ben Zeydan Karalar’ı zan altında bırakacak ne bir yazı, ne bir çizi, ne de bir halk söylemine rastladım. Kutlamak gerekir kendisini, günümüzde oldukça önem arz eden bu meziyetinden dolayı… Ve güzel ve yaşanabilir bir Adana için umutlanmak gerekir ondan, kişisel rantı değil kamu yararını öncelikleyen özelliğinden dolayı. 
Yolun açık olsun…
ZEYDAN ADANA GİBİ BAŞKAN…
Sevgiyle kalın, umutla olun…