HAÇLI SEFERLERİ  3

28/08/2019 13:01 728

 

Diğer askerler ise, yaşayan hangi canlıyı bulurlarsa yiyerek karınlarını doyurmuşlar, hatta ot ve ağaç kabuklarını dahi yemeye başlamışlardır. Bu açlık ve sefalet içindeyken Marsilyalı keşiş Pierre Barthelemy’nin Antakya Katedralinin dini etkisiyle de bir rüya gördüğünü iddia etmiştir. Barthelemy rüyasında Hz.İsa’nın çarmıha gerildikten sonra öldürüldüğü kutsal mızrağın Antakya Katedralinin altında gömülü olduğunu söylemiştir. Bunun akabinde kazılar düzenlenmiş ve yapılan kazı sonucunda Kutsal mızrak bulunmuştur. Bulunan mızrak ile dini heyecan ve ruh haline bürünen Haçlı Ordusu’nun başpiskoposu Le Puy’un taşıdığı Kutsal mızrakla Antakya kalesinden çıkmış ve Musul Emir’inin ittifakları olan ordular, bu olaydan dolayı çekinmiş ve ittifaktan ayrılmışlardır. Birlikten ayrılanların geri dönüşü sonucunda Kürboğa’nın ordusu çok ağır bir yenilgi almış ve kuşatmadan mağlup olarak ayrılmıştır.

Haçlılar Antakya’yı aldıktan bir süre sonra at, yiyecek, iaşe teminatı için şehirde kalmışlardır. Hatta bu teminatlar sağlama sırasında bir Arap yerleşkesi olan Maarrattun Numan Kalesi kuşatılmıştır. Bu kuşatmada haçlılar tarafından 20.000 kişinin kılıçtan geçirilip korkunç bir katliam yapılmıştır. Hristiyan kaynaklarında belirtildiğine göre gözü dönmüş Haçlı ordusunun bu kaledeki ölen insanların bedenlerini dahi yedikleri söylenmektedir.

KUDÜSÜN KUŞATILMASI VE KATLİAM:

Haçlı ordusu, Antakya civarındaki ihtiyaçlarını tamamladıktan sonra Lübnan, Batı Suriye ve Filistin topraklarından geçerek 5 Temmuz 1099’da Kudüs şehri surlarının önüne ulaşmıştır. Kudüs şehri, Fatımilerin askeri komutanı İftikar El-Devle ve onun askeri güçleri tarafından üst düzeyde korunmuştur. Haçlı Ordusunun 5 Temmuz’dan itibaren kalelerin surlarına yaptıkları saldırılarda başarısız olmuşlar ve hep geri püskürtülmüşlerdir. Fakat Haçlı Ordusu’na denizden gelen yardım durumu haçlıların lehine çevirmiştir. Filistin sahillerine demir atan Cenevizliler gemilerini karaya oturtmuşlardır. Cenevizliler, temin ettikleri tahtalarla surlara yanaşarak büyük kuleler yapmışlardır. Yapmış oldukları bu iki kule 14 Temmuz gecesi kalenin önüne getirilerek surlara girilmiştir. Ve 15 Temmuz günü, kalenin kuzeydoğu kapısı önünden Flandralı şövalye ilk defa şehre girmeyi başarmıştır. Daha sonra diğer komutan ve askerler şehre girmeye başlamışlardır. Fakat yapılan diğer kulede aynı taktikle davranılmasına rağmen ilerleyememiştir. Bunun üzerine Haçlı Ordusu, komutanlarından Raymond Saint Gillies’in, Fatımi kale komutanı olan İftikar El-Devle’ye teslim olması halinde kendisinin ve ordusunun şehirden çıkarılacağı sözünü vermiştir. Bunun sonucunda Haçlı Ordusu, kaleyi teslim almış ve sözlerinde durarak Fatımi kale komutanını ve ordusunun şehirden ayrılmasına izin vermiştir. Fatımi komutanı ve ordusu Aşkalon Kalesine sığınmış, böylece Kudüs resmen Haçlıların eline geçmiştir. Fatımi komutanı ve askerleri serbest bırakılmasına rağmen haçlı ordusu kaledeki Müslüman ve Yahudilere büyük kıyım ve katliamlarda bulunmuşlardır. Mabetlere sığınan kadın ve çocukları dahi kılıçtan geçirmişler, şehrin sokaklarını kan ve cesette bulamışlardır.

Kudüs alındıktan sonra işgal edilen diğer toprakların da yönetilebilmesi için haçlı ordusunun soylu komutanları Kutsal Kabir Kilisesi’nde birleşerek bir “Kudüs Krallığı” kurmuşlardır. Bu krallığın ilk Kralı ise, Godfrei De Bouillon olmuştur. Haçlılar daha sonra serbest bıraktıkları Fatımi ordusuna savaş açmıştır. Aşkalon Muharebesi adı verilen bu savaşta Haçlı Ordusu Fatımi ordusunu kötü bir yenilgiye uğratmış, Kudüs’ü artık tamamen kontrol altına almışlardır.

HAÇLI SEFERLERİNİN SONUÇLARI:

https://www.tarihiolaylar.com/img/tarihiolaylar/ha_l_seferlerinin_sonu_lar_.jpg

Haçlı Seferleri Haritası…

Soyluların, baronların ve yüksek zümrenin yürüttüğü bu haçlı seferleri modern tarihçiler tarafından gayet başarılı bulunmuştur. Çoğu Frank asıllı olan Haçlı Ordusu’nun Kudüs’ü alması Birinci Haçlı Seferi’nin amacına ulaşması demektir.

1100 HAÇLI SEFERLERİ:

1099 da yapılan Haçlı seferlerinin başarıyla sonuçlanmasıyla ülkelerine geri dönen soyluların doğunun zenginliklerinden büyük bir abartıyla bahsetmişlerdir. Bunun üzerine Papa 2. Paschalis’in tekrar Haçlı seferi çağrısı yapması üzerine kısa sürede üç büyük ordu oluşturulmuştur. Papa 2. Paschalis’in Avrupa Krallıkları, Kutsal Roma ve Cermen İmparatorluklarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle bunlardan hiç destek alamamıştır. Tekrar kurulan bu Haçlı Ordusu zengin olma hayalleriyle tutuşan baronlar ve soylulardan oluşmuştur. Birinci Haçlı seferlerinin üçüncü kolu olan bu sefer aslında Kudüs’e yerleşen haçlı ordusuna yardım etmek amacıyla oluşturulmuştur. Bu sefer, birbiri ardına Konstantinopolis’e ulaşan üç ordunun Anadolu’ya aralıklı olarak girmesiyle başlamıştır.

Yarın Devam edeceğiz…