Gördüklerim

27/03/2019 03:04 792

 

Hepimiz bulunduğumuz yerden ekonomideki dalgalanmaları endişeyle izliyoruz. Ülkemiz yerel seçimlere gidiyor. Seçimler sonrası ‘bu günümüzü arar mıyız’ diye birbirimize soruyoruz.

İşsizlik meselesi ülkenin kaderi olmuş sanki. İşsizlik girdabına düşenler, kendileriyle birlikte ailelerini de içine çekiyorlar. Çalışan gençlerimiz için bile endişeliyiz. Ekonomisi bozulan işyerlerinin, önce işçi çıkararak kendisini korumaya çalıştığını biliyoruz. Çalışanların kurduğu aile düzeni, işinden oldu mu, çok daha kötü oluyor. Hele evli ve çocuk sahibi olmuşsa, bunalım hat safhaya geliyor. Daha önce de yazdık, kriz dönemlerinde onca işsiz varken, iş bulmak daha da zorlaşıyor. Bu yüzden emeklilik hayaliyle, hiç olmazsa bir güvence yakalamaya çalışan insanları hor görmemek lazım.

Onca kriz yaşanan bir ülkedeyiz ve krizlerden nasibini alanlar bilir…

Zamanında bende çalıştığım gazete kapanınca, aile sahibi biri olarak, işsizlik ve iş bulma konusunda, aynı bunalımları yaşayarak öğrenmiştim. Bir başka zaman, işyerim varken gelen krizde, dövizin patlamasıyla yaşadığımız sıkıntıları nasıl unutabiliriz ki? İşyerinin makine parkını geliştirip, kazanç sağlamaya çalışırken, leasing sistemiyle (Finansal kiralama) borçlanınca, krizle birlikte dövizin artmasıyla bir anda tüm hesaplarınız yerle bir olup, ‘kazanacağım derken’ elde avuçta ne varsa kaybediyorsunuz. Ben bütün bunları yaşadım ve DSP-MHP-ANAP koalisyonunda yaşanan krizden çıkabilmek adına, hayat sigortamı bile sonlandırmıştım.

Hizmetlerde yarım kalmış bir Adana var…

Adaylar henüz tam belirlenmediği birkaç ay önceki dönemde, gazetemizin kadrosu, bugün büyükşehir belediye başkanlığına aday olan Sayın Sözlü ve Sayın Karalarla bir araya gelerek söyleşi yapmıştı. Geçmişte mevcut büyükşehir belediye başkanımızın merkezi yönetime yönelik, kızgınlıkları ve kırgınlıkları vardı. Çünkü istediği desteği alamamış ve projeleri yarım kalmıştı.

Şimdi Cumhur ittifakı adayı olarak Sayın Sözlü yarışıyor. Cumhurbaşkanımız Adana mitinginde büyük kentlerin ulaşımı için en önemli sorun olan toplu ulaşımda metro uygulamasının ulaştırma bakanlığı gündemine alınacağınısöyledi.

‘Bu yeterlimi’ diye sorgulamak gerekiyor.

Cumhur ittifakı bundan önceki genel seçimlerde de vardı. Ancak Adana bu ittifak olmasına rağmen, sorunlarının çözümüne bir destek alamadı. Hatta bu konuda Sayın Sözlünün şikâyetleri vardı ve bizde yazılarımızda, Adana için gündeme getirip, yazmıştık. ‘Gündeme alınacak’ sözü bence yeterli olmadı. Eğer bir destek verilip bu metro sorununun çözülmesi gerçekten isteniyor olsa, seçim öncesi, bir protokol yapılarak kamu oyuna, bir güvence verilebilirdi.

Adanalı özgürce seçimlerde oyunu kullanarak sorunlarının çözümünde endişe duymayacak bir ortam oluşturulamadı.

Seçimlerde karar verilirken nelere bakacağız?

Adana halkı bu seçimde bence vaatlerden çok inandığı adaya yönelerek yol alacak diye düşünüyorum. Daha önce yazmıştım, Adana ‘Adanalılık ruhunu’ yeniden yakalamalıdır. Bu ruh yakalanırsa, kendi gücüyle de, eski görkemli günlerine gelmemesi için hiçbir sebep yoktur.

Yerelden kalkınma modeli, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılı ortamdan kurtulmak için çok önemli diye düşünüyorum. Kaynakları savurgan biçimde harcayan değil, yeni kaynaklar oluşturabilen yönetimler düşünülmeli. Tüketim ekonomisi, en sonunda bizi duvara çarpıyor. Bu durumu defalarca yaşadık. Onun yerine üretim ekonomisini destekleyecek, kaynaklarını en verimli şekilde kullanacak belediye başkanlarına ihtiyacımız var.

Haydi hayırlısı diyelim.