Fişi nerde?

27/07/2019 21:34 1132

 

1990’lı yıllarda petrollerden akaryakıt alan araç sahipleri sonrasında araçlarını basınçlı su ile yıkamaya çalışırdı. Ve hizmeti bazı yerlerde petrol personelleri yapardı. Yani müşteri memnuniyeti esas alınırdı.

2000 yıllarda ise petrol istasyonlarına oto yıkama makineleri gelmeye başladı. Özellikle 2000’li yılların başında çok iyi hatırlıyorum, oto yıkama makinesi alan petrollerde televizyonlarda, radyolarda ve gazetelerde reklam yaptırırdı.

İnsanlar sırf araçlarını bu makinelerde yıkatmak için o petrolden yakıt alırdı. Kısa bir süre sonra bu makineler tüm petrol istasyonlarında yer almaya başladı. Bu hizmet artık olmazsa olmazlar arasında yer almaya başladı. Yani insanlar yakıt aldıktan sonra bu makinelerde araçlarını yıkatmaya çalışmıştı. Tabi bu makinelerde araç yıkatmak o zaman ücretsizdi.

Sonra oto yıkama makinelerine kurutma özelliği de eklendi. Bu kez insanları kurutma makinesini test etmek için kurutmalı yıkama yapan petrol istasyonlarını tercih etmeye başladı.

O günler güzeldi… Petrol istasyonların insanları bu hizmete artık o kadar çok alıştırdı ki, artık bu işten para kazanma vakti gelmişti. İnsanları yeni düzene yavaş yavaş hazırlamaya başladılar.

İlk olarak insanlara köpüklü yıkamayı para ile satmaya başladılar. Yani eğer 1 TL verirseniz aracınıza yıkama girmeden önce köpük sıkmaya başladılar. İnsanlar buna da alışmaya başladı derken, “Yıkama makinelerimiz yenilendi, o yüzden makineye bozuk para atmanız gerekiyor” uyarısı yapıldı. Ve böylece petrol istasyonlarında ücretsiz verilen yıkama hizmeti, köpük için ayrı, su için ayrı para istenmeye başladı.

Tabi ki kimsenin işine karışmak gibi bir niyetimiz yok ama insanlar aldıkları bu hizmet için nakit para ödüyor karşılığında ise herhangi bir alışverişi fişi, makbuzu veya bir belge almıyor. Peki bu kayıt dışı ekonomi olmuyor mu? Sabahtan akşama kadar sadece Adana’da bin adet otomobilin yıkandığını düşünseniz ve her bir araç için yıkama ücreti olarak 4 TL alındığında 40 bin TL gibi bir bakiye ortaya çıkıyor. Peki bunun vergisi nerede?

Verilen bu hizmet kayıt dışı ekonomi olmuyor mu? Petrol istasyonları buradan kazandıkları paranın vergisini ödüyor mu? Ödediğini düşünüyorum ama ödüyorsa neye göre ödüyor?

Bu konu aslında ciddi bir konu ve kesinlikle devletin gündeminde ele alınması gerekiyor. Özellikle Maliye Bakanlığı’nın bu konuda ciddi bir adım atması gerekiyor.

Tabi durum kayıt dışı ekonomi adına büyük bir kayıp olurken, işyeri kurup, vergi ödeyip, istihdama pozitif katkı sağlayan oto yıkamacıların işini de etkiliyor. Burada kesinlikle haksız bir rekabet yok, çok ama çok büyük bir haksız rekabet var. Oto yıkamacılar bu konudan oldukça rahatsız. Belki onlarda daha az vergi ödemek için kazançlarını düşük gösteriyorlardır. Ama tam olmasa da devlete vergi ödüyorlar ve her bir oto yıkamacı en az 1 kişi de yanında çalıştırarak istihdama katkı sağlıyor.

Bu nedenle bakanlığın acilen bu konuda çalışma başlatması gerekiyor. Bakanlık görevlilerinin petrol istasyonlarına gidip sabahtan akşama kadar para basan oto yıkama makinelerindeki paranın hesabını sorması gerekiyor. En azından makinelerden çıkan para için görevlilerin, “Bu kazancın fişi nerede, faturası nerede?” diye sormalıdır.

Aksi durumda akaryakıt istasyonlarındaki oto yıkama makineleri sadece ve sadece sahibini zengin ederken, işyeri açıp oto yıkayarak geçimini sağlamaya çalışan, vergisini ödeyen insanları da mağdur etmeye devam edecektir.

Bu bence çok büyük haksızlık, bu haksızlığa son verilmesi, petrol istasyonlarında verilen oto yıkama hizmetinin kesinlikle ücretsiz olması gerekiyor.