ETİK DAVRANMANIN YARARLARI

29/07/2019 06:44 1322

İki yıl kadar evvel  ,Doç Dr. Mehmet Bilgin, benden psikoloji son sınıf öğrencilerine , etik davranmanın  yararları konusunda bir konuşma istedi.

            Elimde yazılı bir metin yoktu , sadece nelerden bahsedeceğim konusunda küçük notlar almıştım. Sanırım şunları söyledim. :

            Aklı ile , ilmiyle insanlar başarıdan başarıya koştu ama, maddenin de esiri oldu.  İçinde yaşadığımız materyalist dünyada dostluk , arkadaşlık zayıfladı. Kişiler , çıkarın , paranın , lüksün ,  zevkin peşinde koşar oldu. Varlık , servet  ön planda. Kişinin değeri , parasıyla ölçülüyor.

            Hak ve hukukun geçersiz olduğu , kuvvetlinin , kazananın hükmettiği bir dünyadayız. En büyük tehlike toplumdaki değer yargılarını , ahlaki –moral değerlerin zayıflaması , hatta yok oluşu.

            Ahlak ; insanın iyi – faydalı davranışları , güzel huylarıdır.

            İlim , iman , ahlak ve yasalar dünyanın sevgi – saygı – barış içinde yaşanan bir yer olması için gerekli. Din, hayatla – evrenle ilgili görüşlerin içinde olduğu bir kurum.

            Hukukun yaptırım gücü devlet. Ahlakın yaptırım gücü toplum ve fert vicdanı. İlahi sınırları aşmak günah, yasalardan sapmak suç , ahlaki kuralları çiğnemek te ayıptır.

            Etik , ahlak felsefesi demek. Etik , insanlar için iyi olanı , yapılması iyi olacak şeylerin ne olduğunu belirten felsefe  dalı.

            İlgim alanına giren tıp ve basındaki etikten bahsedeceğim.

            Hekimlik; dürüst , bilgili , insanların yaptığı onurlu ve kutsal bir meslek. Ayrımcılık yapmadan insan sağlığına ve    hastalara kendini adamak olan hekimlik, bir sağlık ticareti değildir , olmamalıdır da.

            Hocalarıma her zaman saygılı oldum. Ailelerine özen gösterdim. Şu günlerde bile, sağlıkla ilgili sorunları olanlara  yardımcı olmaya çalışıyorum.

            Deontolojiden asla ödün vermedim. Asistanlarımın benden daha iyi yerlere gelmesi için çaba sarf ettim. Hiçbirini başkalarının yanında azarlamadım. Övgümü de herkesin içinde yaptım. Bana inandılar , güvendiler , huzur içinde çalıştık.

            Adana Rotary Klüp başkanı iken üniversiteden  üç öğrenciye burs verdirttim. Şimdi üçü de profesör ama kimse onların burs aldığını bilmiyor.

            Hocam , Cahit  Örgen le birlikte , İnönü’ye baktığımızda çok hayır duasını aldım. Çocuklarının göz rahatsızlığı için evlerine gittiğim. Dönemin maliye bakanı Hasan Bolatkan’nın, evde çalışan kadının getirdiği kahveyi tepsiden alıp bana ikram edişini unutamam. Vehbi Koç’un iş teklifi de unutulacaklardan biri değil. 

1977 de  TOD ( Türk Oftermoloji Derneği) Başkanlığım ve de 2017 de TOD ‘un onursal başkanı oluşum herhalde tesadüfi değil.

            Çukurova Üniversitesi kuruluşunda büyük emeği geçen Süleyman Demirel’e, muhalafete düştüğü bir dönemde, fakülte kurulumuzun kararı ile ziyaret edişimiz onu çok mutlu etti. Çukurova rektörü olarak katıldığım koalisyon dönemindeki bir bakanlar kurulu toplantısında, kendisi yemeğe giderken beni arabalarına aldı. Emekli olurken 1996 da Nevşehir’de adıma düzenlenen uluslar arası kongre nedeniyle gönderdiği övücü sözleri de unutamam.

Beni mutlu eden bir başka olay da , 2010 yılında Adana’da adıma bir göz toplantısı düzenlenmesi.

            Adana’da günlük bir gazete olan 5 Ocak ‘ın yazarlarındanım.  Fevzi Halıcı’nın 62 yıldır çıkan edebiyat dergisi Çağrı’nın da Halıcı’nın ifadesiyle başyazarı.

            Araştırıp incelemeden hiçbir yazı yazmam. Hiç kimseye kırıcı sözler etmem ve  kiralık bir kalem de olmam.

            Toplumda , etik davranan biri olarak tanınmam sanırım gördüğüm saygının başlıca nedeni.

İki saat kadar süren, öğrencilerin de bazı sorularını cevaplandırdığım toplantı bittiğinde, tüm öğrenciler ayağa kalkıp beni alkışladılar . bende bu duygularla oradan mutlu bir şekilde ayrıldım.