Edebiyat ve Psikoloji Arasındaki İlişki

30/11/2019 13:25 98

 

   Türk ve dünya edebiyatında bir sürü ünlü edebiyatçı var. Peki, bu edebiyatçıların yaşadığı depresyonlar, anksiyeteler veya/ve trajediler hiç dikkatinizi çekti mi? Benim dikkatimi çekti çünkü bir kitabı okurken kitabın yazarına bakıp onun hayatını da araştırmayı sevenlerdenim. Yazarların hayatını araştırdığımda bir çoğunun hayatının belli bir döneminde iç çatışmalar yaşadığı dikkatimi çekti.

  Yazarlar, gerçek ile hayal arasında çok sağlam bağlar kurarlar. Bilindışındaki şeyleri düşünmeye o kadar çok zaman ayırırlarki bazen bilinçdışından gerçeğe dönemezler. Bu durumda da depresyon ve anksiyete gibi belli psikolojik semptomlar ortaya çıkar. Aslında bu semptomlar yazarların kendi iç sesini bulmak isteme çabalarının dışa vurumudur.

   Bu hafta içerisinde Milliyet Sanat dergisi için Mine Özgüzel’in yaptığı söyleşiyi okudum. Özgüzel’in yazdığı “Edebiyat Terapi” kitabı üzerinden edebiyatın psikolojideki olumlu etkisini gözlemleme fırsatı buldum. Edebiyatta psikolojik semptomların aslında yaratıcılık gücünü arttırdığını söyleyen Mine Özgüzel edebiyatçılarda çokça rastlanan psikolojik sorunları dile getirmiştir. Röpörtajda edebiyat eserlerini okuyan okurların ise kendi doğalarına giderek gerçek hikayelerini bulmaya çalıştıklarına değinilmiştir.   
  
   Bu konu bir yazar olduğum için benim de ilgimi çekti ve Mine Özgüzel’in Bülent Usta ile yaptığı röpörtajı okuduğum zaman bu konuyu özel olarak araştırmak istedim. Araştırmalarım sonrası ise ben de yazarların yazı yazarken yaratıcı olabilmek adına bilinçaltına indiklerine ve bilinçaltı ile gerçek arasında mükemmel uyumu sağlayabilmeye çalıştıklarına inandım.