DRAMALI

03/12/2018 22:12 231

 

Bu hafta sonu bir soluk verdim hayata, Sevgili Leman Sam’ın büyük kızı güzel dostum Şelale Şehnaz Sam ile… ‘Çok çalıştın Şule, haydi Bodrum’a demesiyle kuş gibi hafifledim tüm yorgunluklardan, streslerden.. Sadece Bodrum değildi uçuran beni elbet, Şehnaz’ın sınırsız manevi enerjisiydi üzerime akan. O konuyu belki daha sonra yazarım ‘Şehnaz ve maneviyat’ başlığı ile inceden inceden onunda iznini alarak. Ama ben bu hafta ‘Dramalı’yı ve Drama’lı Celal Ataman’ı yazmak istiyorum yüreğimden akan satırlarda..

Ülkemizin incisi Ege’de, buram buram Ege kokan bir işletme….bu hafta ruhumu zenginleştiren… vedostluklarıyla, hayatıma yeni anlamlar katan güzel insanlar,Drama’lı Celal Ataman ve asil eşi Canan Ataman ve 1923’den bu yana gelen başarı hikayeleri, yurtseverlikleri…

Celal Ataman İstanbul Erkek Lisesi Alman Koleji mezunu bir asilzade..Celal Bey’in dedeleri 1923’de Lozan Antlaşmasının, oluşturulan ek maddesi gereğince yüzbinlerce insanı yerinden, toprağından, vatanından eden mübadele ile gelmiş İstanbul’a..Selanik Drama’dan.

 

Drama, Selanik Vilayetinin bir sancağıydı o yıllarda..tütün, pamuk ve çadır dokumacılığı ile nam salmış bir ilçesiydi Selanik’in. Celal Bey’in dedeleri de tütüncülük ile meşguldüler o dönemlerde. ‘Büyük Atatürk’üm bizi Maltepe’ye almış ve 5-6 dönümde arazi vererek dedelerin tütün işlerinin devamını sağlamıştır’ diyor Celal Bey, Ata’ya olan sevgisi ve minnetiyle..

Selanik’li olmak her daim ayrıcalıktır, Atatürk’çü nesiller için..Celal Ağabey’de bu gururu hissettiriyor sevgi dolu bakışlarında..

 Aile, tüm özel ihtiyaç mal ve mülk gelirlerini de yanına almış gelirken..ve anılarını, geçmişlerini, atalarını bırakmış geride hüzünle…

Celal Bey’de deden kalanları farklı yatırımlara dönüştürerek, mobilya üretim sektörüne girmiştir. Derken iç mimari ve tasarım ile eşsiz zevk ve vizyonunu birleştirince, İstanbul’da evlere, mekanlara ruh vermiştir sanatıyla..

Ama, çoğunluğumuzun da hayali olan, emeklilik, deniz, tekne ve sahil kasabası özlemi ile gelen sakin yaşantı tercihi son sekiz yıl boyunca onunda hayallerini süslemiş. Ve çocuklarının da heves ve teşviki ile ‘Dramalı’ yı açmış tüm dostların hizmetine.. Dostların hizmeti diyorum, çünkü bu mekan ticari bir işletmenin çok ötesinde duygu ve sevgi barındırıyor içinde.. dostlara özlem biriktiriyor duvarlarında.. derin muhabbetlere ev sahipliği yapıyor kalbinde.. kendi derinliğini de katarak tüm dostlara, dostluklara..

Dramalı, mutluluk vermek ve mutlu olmak için tasarlanmış, tüm sevenleriyle bir aile ocağı konseptidir, bir dost buluşma noktasıdır, bir sevgi çemberidir… huzuru kendine ilke edinmiş, enerjisi ile tüm insanları kendine kolayca çeken bir manevi güzellik ortamıdır.

Sabah kahvaltıda latin ve tango ile misafirlerini ağırlarken canlı canlı, akşamları caz ve Türk Müziğinin değişik renkleriyle, dost sohbetlerinin vazgeçilmez masalarıyla, ev sıcaklığında hizmet veren sımsıcak bir atmosferdir.

Ne zaman gitseniz Celal Ağabey ve Canan Abla kızı, oğlu ve geliniyle sizi kapıda karşılıyor tüm sevecenlikleri, samimiyetleri ile.. İç dizayndaki koltuklar, kanepeler, lambaderler onların güleryüz ve sevgileriyle buluşunca adeta yeni bir ruh kazanıyor iç mekan.. sizleri bir işletmede değil evlerinde ağırladıklarını hissediyorsunuz her gülüşlerinde..

‘Çocuklarda kökünü inkar etmesin diye Dramalı koyduk mekanın ismini’ diyor atalarını da özlemle yad ederek..Calal Ağabey.. yeni yaptırdığı ama geleneksel mimariyi bozmayan taş evden bahsederken.

Lezzetten bahsetmek en son aklıma geldi, sundukları sevgi o kadar doyurucuydu ki.. Önce lokal bir işletme gibi düşünmüş Celal Ağabey, yöreye özgü, yerele özgü, yerel kaynaklarla ama 7-8 ay içerisinde önce Ortakent ve Yahşi’den sonra tüm yarımadadan öyle bir ilgi ile karşılaşmış ki dünya mutfağına da açılmak zorunda kalmış. Ama ne yerseniz yiyin, ister yerel, ister zengin dünya mutfağından seçmeler ..en iyisinin, en lezzetlisinin ikram edildiğinden emin olun. Ve tadın derim.. yemeği, kahvaltıyı, dostluğu, mutluluğu, müziği,  DRAMALI’yı tadın derim.. yolu düşene..

 

Öner Yazıcıoğlu Ağabey, müdavimi mekanın, hayatına sonradan misafir olan rahatsızlığının getirdiği tekerlekli sandalyesi sanki tahtı olmuş kralın. Kocaçınar başlıyor anlatmaya gençlik yıllarını Günay Restoranda Günay Bey’in müdavimiydim diyor. Kafasını sağa çeviriyor eşi kahvesini yudumlatıyor, sola çeviriyor dostları viskisini sunuyor sevgi dolu bir rutinle..tüm engeline meydan okuyarak hayatı kucaklıyor aşkla… O an anlıyorumki aslında tüm engeller beynimizde, ne kolda, ne de bacakta… Öner Ağabey’in gülen yüzü, yaşam sevgisi, eksilmez mutluluğu bana okuduğum, yaşama dair tüm kişisel gelişim kitaplarının felsefesinden öte bir haz veriyor, güven veriyor.. her koşulda hayata ve Yardan’a.. ve tekrar ediyorum içimde ‘Mutluluk beyinde, ruhta, kalpte, zihinde.. olmasını bilene’

Diğer çınarım Celal Ağabey alıyor sazı eline tekrar ve başlıyor anlatmaya ‘Deniz tutkum, Maltepe’de büyüklerimizin teknelerini temizlemekle başladı, denizde olmak, denizi yaşamak teknemle hep hayaldi içimde’  diyor ve Bodrum’da artık emekli olarak,  bu mutluluğu yaşadığını belirtiyor yelkenlisi ile… emekli olarak diyor, çünkü Dramalı’nın sahibi ve işletmecisi olmak bir iş değil, dostlarıyla vakit geçirip, anılarını,  birikimlerini  paylaştığı bir hobi, içselleştirdiği bir güzel ev sahipliği…

2017 yılında Bodrum Cup yarışlarına giriyor teknesiyle pupa yelken ve tüm rakiplerinin oğlu, torunu yaşında gençler olduğuna aldırmadan… ve meydan okuyor gençlere denizde… tutkusuyla, coşkusuyla.. ‘Çok güzel seyir yaptık, yelken açtık, Yalıkavak’da kupa ile taltif edildik’ derken gözleri ışıldıyor mutlulukla.. O artık bir 2017 Bodrum Cup Şampiyonu.. kupasını Yalıkavak’da Başkan Mehmet Kocadon’un elinden alıyor gururla..ve Dramalı’nın başköşesini süsleyen kupanın hikayesi de ekleniyor zengin anılara…

Dramalı’da anı bitmez, sevgi bitmez, dostluk bitmez..

Tadın derim DRAMALI’yı tadın.. Bir de Şelale Şehnaz Sam’lı gecelere denk gelirseniz değmeyin keyfinize..

Sağlıcakla kalın, Sevgiyle olun..