DİPSİZ DÖNGÜ

11/03/2018 20:06 324

Bu gün ülkemizin içinde bulunduğu duruma sadece bizim dikkat etmemiz yetmez, bütün vatandaşların dikkatli olması gerek. Olağan üstü bir dönemden geçiyoruz çünkü. Bir tuzak içine düşme ihtimalimiz olan bu durumda, o kadar çok fazla ihtimaller var ki, bu girdabın yönünde, hangi birini irdelememiz gerek, karar vermekte zorlanıyoruz.Son zamanların gelişmeleri ve Afrin meselesinde AB ülkeleri ile ABD’NİN ve diğer ülkelerin takındığı tavırlar, çok önemli bir satranç hamlesine benzemekte adeta. Hani derler ya satrançta oynadığınız her taşta, yedi hamle sonrasını hesap etmezseniz, oyunda yenilgiyi peşinen kabul etmiş olursunuz. Harp oyunlarında da böyle olduğunu düşünülebilir.

Düzenli bir ordunun harp stratejisi başkadır. Teröristin ya da eşkıyanın ki başka. Düzenli bir ordu, eşkıya ile savaştığı zaman, karşısındaki düşmanı düzenli bir ordu gibi düşünmesi yanlış olur. Eğer düşman vur kaç taktiği ile sizi yıpratma eylemi yapıyorsa, buna düzenli ordu mantığı ile cevap vermeniz doğru olmayabilir. Düzenli ordunun eşkıya mantığı ile savaşmasını pek düşünemiyoruz. Eşkıyayı yöneten Amerika, eşkıya mantığı ile idare durumu idare etmeye çalışıyor. Her gün farklı bir demeçle karşımıza çıkmaları, bunun somut bir örneğidir. Amerika Vietnam’da, Vietkong çetesine karşı düzenli ordu mantığı ile 7 sene savaş verdi. ABD, sonundaonca maddi ve manevi( asker-silah-mühimmat ve moral) kayıptan sonra, Vietnam batağından acı bir deneyim kazanarak ayrılmıştı. Uğradığı bu yenilgi ve bedeli ağır olan savaş, uzun yıllar ABD silahlı kuvvetlerinde ve kamuoyunda travmaların yaşanmasına neden olmuştu.

Güneydoğuda, müttefik diye yıllardır kendimizi kandırdığımız Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’ye karşı olan eşkıyayı yönetmekte, terör gruplarına açık açık yardım yaparak, onlara eğitim desteği vermektedir. Tıpkı bir eşkıya mantığı ile onları yönetip ülkemize saldırmalarına vesile oluyor.Ancak bu çirkin ve bir dosta, bir müttefike yakışmayacak bu hain tutumu kimse anlamlandırmak istemiyor. Tam olarak bunun sebebini kimse bilmemektedir. Bilinen ve söylenegelen; bir Kürt koridoru oluşturarak, İsrail’in daha güvenli olmasını sağlamak ve başta su yolları olmak üzere, doğal gaz ile petrol sahalarının kontrolünü elinde bulundurmak. Bu arada bazı farklı yöntemlerle de tanışıyoruz. Afrin harekâtı başladıktan sonra, yaklaşık dört haftadır ekranlara çıkan seçilmiş, bilinç altı doldurulmuş bazı kimselerin, basmakalıp aynı sözlerini dinlemekteyiz. Emekli bir kaç general, bir kaç dış işlerinden emekli büyük elçi, birkaç siyasi, birkaç strateji uzmanı ve özel seçilmiş gazetecilerin aynı konuları tekrar tekrar temcit pilâvı gibi konuşmasını dinlemekten bıktık artık. Ülke savaş veriyor ama, birileri de ahkâm kesme derdinde. Sanki bu konuşmaları 5 TEPE DEKİLER dinleyip, ona göre strateji saptayacaklar gibi bir hal yaratılmakta. Aslında böyle programlarla toplumun zihni karışmakta, insanlar adeta oyalanmakta. Ekranda böyle meselelerin konuşulmasının yanlış olduğunu düşünmekteyim. Ülkemiz insanının düşüncelerini böylesine ulu orta yerde dillendirmesine de pek sıcak bakılmamalı. Bu harekâta gölge düşürecek her türlü tavır, davranış ve ifade için, büyük özen gösterilmeli.Olur olmaz analizlerden kaçınmalı.

Yıllar önce Avrupa Birliğinde Sorumlu Devlet Bakanı ve onun danışmanının AmericanEnterprice adlı düşünce kulübünde yaptıkları : ‘’ Bu adamdan yararlanın , süpürmeyin, bu adamı kullanın dedikleri cümleleri hatırlarmısınız ? ‘’ Usehimand do not sweephim’’ cümlesine kimse tepki göstermemesi düşündürücüdür. Bu cümleler bir partilinin o tarihteki Servekil hakkında söylememesi gereken sözler olduğuna inanırım.

Kendisini baş komutan gören kişiler, askerlikten anlamasını bekleyemeyiz. Böyle durumlarda Julius Caesar veya Adolph Hitler’in akibeti gibi sonuçlara katlanmasının kaçınılmaz olduğunu düşünmekteyim. Gelinen halde bir çok siyasinin yanlış sürdürdüğü politikaların neticesinde bu duruma geldiğimiz aşikâr. Önce bu günkü duruma nasıl geldiğimizi analiz etmemizde yarar olduğuna inanırım. Durumu analiz ederken şartlarıda ele almakta yarar vardır. En önemlisi doğru zamanda doğru hamlenin yapılması.

Dileğimiz, devletimizin ve ordumuzun zafiyete uğratılmadan, ( ABD, RUSYA ve AB) Afrinharekâtını  başarıyla sonuçlandırılmasıdır. Ordumuzun muzaffer olması için duacıyız.

SON SÖZ: ‘’ ALLAH’IM; DEVLETİMİZE, MİLLETİMİZE, ORDUMUZA, POLİSİMİZE VE TÜM GÜVENLİK UNSURLARIMIZA BAŞARILAR NASİP EYLE, BİZLERE ZEVAL VERME.’’