Deprem dediğiniz ne ki? (1)

10/10/2019 15:55 466

Günümüze kadar güncelliğini korumuş deyimlerdendir “Geçmiş zaman olur ki, hayali Cihan değer”

Gazete sayfalarından sizlere ulaştığım yazılar ve TRT mikrofonlarından, değerli okurlarıma seslendiğim konuşmalarımla ilgili bir kitap  hazırlığı içerisindeyim

Bu vesileyle, bundan uzun yıllar önce,TRT-1 radyolarının mikrofonlarından yaptığım eski konuşmaları ve eski köşe yazılarımı tekrar elden geçiriyorum.

Bir şey dikkatimi çekti.

Eğer tarihleri ortadan kaldırırsam; konular ve çözümleri nerede ise hiç değişmemiş.

Ya da “Vay canına, nerelerden nerelere gelmişiz?” dedirtecek cinsten.

Buna sizin de şahit olmanız için; bu radyo konuşmaları ile köşe yazılarımı 5 Ocak sütunlarında sizlerle sık sık paylaşmak istiyorum.

***

7 Şubat 2002 /13.30

DEPREM

Afyon depreminden sonra, yetkililerden açıklanan senaryolara göre, özellikle Marmara Bölgesi’nde hatırı sayılır yeni bir deprem olacağı kesinleşti.

Yani bir an önce tedbir almamız gerekiyor.

Aslında; Adapazarı, İzmit, Adana depremleri de birer “Haberci Deprem” niteliğinde idi.

Birinciden sonrakiler haber vererek geldiler.

Hatta bize hazırlanmamız için zaman da veriler.

Ama biz bu zamanları, doğru bir biçimde kullanamadık.

Doğrusunu söylemek gerekirse,Afyon Depremi sonrası,gerek devletin ve gerekse bu konu ile ilgili, Akut, Cankur  gibi sivil toplum kuruluşlarının , depremzedelere çok çabuk ulaşması gibi sevindirici gelişmeler de yaşadık.

Ama dikkat ederseniz, hazırlıklarımız hep“Deprem Sonrası” içindi.

Peki bu felaketin öncesi hazırlıklar yok mu?

Yani depremden önce yapılması gerekenler.

Elbette var.

Hem de pek çok.

En önemlisi ise “depreme dayanıklı” binalar yapmak.

Bir de zorunlu deprem sigortasını zorunlu hale getirmek.

Yapmayana cezai müeyyide uygulamak.

Ama işin en önemli bölümü de, vatandaşın ödeme gücünün Üstüne çıkmadan bu işi becermek.

Geçtiğimiz yıl yasalaşan “zorunlu deprem sigortası” vurdumduymazlığı halen devam ediyor.

Son depremde yıkılan binaların yüzde 80’inin sigortalı olmadığı ve sahiplerinin,tek kuruş alamayacağı açıklandı.

Resmi rakamlara göre, İstanbul’da toplam 12 milyon bina bulunuyor.

Bu binaların sadece 2.5 milyon tanesinin deprem sigortası var.

Aynı oranları Adana ve Mersin’e oranlarsak, burardaki binaların da yüzde 75’inin  sigortasız olduğu ortaya çıkar.

Geçtiğimiz günlerde inceleme fırsatı buldum.

Yeni hazırlanan “Yerel Yönetimler Yasası”nda bu konuda ciddi bir tedbir yok.

Yasanın genel çerçevesi, belediyelerin gelirlerinin paylaşılması ve de arttırılması yönünde.

Hala  bölgemizde bir “Afet Senaryosu” bile hazırlanmış değil.

Ya da bizim haberimiz yok.

(Devam edecek)