Bu sese kulak verin

13/07/2019 21:20 516

 

Haziran ayının son günleriydi, hava sıcak adeta nefes aldırmıyor. Böyle bir gün malumunuz insanlar oldukça gergin, sinirli, alıngan, saldırgan, tahammülsüz, sabırsız, anlayışsız vb. adına ne derseniz artık…

Mesela ben terlemeye başlamadığım andan itibaren çok gerilmeye ve tahammülsüz olamaya başlarım. İşte o günlerden bir gündü benim için…

Sıcaktan kurtulmak, bir anlık olsa da nefes almak için kendimi metroya attım. Metronun içi çok serin olmasa da, dışarıya göre çok daha iyiydi. Artık sakinlemeye başlamıştım.

Sonra metro hareket etmeye başladı ve içeride bir bağlama sesi yankılanmaya başladı. Telefondan kafamı kaldırıp etrafıma bakmaya başladım. Bi baktım genç bi çocuk, yani 18’inde bile olmayan biri eline almış bağlamayı oturduğu yerde tıngırdatıyor…

Bağlama ile yaptığı girişten sonra birde türkü okumaya başladı. Sesi de fena değildi. Çıplak ses, metronun gürültüsünü renkli, tatlı, eğlenceli kısacası hoş bir hale getiriyor. 1 durak ilerledikten sonra genç adam sustu dedim ‘galiba mini konser bu kadardı’…

Ama değilmiş, açılan kapıdan içeriye giren çocuklu kadına yerini veriyor. Genç müzisyen yerini verdikten sonra bağlama sazına bir kez daha vurdu. Tamam dedim konser bitmemiş. Genç müzisyen sazı ile sözü ile adeta kulaklarımızın pasını sildi.

İşte bu kişilere ‘Sokak Sanatçıları’, ‘Sokak Çalgıcıları’ yada ‘Sokak Müzisyenleri’ deniyor. Sokakta çalmak gerçekten cesaret ister, insanın mangal gibi yüreği olacak ki, o an da gelebilecek her hangi bir eleştiriye rağmen işine devam edebilsin.

Metroda Sokak Sanatçısının konseri eşliğinde ilerlerken 2. durağa geldik, yine Sokak Sanatçısı sesinin ve bağlamasının volümünü minimize etti. 3. durakta, 4. durakta, 5 durakta ve diğer duraklarda aynı şeyler yaşandı. Sokak Sanatçısı sustu yolcular içeri girdi, kapılar kapanıp metro hareket ettiğinde sokak sanatçısı konserine kaldığı yerden devam etti.

Meğer sokak sanatçısı, metro durakta durduğunda güvenlik personelinden kendisini saklamaya çalışıyormuş. Her ne kadar Adana’da yaygın olmasa da ülkemizde sokak sanatçıları ortaya muhteşem eserler çıkartabiliyorlar. Şu ana kadarda Sokak Sanatçılarından şikayet eden birini duymadım da, görmedim de…

Ben Sokak Sanatçılarını sonuna kadar destekliyorum. Çünkü insanlar müziğin sesi karşısında ne kadar gergin ve sinirli olsa da yumuşayabiliyor, yüzünde bir tebessüm oluşabiliyor. Daha da önemlisi insanların kalbini yumuşatıyor. Bu nedenle de sokak sanatçılarının hem maddi olarak, hem de manevi olarak yumuşatılması gerektiğini düşünüyorum.

En azından metroda sanat icra eden kişilerin duraklarda görevli güvenlik personelinden korkmaması gerekiyor. Sanatını en özgür bir şekilde icra edebilmelidir. Çünkü insanlar sokaktan yükselen müziğe kulak veriyor, yerel yönetimlerinde bu sese kulak vermesi gerekiyor. Yerel yönetimlerin en azından Sokak Sanatçılarını bir yerde toplayabilmesi ve bu insanların profesyonel sanatçı olabilmeli için eğitim vermesi yardım eli uzatması gerektiğini düşünüyorum.

Eğer halk sokaktan yükselen bu sesi dinleye değer görüyorsa, günün stresinden uzaklaştırabiliyorsa bu kişilerin ayakta alkışlanması gerekmiyor mu? Genç bir çocuk sanatını icra etmek için adeta metro da güvenlik personelinden bir hamle görmemek için kendisini gizleye çalışması gerçekten beni çok üzdü. Şayet o an, o dakika duraklardaki güvenlik personelinden her hangi biri bizi; sazı ve sözü ile eğlendirmeye çalışan gence müdahale etseydi, bende metrodaki diğer yolcular ile birlikte güvenlik personeline tepki gösterecektim.

Olay yaşandı bitti ama izleri hale içimde sıcak duruyor.