BODRUM’A YAZIK ETMEYELİM

15/08/2019 02:41 775

 

En çok zorlandığım konulardan biri bayram yazılarıdır.

Biliriz ki; bayram umuttur, bayram dayanışmadır, bayram sevgidir ve en önemlisi de bayram barıştır.

Barışa hasretimiz devam ediyor.

Sevginin yerini kin ve nefret söylemleri almış.

Kişisel dayanışma neyse ama toplumsal dayanışma giderek azalıyor.

Kaldı geriye umut!

Umudumuzu da yitirdik mi, yaşamın bir anlamı kalmıyor.

O zaman yapmamız gereken umudumuzu hep diri tutmak.

Korkuya yenik düşmeden, endişelerimizi unutmadan, mantıklı kaygılarımızı göz ardı etmeden ama hepsinden önemli, enseyi karartmadan, umudumuzu yitirmeden yaşamayı öğrenmek zorundayız.

Bu uzun girişe niye gerek duydum!

Doğduğumuz yeri elbet unutmayız ama öncelikle yaşadığımız yere karşı sorumluyuz hepimiz. Bulunduğumuz coğrafyayı yaşanabilir kılmak için her birimize düşen çok önemli görevler vardır.

Yapmamız gerekenleri bir kenara koyup, öncelikle yapmamamız gerekenlerden başlayalım isterseniz.

Bodrum’u anlatmaya gerek yok.

Bodrum da yaşamak gerçek anlamıyla bir ayrıcalık ve biz ülkenin farklı bölgelerinden gelerek Bodrum’u tercih eden dışarlıklılar! Yani yabancılar bunun fazlasıyla farkındayız.

Bodrum’un yerlileri; Bodrum’un en bakir, en doğal halini de bildikleri için onlar belki fark etmeyebilir ya da bu çarpık kentleşmeden rant elde ettikleri için durumdan hoşnut da olabilirler.

Ancak son yıllardaki hormonlu büyüme, kaçak yapılaşma, deniz kirliliği, kıyıların yağmalanması, trafik ve alt yapı sorunları Bodrum’u öyle bir hale getirdi ki; giderek neredeyse tersine göç başlayacak.

İki dönemi yitik kent Bodrum da birikmiş sorunların öyle kolayca çözülemeyeceğini de bu kentte yaşayan herkesin bildiğinden eminim.

Oldukça yüklü bir borçla belediyeyi devralan yeni Başkan Ahmet Aras’ın bu ekonomik sorunu çözeceğine ve bu konudaki iyi niyetine Bodrum halkının güveni sonsuzdur.

CHP nin yeniden kazandığı tüm belediyelerde benzer sorunlar var ancak, o belediyeler başka siyasi partilerden alınmış belediyeler. Aras’ın şanssızlığı bir CHP li belediyeyi, bu kadar borçla ve böylesine sorunlar yumağıyla devralmış olması.

Geçmiş dönemde Büyükşehirle ilçe belediyesi arasında yaşanan anlamsız çekişmelerin, ego savaşlarının bu dönem yaşanmayacağı konusunda olumlu izlenimler var.

Hazırlıkları yapılan 5 yıllık stratejik plan çalışmaları ve proje karşılığı alınacak kredilerle tüm bu sorunların çözülmesi için samimi çabaların olduğunu görüyoruz.

Belediye Meclisinin an itibariyle başkan ve ekibinin hızına ayak uyduramadıklarını bilsek de, Başkan Aras kendisine tanınan krediyi en iyi şekilde kullanacak ve kendisine güvenenlerin yüzünü kara çıkarmayacaktır.

5 yıl sürecek bu zorlu yolculukta kimi zaman yol kazaları olacak, kimilerinin nefesi bu yarışı tamamlamaya yetmeyecek ya da zaman içerisinde gerçek yüzleri görülecektir.

Bu anlatmaya çalıştığımız konular belediye yönetimiyle çözülecek ve Bodrum’u rahatlatacak konular.

Ancak asıl sorun; ne alt yapı, ne kanalizasyon, ne arıtma, ne katı atık!

Asıl sorun; Bodrumu, belediyeyi ve CHP yi uzun yıllardır istedikleri gibi dizayn etmiş, Bodrum’un rantını aralarında paylaşmış olan siyaset baronlarında.

Onlar geçmişte ellerinde tuttukları statükonun ayaklarının altından kayıp gitmesini bir türlü hazmedemiyorlar.

Her fırsatta, belediyenin, Başkan ve yöneticilerin bir açığını yakalamak için aportta bekliyorlar. Ancak hepimizin bildiği bir gerçek vardır ki; iş yapan hata da yapar, yanlışta!

İlk kez böyle bir görevi yerine getirmeye çalışan, siyasetin kirli kulvarlarında bulunmamış, zamanla yarışan bir belediye başkanı var elimizde ve biz onu yıpratmak, itibarsızlaştırmak için her yolu deniyoruz.

Peki bundan kim zarar görür?

Yapmayın efendiler, Bodrum’a yazık etmeyin.

Birilerine yaranmak, kişiler hırs ve çıkarları uğruna Bodrum için yakalanmış bu fırsatı heba etmek isteyenlere karşı durmak Bodrum sevdalısı hepimizin görevi olmalıdır.

Unutmayalım ki başka Bodrum yok.