BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: TÜRKİYE KÜÇÜK MİLLET MECLİSİ

18/09/2019 22:30 561

 

            Sanatçı Şanar Yurdatapan’ın girişimleriyle 12 yıl önce başlatılan ve şu ana kadar gönüllü insanların özverileriyle aralıksız toplantılar yapan Türkiye Küçük Millet Meclisi bileşeni platformlar, Türkiye’de çok zor bir işi başardılar.

            Kurulduğu yıllarda kutuplaşmanın daha yaygın olduğu ve insanların diyalogdan kaçındığını düşünecek olursak, farklı siyasal görüşlerden insanları bir araya getirerek belli bir gündem etrafında ortak akıl arama çalışmasının ne zor bir iş olduğunu takdir edersiniz.

            Israrla ve inatla hiç yılmadan, vazgeçmeden bu kadar uzun bir süre devam eden böyle bir platform ya da çalışmanın başka bir örneği sanırım yoktur.

            Kimi dönemlerde 30 ilin üzerinde bir örgütlenmeyle Türkiye ve bölge gündemlerini takip eden, yön veren, konuşmaları raporlayan ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaşan bu efsane çalışma az sayıda insanın fedakar, cansiparene gayretleriyle ancak bu günlere gelebildi.

            Kuşkusuz ilk günlerden itibaren topluma hakim olan önyargılar bizim çalışmalarımızı da etkilediği gibi çoğu zaman “bu değirmenin suyu nereden geliyor?, Bu çalışma kime hizmet ediyor?” türünden eleştiri ve suçlamalarla karşılaşmadık değil!

            Ancak başından itibaren şeffaf bir çalışma sergileyen Türkiye Küçük Millet Meclisi tüm bu engellemelere, karşılaşılan maddi zorluklara ve önyargılara rağmen; katılımcıların önyargılarını salonun dışında tutmayı başarmış, Türkiye de örnek bir atölye çalışması gerçekleştirmiştir.

            Bir anlamda “vekil-müvekkil buluşması” da diyebileceğimiz aylık eşzamanlı; değişik illerde gerçekleştirilen toplantılardan çıkan ortak payda raporlarının TBMM .de farklı siyasi partilere mensup milletvekilleri tarafından kamuoyuna açıklanmasının ötesinde, ilgili meslek kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları, Siyasi Partiler ve Sendikalara gönderilmesi yapılan işin önemini gösteren en önemli kanıt oldu.

            2012 yılından itibaren kimi arkadaşların destek ve katkılarıyla sürdürdüğüm Bodrum Küçük Millet Meclisi toplantılarında Bodrum da bulunan tüm siyasi parti ya da gruplara mensup kişilerin katılımını sağlamak kuşkusuz öyle kolay olmadı.

            Ama bugün geldiğimiz noktada Bodrumda diyaloğa dayalı bir konuşma, tartışma kültürünün gelişmesinde bu toplantıların çok büyük katkısı olduğunu söylersem abartı olmaz diye düşünüyorum.

            Giderek daha da kirlenen siyaset ortamında, kutuplaşmanın, kin ve nefret söylemlerinin zirve yaptığı günlerde birbirlerine düşman görünen kişi ve grupları bir masa etrafında toplayabilmeyi başardık.

            Kaldı ki ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz barış dilinin yerleşmesi için bu tür platform ve oluşumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.

            Kimi kurum ve kuruluşların bilinçli karşı duruşlarına, özellikle de iktidar partisinin çok fazla ilgi göstermemesine karşın Bodrum dahil yurdun dört bir yanında inançla sürdürdüğümüz bu çalışmalarda bizlere önemli lojistik destek veren İstanbul’da bir avuç arkadaşın çabalarıyla ayakta kalan bir mutfağımız vardı.

            Toplantılarla ilgili tüm görsel ve yazılı bilgi, belgelerin hazırlandığı, çalışmaları yönlendiren bu mutfağımız ne yazık ki kapandı.

            AB dahil, kimi uluslararası kuruluşlardan, kimi zaman da Türkiye AB ofisinden proje karşılığı aldığı desteklerle ayakta duran, bu kadar uzunca bir süre bu çalışmaları organize eden arkadaşlarımız gerekli finansmanı sağlayamayınca zorunlu olarak İstanbul ofisini kapatmak zorunda kaldılar.

            Ancak ayrımsız tüm iller mutfak olmasa da bu çalışmaları yerel imkanlarla sürdürme azim ve kararlılığını sürdürüyorlar.

            Kişisel çıkar ve egoların hakim olduğu toplumsal ilişkiler ağı içerisinde temiz kalmayı başarabilen, hiçbir güç odağına yaslanmadan bu çalışmaları bu güne kadar getiren arkadaşlara, başta sevgili Şanar Yurdatapan’a hepimizin bir teşekkür borcu olduğunu düşünüyorum.

            İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya, Malatya, Kayseri, Elazığ, Diyarbakır, Batman, Iğdır, Kars, Mersin, Adana, Hatay, Bodrum, Adıyaman, Muş, Mardin, Trabzon, Van ve kimi zaman bu çalışmalara katılan diğer illerdeki sorumlu arkadaşlarımız, katılımcılar belki de farkında olmadan iz bırakacak, örnek olabilecek bir projenin gönüllü neferleri oldular.

            Diğer arkadaşlarım gibi ben de böylesine anlamlı, kalıcı toplantıları sürdürmeye gayret edeceğim. Bodrum Küçük Millet Meclis toplantılarına katılan, katkı koyan herkese ben de buradan teşekkür etmek istiyorum.

            Sivil toplum kuruluşlarının yararına, işlevine inanan tüm duyarlı yurttaşları da bu farkındalık yaratan çalışmaya, Bodrum Küçük Millet Meclisi toplantılarına katılmaya, destek vermeye çağırıyorum.

            Türkiye Küçük Millet Meclisi türü platformların, çalışmaların daha da yaygınlaştırılması, ülkemiz demokratik yaşamına da çok büyük katkı sağlayacaktır.