Basın gücünü kaybediyor

02/11/2019 19:32 152

 

Basının dünyada ‘4. Kuvvet’ olduğu söylenir, fakat artık herkes biliyor ki medya eski gücünü kaybetti. Bu sadece ülkemizde değil tüm dünyanın sorunu. Gazete, dergi, televizyon ve radyo gibi kitle iletişim araçlarının tamamı ağır eleştirilere maruz kalıyor.

Örneğin televizyon kanallarında yayımlanan kadın programları birçok kişiye göre çok saçma ve gereksiz. Toplumun diğer bir kitlesine göre akşam kuşağında yayımlanan diziler şiddet içeriyor. Bir başka kitle ise belgesel programlarında hayvan katliamı var. Bir kitle ise televizyon haberlerini çok abartı buluyor. Spor programlarında ise yorumcuların hakarete varan ifadeler kullandığını söylüyor. Magazin haberlerini insanlar kurmaca olarak değerlendiriyor. Peki bu televizyoncular ne yapacak? Hangi kitlenin talebini yerine getirecek?

Aynı şekilde gazetelerinde hepsinde aynı haberlerin ve fotoğrafların olmasına yönelik zaman zaman ağır eleştiriler yapılıyor. Ama gazeteler tıpa tıp aynı değil ki… İnsanları gazetelerin ilk sayfasına bakarak yaptıkları eleştirilerle büyük yanlış yapıyor.

Elbette eleştiriler olmalıdır ama doğru eleştirilerle doğru kararlar alınabilir. Mutla her insan yaptığı eleştirilerin doğruluğunu ortaya sağlam savlarla koymalıdır. Ancak o zaman belki yapılan bu eleştirilerin doğruluğu ortaya çıkabilir.

Son dönemlerde medya artık çeşitli algılarla yıpratılıyor, saygınlığı ve itibarı giderek azalıyor. En üzücü durum ise bu durumun sadece Türk Basını ile sınırlı olarak değerlendirilmesi… Bu aslında en yanlışı…

Gerçek olanı Türk Medyası haber olarak gördüğü her şeyi harfi harifiyen yazmasıdır. Bu konuda çok ciddiyim. Yurt dışından gelen basın çalışanları görmüş üst düzey bürokratları karşılarında gördüklerinde bırakın görüntüsünü veya fotoğrafını çekmeyi adeta esas duruşa geçiyor.

Pek çok ülkede ciddi düzeyde basına sansür uygulanıyor. Ama Türkiye’de gazeteciler polis, jandarma, siyasetçi, akademisyen, bürokrat veya herhangi bir sivil toplum kuruluşu başkanına karşılaştığı her ortamda istediği soruyu sorabiliyor. Gerçek böyleyken yapılan eleştirileri pek çoğunu doğru bulmuyorum.

Hatırlar mısınız? Geçen yıl Suriye’ye yasadışı olarak giriş yapan Japon gazeteci yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmiş ve ardından Hatay’a getirilmişti. Bunun üzerine Japonya’dan bu kişiyi teslim almak üzere bir heyet gelmişti. Söz konusu heyet henüz Hatay’a ulaşmadan çok sayıda Japon gazeteci Hatay’a gelmişti. Japon gazeteciler ile birlikte Hatay İl Göç İdaresi Müdürlüğü önünde beklerken, Japon heyet geldi. Türk gazeteciler olarak bizler Japon heyeti görüntülemeye çalışırken, Japon gazeteciler heyetin ne kamera kaydını ne de fotoğrafını çekebildi. Hepsi başlarını öne eğip heyetin içeri giriş yapmasını bekledi.

Bu durumu aralarında Türkçe konuşabilen Japon bir gazeteciye merak edip sormuştuk. Aldığımız cevap, “Biz bürokratlarımızın görüntüsünü ve fotoğrafını her zaman her yerde çekemiyoruz” olmuştu. İşte Türk medyasında böyle bir sınırlama yok. Herhangi bir olay durumunda bırakın fotoğrafını çekmeyi soru yağmuruna tutuyoruz. Aradaki fark ortada…

Gerçekler böyleyken Türk Basınına yapılan eleştirilerin büyük bir bölümü haksızlık olmuyor mu? Tamam ülkemizde medyanın bazı eksiklikleri var zaman zaman bende bazı yanlışlıklar görüyorum ve buluyorum. Ama kamuoyunu bilgilendirme adına gazeteciler sahada üzerine düşen görevi yerine layıkıyla getirdiğinin bilinmesini isterim.