BARIŞ PINARI HAREKATI AMACINA ULAŞTIMI?

21/10/2019 22:05 368

09 Ekim 2019 Pazartesi günü başlayan, ‘Barış Pınarı Harekatı’ planlandığı gibi, başarıyla sürerken, ABD heyetinin Ankara ziyareti sonucunda, ilkesel olarak anlaşmaya varılması sonucu, şimdilik kaydıyla durduruldu. Harekatın 10. günü geride bırakıyoruz. Anlaşmaya göre 5 gün(120) içinde, YPG,PYD gibi unsurlar, 450x35 km. alandan çekilecek. Sadece çekilmekle kalmayıp, başta silahları ve mühimmatları teslim edecekler, kazdıkları tünel, dehliz gibi siperleri de imha edecekler…Ancak bu şartlar yerine getirildiği takdirde Türk Ordusu harekata devam etmeyecek, kontrol kuleleri ve kontrol alanları oluşturacak.

Bir tarafta bunlar hayata geçirilmeye çalışılırken, diğer tarafta neler oluyordu, onlara bir göz atalım…

ABD ve AB ülkelerinden yani NATO ülkelerinden ambargo tehditleri geliyor, silah satışı ve birtakım sınırlandırmalar söz konusu. “Müttefiklerimiz” terörden ve terör örgütünden söz etmiyorlar!. Göçmenlerden söz etmiyorlar!. ABD’den gelenlerin talepleri reddedildi.

Bu arada Ankara, Menbiç ve Ayn el Arap konusuna odaklanmış durumdayken, ABD, İngiltere ve Fransa bölgedeki tesislerini ateşe verip, geri çekildiler. PYD ise rejim güçleri ile anlaşarak, Esad askeri parkası ile bölgeye girdi. Bu arada operasyonun derinliği, 33 km’ye kadar uzamış durumda.

Rusya ise Ankara ile Şam yönetimini masaya oturtma çabasında.

Son gelen bilgilere göre 80’e yakın yerleşim yeri terörden temizlendi. Ama geride daha çok geniş kontrol altına alınması gereken yer var.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey… ABD’nin Suriye’de ateşkesin sağlanması konusundaki girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından şimdi ABD’nin tepkisinin ne olacağını göreceğiz. ABD Halkbank’ı kaşırsa biz de İncirlik’i kaşırız. Eğer ambargo uygularsa ve NATO üyesi birkaç ülke kendi müttefiklerine karşı eğer bir terör örgütünü destekleyeceklerse bu NATO’nun geleceğini tartışmaya açmak olur. Eğer ABD Türkiye’nin mal varlığına el koyacak olursa Türkiye’nin de el koyacağı şeyler bulunur. ABD bu akılsız politikanın faturasını çok ağır öder. Umulur ki, böyle bir hata yapmasınlar.

ABD’de Türkiye’nin Suriye operasyonuyla ilgili tartışmalardan biri de, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’nın kara ayağında kullandığı, Özgür Suriye Ordusu unsurları. ABD’li üst düzey bir yetkili Suriye’de sahadaki gelişmelere ilişkin düzenlenen basın brifinginde bu konuya değindi. “Kendi askerlerini kullanabilirlerdi ama yer yüzünden silinmesi gereken bu çete, haydut ve korsanları kullanmayı tercih ettiler” dedi. Bunları not ettik. Haydut çetesi kim göreceğiz!.

10 günde bine yakın terörist öldürüldü. Bunun iki katı kadar yaralı ve teslim alınan var. Sığınaklarda bekleyenler ise mevzilerini terk etmeye başladılar. Çünkü örgütle bağlantıları kopartıldı, ikmal yapılamıyor. Dahası Amerika’nın kendilerini kendi emelleri için kullanmasını içine sindiremeyenler de seslerini yükseltmeye başladılar. Nitekim örgütteki çözülme, dağılmayı da beraberinde getirmiş olup, cepheden gelen son bilgilere göre, 600’ü aşkın terörist, silahlarını bırakıp, mevzileri terk edip, kaçmış.!

ABD’ye göre “Türkiye’nin operasyonu olası savaş suçları koşullarını yaratıyor!” Tabii kendisinin bölgedeki savaş suçu niteliğindeki uygulamalarının bilinmediğini sanıyor.

Trump’a göre, “Türkiye’nin askeri operasyonu sivilleri tehlikeye atıyor, bölgede istikrar, barış ve güvenliği tehdit ediyor.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’a net şekilde söyledim: Türkiye’nin operasyonu insani krize neden oluyor ve olası savaş suçları koşullarını yaratıyor” ifadelerini kullandı. Zaten o medya ya düşen tehditkar mektubu da işin tuzu biberi oldu.

Müttefiğimiz’e (!) bakın: “Türkiye liderleri bu tehlikeli ve yıkıcı yolda ilerlemeye devam ederlerse, Türkiye ekonomisini hızlı bir şekilde yok etmeye hazırım” dedi. Bizim ekonomimizi çökertecekmiş.!!!

Esper, Türkiye’nin operasyonunun çok sayıda tehlikeli IŞİD’linin serbest kalmasına yol açtığını savundu. “Türkiye’nin sorumsuz eylemleri yüzünden askerlerimize yönelik risk kabul edilemez düzeye ulaştı. Başkan’ın talimatıyla, ABD askeri personelinin çekilmesi planını uyguluyoruz” dedi. BUkerameti kendinden menkul zevat, IŞİD olayını böyle ele alırken, Türkiye’nin 1984’den beri teröre verdiği maddi ve manevi kayıpları görmezden geliyorlar.

ABD Savunma Bakanı diyor ki; “IŞİD’in yeniden ortaya çıkması olasılığı, olası savaş suçları ve insani kriz dahil operasyonun sonuçlarının sorumluluğu tamamen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aittir. Önümüzdeki hafta NATO’da müttefiklerimizi toplu ve bireysel diplomatik/ekonomik önlem almaya çağıracağım.” Bunlar Türk halkını da, Erdoğan’ı bu anlamda tanımıyorlar.

Haberlere bakıyorum: ABD Temsilciler Meclisi, Donald Trump’ın Suriye’nin kuzeyinden asker çekme kararına karşı çıkan tasarıyı onayladı. Tasarı, Türkiye’nin askeri operasyonu durdurmasını ve PKK/YPG-PYD’nin desteklenmesini de içeriyor. Halbuki kısa süre önce Suriye ile ilgili bir açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, “Birçok açıdan PKK, terör ve terör tehdidi bakımından muhtemelen DEAŞ’tan daha kötü” itirafında bulunmuştu…

ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde başlattığı “Barış Pınarı Harekatı’nın” sona ermesi için harekatla ilişkilendirdiği Erdoğan ve Türk yetkililere ve savunma sanayii ile ilişkilendirilen bankalara yönelik yaptırım tasarısını kabul etti.

ABD ile eş zamanlı olarak, AB’nin BM GK’ da ki 5 daimi üyesi İngiltere, Fransa, Almanya, Polonya, Belçika ve Estonya, Türkiye’ye bir çağrıda bulunarak, Suriye’nin kuzeyinde yuvalanan terör örgütü PKK/YPG’ye karşı yürütülen Barış Pınarı Harekatı’nın derhal sona erdirilmesi gerektiğini bildirdi.

Son gelen bilgiye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile görüşüp görüşmeyeceği netlik kazanmazken 22 Ekim’de Putin ile görüşeceği açıklandı.. Dost ve müttefik geçinen ABD ve AB ülkelerinin bu iki yüzlü davranışlarına ve tehditlerine boyun eğmeyeceğiz. Ellerinden geleni arkalarına koymasınlar. Böyle dost ve müttefik olmaz olsun.Bizim haklı davamızda, hükümetimizin, devletimizin arkasındayız. 80 milyon insanımız kenetlenmiş, tek vücut olmuş. Kimse bu haklı davaya ket vuramaz.

SON SÖZ: ‘’ BEN EZELDEN BERİ DİR HÜR YAŞADIM, HÜR YAŞARIM. HANGİ ÇILGIN BANA

ZİNCİR VURACAKMIŞ ŞAŞARIM.!!!!!