Bağlama virtüözü

24/02/2019 14:51 869

Çocukluğumda her pazar radyodan halk müziği tınıları bütün evi kaplardı. Herkesin çocukluğuna dair unutmadığı sesler vardır. Benim için de öyle… Ali Ekber Çiçek, Arif Sağ, Erkan Oğur, Cengiz Özkan, İsmail Hakkı Demircioğlu, Neşet Ertaş, Muhlis Akarsu, Sabahat Akkiraz ve daha niceleri…

Sazın dinlendirici bir yanı vardır benim için. Hüzünlendirici olduğu gibi. Hatıralarımın arasında dolaşırken araya giren bir bağlama sesi mutlaka vardır. Büyürken yeni sesler keşfederken halk müziğini bir kenara bırakmadım. Her zaman benim yol arkadaşımdı. O türküler binlerce kulağa konuk olmuş ve yüzyıllar boyunca geçerliliğini hep korumuş, korumaya da devam edecektir. Ben bu yazıda halk müziğinin ne kadar önemli olduğundan değil ne hissettireceğinden bahsedeceğim.

Hislerimin yolunu türküler belirlerken bu hislerin tercümanlarından biri de yarın Adana’ya konuk olacak bir sanatçı. Kavramların olur olmadık herkes için kullanıldığı bir dönemde “sanatçı” kavramını sonuna kadar taşıyan biri…

Bağlama virtüözü demek onu tam olarak tanımlayacaktır. İşte pazar günleri evime konuk olan, hem sesi hem de bağlamasıyla sizi Anadolu coğrafyasında gezdirir. Ustalarının yolundan hiç sapmadan ilerliyor. Kurduğu Gezici Bağlama Atölyesi ile Erzurum, Erzincan ve Tunceli’deki çocukları bağlama ile tanıştırıp onlara ders veriyor. Halk müziğini yaşatıp, çocuklarla tanıştırıyor.  Onun bu çabasını ve halk müziğine bakışını onun sözleriyle anlatmak daha doğru olur: “Halk, halk müziğinden yeterince faydalanıyor mu? Biz ondan ne kadar faydalanıyoruz derseniz, yeterince faydalanmıyoruz. Orada duruyor halk müziği. Veysel’i anlamaya çalışırsan orada, çaldıkları, söyledikleri, yazdıkları ortada. Harabi’yi anlamak istersen, Pir Sultan’ı anlamak istersen, Karacaoğlan’ı anlamak istersen orada duruyor, biz onlardan ne anlıyoruz? Asıl soru bu. O da eğitimle olur, gençleri meraklandırmak lazım. Şelpe tekniğinin ipuçlarını aldığımız Ramazan Güngör ustaya soruyorlar, ‘Senin bu çok özel çaldığın bir teknik. Senden sonra da çalan yok, ne yapmak lazım’ diyorlar. O da tek kelime söylüyor: ‘Meraklandırmak lazım!’ Bu çok önemli, merak uyandırdığınız zaman gençlere, o bir şekilde dibine kadar ulaşır, her şey bir merakla başlıyor. Ben de çocuklarımızda, gençlerimizde bu merak uyansın diye çabalıyorum”

Evet bu sanatçı kim diye soracak olursanız ve yarın Adana’da onu dinleme imkanınız var. Eve bu kişi Erdal Erzincan…