Aziz Nesin usta

23/09/2019 22:38 1209

 

Geçtiğimiz günlerde, yurt dışındaki dostlarımdan biri; eniştem, meslekteki ustam Aziz Nesin’in “ölüm yıldönümü dolayısıyla” diyerek onu anmış ve hayatından bir kesit yollamış bana.

Kendisine teşekkür ediyorum.

Ancak yolladığı bilgilerde, ufak tarih düzeltmeleri yapmak ihtiyacı duydum.

Bu düzeltmeler için; Ali ile Ahmet’in annesi olan teyzemin kızı Meral ablamı arayarak ondan teyid aldım.

Asıl adı Mehmet Nusret Nesin olan Aziz usta’nın, daha küçük yaşta başına sarık bağladılar, sırtına da cübbeyi geçirdiler.

Aldığı din dersleri sonucu, Kasımpaşa Büyük Camiinde, öğle namazlarından sonra Kur’an okudu.

Öyle ki; onu dinleyenler ağladı ve tecvit bilmesine şaşırdı.

Hafızdı, ama yaşı küçüktü.

Öyle ki, annesi oruç tutmasını bile istemiyordu.

Önceleri babası, sadece Ramazan’ın ilk ve son günü oruç tutmasına izin verdi.

Oysa o çocukluğunda bile aksatmadan orucunu tuttu.

Ramazanda kimi günler tekkede zikire kaldı..

Üstünde beyaz bir entari, bir hırka, başında tepesi tuğralı bir arakiye vardı.

Semahanenin ortasında on tane derviş dönüyordu.

Onlardan biri de Mehmet Nusret’ti.

Dervişler yanaklarına, uçları sivri şiş batırıyordu.

Mehmet Nusret çocukluğunu hiç yaşayamadı.

Hiç çember çevirmedi.

Zıpzıp bilye hiç almadı.

Uçurtma uçurmadı; körebe, elim sende, uzun eşek, birdirbir oynayamadı.

“Çocuk olmuş tek bir günüm yok” diyecekti yıllar sonra.

Define arayan babası ise, II. Abdülhamit hayranıydı.

Mustafa Kemal’i hiç sevmiyor ve ona “Kör Kemal” diyordu.

Çevresi de öyleydi.

Bağlı olduğu Çürüklük Derğahı şeyhinin oğlu, Ankara’daki millicilerle savaşmak için Kuvay-i İnzibatiye’ye  yazılmıştı.

Oysa Galip amcası, Kuvayı Milliye’den yanaydı.

Garplılaşmadan yanaydı, medeniyetten yanaydı.

Yıllar sonra şöyle diyecekti;

“Galip Amca olmasaydı, beni okutup yetiştirmeseydi, ben bu günkü ben olamazdım. Anama ve ona çok şey borçluyum”

Annesi oğlunu hükümet mektebine vermek istiyordu.

Babası ise hükümetten gelen her şeye karşı idi.

Onun isteğine göre oğlu Mehmet Nusret, hafız, derviş, ya da sarıklı hoca olacaktı.

O dönem “tenasur” yani “Hristiyan Olmak” diye bir söz dolaşırdı.

Babasına göre, hükümet mektebine gidenler tenasur ediyor ve kafir oluyorlardı.

Osmanlı bitmiş Cumhuriyet kurulmuştu.

Babası nasıl kızmasın; Çürüklük Tekkesi Şeyhinden “Postnişin İcazeti almıştı; yani kendisi tekke kurabilecekti.

Ancak Cumhuriyet tekkeleri kapattı.

Babasının istemediği Cumhuriyet, yıllardır işsizlik çeken amca Galip Hoca’yı Gebze’nin Balçık Köyü’ne öğretmen atadı.

Öğrencisi Mehmet Nusret ise, o istenmeyen Cumhuriyet sayesinde ilk parasını kazandı.

50 kuruş…

Yeni yasaya göre, artık imamlar sınavdan geçecek ve başarılı olamayanların imamlığı ellerinden alınacaktı.

Mehmet Nusret, Kasımpaşa Pazar yerinin dibinde bir caminin imamına, haftada 50 kuruş Tecvid ve Arapça dersleri verdi.

Ama Cumhuriyet, Mehmet Nusret’in yaşamını kökten değiştirdi.

1924’te İstanbul Süleymaniye’deki devlet okulu olan “Kanuni Sultan Süleyman İptidai Mektebi”ne üçüncü sınıftan başladı.

O ressam olmak istiyordu.

Annesi ise “deniz subayı olsun” diyordu.

12 yaşında , annesini veremden kaybetti.

Onun son sözü “Oğlum yatılı okuyor, gözlerim açık gitmeyecek” oldu.

Darüşşafaka ve ardından Kuleli Askeri Lisesi.

Mehmet Nusret subay çıktı.

Zamanla da Aziz Nesin oldu.

Yazdıklarıyla, söyledikleriyle toplumda yepyeni tartışmalar yarattı.

Ve topluma aynalık etmek suretiyle kendi kendini yargılamasına iterek halkın aydınlanmasına yol açan “mizah ustası” ve dava adamı oldu.

Ölmeden hemen önce verdiği bir röpörtajda şunları söyledi;

“Yarın bu günden kötü olacaktır .Çünkü dün bu günden iyi idi”

O , toplumun bir kesimini, medyayı ve mevcut yönetimleri ince çizgilerle hep eleştirdi.

Bir gün “Allah’a en yakın ilimiz hangisi lan Adanalı?” diye sorduğunda, ben “Konya,Kayseri, Erzurum” falan diye sayarken sözümü kesmişti:

“Bilemedin, Allah’a en yakın il senin memleketin Adana…Çünkü; siz onu mutlu olduğunuzda zikirle, kızdığınızda da küfürle her zaman anıyorsunuz” dedi.

Biliyorum, sen böyle dualar istemezdin ama, mekanın cennet olsun Aziz Ustam.