AZILI BİR TÜRK ve ATATÜRK DÜŞMANI 2

21/06/2019 14:51 466

Yüz numaramıza kadar değişti. Yüz numaramız Garbın yüz numarası oldu. Cumamız pazar oldu. Değişmeyen hiç bir şeyimiz kalmadı. Artık tavizi onlar verecektir. Saha inkılâpçılara değil, inkılâp aleyhtarlarına açıktır. Yolunuz açık olsun, gazanız mübarek olsun.” Saltanatın kaldırılıp, yerine Cumhuriyetin ilânını, halifeliğin kaldırılmasını ve Latin harflerinin kabul edilmesini “dinsizlik” sayan Mısıroğlu’nun bu konuşması hakkında İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Askerî Savcılığı’nın verdiği, kovuşturmaya yer olmadığı kararına Orgeneral Türün itiraz etmiyor. Ancak Millî Savunma Bakanlığı, yasal yetkisini kullanarak. 29 Eylül 1972 gün ve AD: 3773-3-72 sayı ile sıkıyönetim komutanlığı askerî savcılığından kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasını ister. Ancak, Türün bu emre uymaz. Havada uçan kuşu komünist sayıp, Ziverbey’de işkence merkezi kuran Türün, bu Atatürk düşmanı hakkında savcılığa emir verip dâva açtırmaz. Bu bantlardan birkaçı Eskişehir Sıkıyönetim Komutanlığı görev bölgesinde ele geçince Komutan Orgeneral İrfan Özaydınlı soruşturma emri verir. Yapılan yargılama sonunda Mısıroğlu ve Mrsıroğlu’nun bantlarını çoğaltıp dinletenler mahkûm olurlar. Mısıroğlu’nun avukatı İsmail Müftüoğlu, sonradan Adalet Bakanı olur. Cemalettin Kaplan, konuşmalarında sık sık Dr. Rıza Nur’un anılarından söz ediyor ve bu anıların “Allah tarafından kendisine gönderildiğini” söylüyor. Gönderen Allah değil, Kadir Mısıroğlu’dur. İslamcı örgütlerin para kaynakları nedir? Bu soru aklımı kurcalıyor. Cemaatten toplanan ödentiler… Bağışlar… Kitap gelirleri…Kitap gelirlerine Suudi Arabistan’da basılan “Put Adam” ve Rıza Nur’un anılarını da katmak gerekir. Peki başka? Şirketler… Belçika ve Hollanda’da devletçe yapılan yardımlar… Ve Rabıta Örgütünce yapılan yardımlar… ‘Rabıta Örgütü’nün asıl adı “Rabıtat al-alam ol-İslâm”. Suudi Arabistan’da kurulmuş bir şeriat örgütü.. Amacı “İslâm Enternasyonalizmi”. İslamcı düşünceyi devlet sistemi olarak bütün İslâm ülkelerinde yaymak. Belçika’nın başkenti Brüksel’de ‘İslâm Kültür Merkezi’ni finanse eden bu “Rabıta Örgütü”. Bu merkezin başkanı “Baş İmam” diye anılan Abdullah El Ehdel… Ehdel, Riyad Üniversitesi’nde “İslâm Hukuku” okuturken bu göreve atanan genç bir öğretim üyesi… Hem ‘Rabıta Örgütü’nün temsilcisi.. Hem İslâm Kültür Merkezlerinin genel müdürü…İslamcı örgütlerin ana para kaynaklarından biri “Rabıta Örgütü.” Baş İmamı Ehdel ile Brüksel’de bu konuyu görüşüyoruz. “1985 yılında 30 milyon Belçika Frank’ı yardım yaptık.” Yani, 613 milyon 500 bin lira…Bu yardım camilere, derneklere gidiyor…Ayrıca, dinsel konularda öğretim yapanlara burslar da veriyor… O ayrı bir fasıl… İslamcı akımları, çok genel ve kaba çizgiler ile “Tahran” ve “Riyad” diye ikiye ayırırsak, para kaynaklarını da böyle bir ayrım ile açıklamak kolaylaşır. Rıza Nur’un anılarını basıp satan ünlü Atatürk düşmanı Kadir Mısıroğlu, geçen yıl Kopenhag’a gelmiş.. O da kendi adamları ile temas edip gitmiş. “Mısıroğlu nerede yaşıyor?” sorusuna değişik gruptan İslamcılar aynı yanıtı veriyorlar: “Suudî Arabistan’da. Ancak zaman zaman Federal Almanya’ya, İngiltere’ye, İsviçre’ye gelir gider.” Londra’da “46 Goodge Street, W1” adresindeki “Cami Konseyi” bir de küçük yayın organı çıkarıyor. Adı, “An-Nida”. “An-Nida”, Londra’da “Rabıta Örgütü” eliyle finanse edilen İslamcı kuruluşların toplantı ve seminerleri ile ilgili haberler veriyor. Tabii bir de “Cuma Hutbesi” başlığı altında yazılar yer alıyor burada. Kadir Mısıroğlu da sık sık Londra’ya gidip geliyor. Bu camiler nasıl satın alınıyor? Bu imamların aylıklarını verenler kimler? Sorular bir yerde düğümlenip kalıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın denetimindeki camilerde imamlara devlet bütçesinden aylık veriliyor? Ya Süleymancıların, Milli Görüşçülerin, Ülkücülerin ve Tebliğcilerin camilerindeki imamların aylıklarını kim ödüyor? Sorarsanız, yanıt şöyle: Cemaat. Söz gelişi “İslâm Cemiyetleri ve Cemaatleri Federasyonu”, Hollanda’nın Rotterdam kentinde İskender Paşa Camii imamlığı için 1944 Tokat doğumlu Abdullah Arslan’ın aylığını ödüyor. Mısıroğlu’nun şu sıralarda, Avrupa’da yaşadığı ve Rıza Nur’un anılarını İslamcı örgütlere parasız olarak verip, bu kitaplardan bu örgütlere yaklaşık 700 milyon Türk lirası gelir sağladığı belirtiliyor…

SON SÖZ: ‘’ BU DÜNYA SANA BANA KALMAZ, MECZUPLAR DA ÖLÜR.’’