Az okuyan ama çok konuşan bir toplumuz

15/02/2019 13:46 826

Doğanın esiriydi insan başlangıçta. Gelişen aklı ile, düşünce yeteneği ile kurtuldu bu esaretten. Doğaya da tüm canlılara da hakim oldu ama, doğayı da, doğadaki dengeleri de altüst etti.

Bilimin, teknolojinin ilerlemesi, yaşamı kolaylaştırdı. Haberleşme, bilgi akımı hızlandı, yaygınlaştı. Ülkeler bunlardan aynı oranda yararlanamadı. Çünkü eğitimi-ekonomik-kültürel düzeyleri farklı.

 Yoksul, cahil, geri kalmış uluslar yanında, eğitimli-varlıklı-gelişmiş-refah içinde olanlar var. Bunların sorunları aynı değil. Birinde açlık, hastalık, sefalet, işsizlik, diğerinde yalnızlık, mutsuzluk, inançsızlık, alkol-uyuşturucu alışkanlığı, seks çılgınlığı, sapıklık.

 Çağımız uzay çağı-bilim çağı. Tv ler, bilgisayarlar, cep telefonları yaşamımızın vazgeçilmezleri. Kısa sürede herkes her şeyi duyuyor, öğreniyor bu sayede.

 Çocuklar, gençler zamanlarının çoğunu bilgisayarların başında geçiriyor. Bilgi ediniyorlar, oyun oynuyorlar, eğleniyorlar, sohbet ediyorlar. Bu durum dostluğu-arkadaşlığı zayıflattı. Kitap ve dergi okumakta çok azaldı. Dost ve arkadaşların yerini bu cihazlar aldı.

  Az okuyan ama çok konuşan bir toplumuz. Kitaplar nazımızı çeken, avutan en iyi dostlar. Her an emrimizde, hizmetimizde. Dost küser, dost ölür, kitaplarsa ne darılır, ne de dostluğunu terk eder.

   Gelişen sanayinin yol açtığı hava, su, besin ve çevre kirliliği, ozon tabakasının delinmesi, barajlar, petrol kuyuları, nükleer santral arızaları, nükleer atıklar… Bunların yarattığı küresel ısınma, iklim değişikleri, buzulların erimesi, seller, depremler, ve bazı hastalılar. Ayrıca tükenen petrol kaynakları için çıkarılan savaşlar.

  Toplumdaki yozlaşmalar, uluslar arası terör, sevgiyi yok eden, düşmanlık tohumları eken dini-fanatik akımlar, finans dünyasında dönen dolaplar.

 Toplumları, ulusları, doğayı bozan, tahrip eden biziz. Doğa da, bizden intikamını alıyor. O nedenle herkes aklını başına almalı. Yoksa yakında kıyamet kapımızı çalacak ama iş işten geçmiş olacak.