AYNAYA BAKMAYACAK MISINIZ 2

09/05/2019 23:34 437

 

Değerlerimize hizmet ettikleri oranda değerlidirler. Hedefe götürmüyorsa, yolun ve yoldaşın, gir ağla, çık ağla... Doğruları konuşmak kadar, doğruları savunmak ve kabul etmek de önemlidir.

Hedefe giden her yol, doğru veya mübah değildir. Hedefe, her yolu mübah gösteren yol, yanlış yol, yolcu da yanlış yoldadır. Kişinin diplomalara sahip olması, adaletli olmasını sağlamıyorsa, o insan beyni kitap yüklü cahilden başka bir şey değildir. Bugün teşkilatlarda söylenen, kefenimizle geldik, başımızı değil gövdemizi taşın altına koyduk gibi sözlerin halkta karşılığı yoktur. Halkımız çok şey istemiyor. Sadece Reis gibi olun diyor. Son dönem Ak Partide işler kötü gidiyor yorumu eksiktir. Düşünün başımızda Reis gibi bir dünya lideri var. Ya Kılıçdaroğlu Ak Parti başında olsaydı? Bu nedenle işler kötü değil, görünenden çok daha sıkıntılıdır. Uğrunda kavga ediyorsan çilesini çekiyorsan, ilkelerin dava, sense dava adamısındır. Çilen yoksa, ya davan ya da dava adamlığın yoktur. Yanlış arkadaş, bozuk yemek gibidir, insanı zehirlemese bile, ishal eder ve sonra, ishalken gaz çıkarmanı bekler. Ak Parti içinden çıkacak / çıkabilecek oluşumlar kazanmak odaklı olmayıp kaybettirme odaklıdır. Asıl hedef Reisin desteğinin yüzde elli altına düşürülmesidir. 31 Mart gecesi Sayın Devlet beyin yapacağı seçim sonuçlarına yönelik değerlendirmenin en büyük olumlu/olumsuz yansıması Ak Partide oluşacaktır.

İster kabul edelim, ister etmeyelim. Görünen o ki, Ak Parti Ankara’da belediye başkanlık seçimini kaybetmesi halinde, sistem tartışması ve meşruluk tartışması başlayacaktır. Önce fısıltısı duyulan şimdi ise, yavaşça ete kemiğe bürünmeye başlayan, Ak Parti içindeki yeni parti kurma heveslileri zannediyorlar ki, kendileri iktidara gelecekler. Görmedikleri, kendilerini mancınık olarak kullananların amacı, Ak Parti olmayıp, Reisin, başkanlıktan düşürülmesidir. 28 Şubat sürecinin,1- Sivil toplum örgütleri, 2- Silahlı Kuvvetler, 3- Sermaye, 4- Medya, 5- Muhafazakâr grup kesimi maalesef tam açığa çıkarılamamıştır. Görünen resme göre çok zor, hadi kazansak bile... Kimleri küstürerek ve neleri kaybederek.. KAZANIRKEN KAYBETMEK..

Dikkatinizi çekmiştir, Aksaray’da Ak Parti adına son dönemde, dikkate almamız gereken, en azından oldukça dikkat çekici siyasi gelişmeler yaşamaktayız. İstifa eden, belde teşkilat başkanları, teşkilat yönetim üyeleri, küstürülen, dışlanan dava adamları ve tüm bunlara rağmen, şımarıklığı tavan yapmış bazı yöneticiler. Seçim çalışmalarını, partide, al külah ver takke, dostlar alışverişte görsün olarak görenler ve en tiksindiricisi de, dizilere taş çıkartan fiskoslar, dedikodular. Bütün bunların yanında, bırakın partiye kendine hayrı olmayan Polat Alemdar rolüne bürünmüş ve parti bizden sorulur havasındaki bazı zübükler. Görünen köy kılavuz istemezmiş. Demem o ki, Ak Parti Aksaray Belediye Başkanlığı seçiminde durumu oldukça sıkıntılı. Vatandaşın nezdinde, partinin saklanamayan ciddi bir oy kaybı mevcut. Hadi daha açık ve kitabın ortasından konuşalım. Ak Partinin 31 Mart akşamı Ankara’yı kaybetmesi durumunda, ete kemiğe bürünecek Gül - Davutoğlu - Babacan oluşumuna, Aksaray teşkilatında, yetkili ve görevli bulunan bazı kişilerce, şimdiden, Aksaray’daki kadroları hazırlanıyor. Bu nedenle, Aksaray’da, Ak Partiye gönül vermiş dallar birer birer kırılıyor. Benden söylemesi, kazanırken kaybediyoruz. Çünkü sessiz çoğunluğun feryadı duyulmayacak, görülmeyecek gibi değil. Benimki ise, bir feryat, bir çığlık, ne derseniz, nasıl görürseniz işte. Çünkü partide bir görevim yok, yetkim de yok, GÖREV VERİN ÇALIŞALIM teklifimize zaten gel çalış diyen de yok. Sanki zemheride hayallerim, bu nedenle bu yazıma, ister bizimkisi bir aşk masalı veya vebal atma amaçlı züğürt tesellisi olarak görün. Bütün bunlardan sonra önümüzdeki seçimlerde, başarılı olacak mıyız?

Evet, kendini Ak Partiye ve Ak Parti davasına adamış genç bir hukukçunun, Ak Parti ile ilgili duygu ve düşüncelerini aktardık.

SON SÖZ:’’ SAĞI SOLU SUÇLAMAK YERİNE KENDİ İÇİNİZE BAKIN.BU SESE KULAK VERİN.’’