Aynanın Öbür Yüzü…

07/03/2018 23:44 401

Aynı şey; bazen zarar, bazen yarar sağlar mı?

Sağlar,sağlar..

Elektrik’ten başlayalım.

Edison’un ampulü icadı ile, gecelerimizi de aydınlatabilmeye başladık.

Buzdolabı, çamaşır makinesi, klima gibi pek çok elektrikli aletle tanıştık.

Onlardan yararlanıyoruz sonuna kadar.

Ama en ufak bir yanlışımızda elektrik çarpıyor “elektrik kontağından kaynaklanan “yangın felaketleri yaşıyoruz.

Nükleer Elektrik Santralleri yüzünden birbirimize giriyoruz.

Kimimiz (Genellikle hükümetler) “Ama buna ihtiyacımız var” diyor, kimimizse “olmaz olsun onun vereceği faydalar, tabiatı mahvediyor” diye kapışıyoruz.

Mesela rüzğar; bazen bir küçücük mum’u söndürür, bazen de büyük bir alevi körükler.

Eskiden sadece esintisini bilirdik.

Şimdi biliyoruz ki, esinti dışında bize elektrik de verir.

Günümüz teknolojisinde; esinti’den kaçaklar’ı da tespit ediyorlar.

Tüp, tank gibi depolama aygıtlarının kaçırmazlığını hava ile kontrol ediyorlar.

Hemen her yıl yaşıyoruz.

“Yağmur yağmadı, susuz kalacağız” cümlelerini radyo ve televizyonların haber bültenlerinden dinliyor, gazetelerden okuyoruz.

Ya da “Sağanak yağışlar felaket getirdi, İstanbul sele teslim” diyoruz.

Anlayacağınız; su bazen hayat, bazen de bir felaket olarak çıkıyor karşımıza.

Kışın o soğuk günlerinde güneş gören camlı bir bölmede ılık ılık keyif yaparız çoğu zaman.

Güneş; kimi zaman içimizi ısıtır, kimi zaman da dışımızı yakar.

Bazen ekinlerimizi canlandırır;  bereket’e dönüştürür, bazen de onları yakar kavurur.

Şimdi insanoğlu farkında ki; Dünyanın yarını, öbür günü Güneş’e bağlı.

Bu günlerde “Mars ne kadar güneş görüyor, orada ne kadar su var?” hesaplarını yapıp duruyor.

“Dünya’ya bir hal olursa orada yaşayabilirmiyiz?” diye düşünüyor.

Bunun içerisinde “Güneş bir gün sönerse insanoğlu ne yapar?” ın hesapları da var.

Biz göremeyiz belki ama, insanoğlu bir gün Güneş’e “yanmayan bir uydu” gönderirse hiç şaşırmayın.

Bilim adamları ellerini yaktığı için, “Güneş” üzerine fazla hesap yapmıyorlar şimdilik.

Sevgi mi…?

Arada bir mutluluk verir insanoğlu’na, ama çoğu zaman da acı.

Önce eşimizi, sonra çocuklarımızı severiz.

Evliliği ne özverilerle yürütürüz, yaşayanlar şahittir.

Hele çocukları yetiştirmek ne meşekkatlidir bilen bilir.

Onları özel okullarda okutur, Dünya’nın parasını dökersiniz önlerine.

Onu ve çocuklarını görmeye gittiğiniz bir zamanda, “çocuğum biraz kullanayım” demenize rağmen sizi “pahalı arabasının” direksiyonuna oturtmaz.

“Böyle bir şey sevgi’nin neresinde var?” diye düşünür durursunuz ondan sonra.

“Çocuğum, ben senin için neler yaptım” diyecek olursanız size “Ben de aynı şeyi çocuğuma yapacağım” diye cevap verir.

Diyeceğim o ki;

Girişeceğiniz her işte, aynanın öbür yüzüne de bakın.