AYDINLANMADA ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ

31/10/2019 15:21 350

 

Üniversiteler, sadece eğitim öğretim veren, insanlara meslek kazandıran bir kurum olmayıp, aynı zaman da bilimsel çalışmalarla, halkın ve insanlığın önünü açan, kalkınmanın ve refahın yolunu gösteren, toplumsal yaşamın, sosyal ve kültürel oluşumların şekillendiği, karanlığı aydınlatan ışık huzmeleridir. Bir ülkede, bu özelliklere sahip, ne kadar nitelikli üniversite varsa, kalkınma o kadar hızlı olur, refah düzeyi de o kadar hızlı artar. Bu üniversitelerden yetişen gençler, ülke yönetiminde görev alarak, ülkenin seviyesini ve kalitesini yükseltirler…Ülkemizde de böyle bir üniversite var… Ortadoğu Teknik Üniversitesi…

Orta Doğu Teknik Üniversitesi kuruluşu ve tarihçesine kısa bir bakış atalım; BM, Pensilvanya Üniversitesi’nden G. Holmes Perkins’i, Türk mimarlarını ve şehir bölge plancılarını yetiştirecek bir enstitünün kurulması için görevlendirir.

Böylelikle ODTÜ, 15 Kasım 1956 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir enstitü olarak “Orta Doğu Yüksek Teknoloji Enstitüsü” adıyla 2 yabancı ve birkaç Türk öğretim elemanı kadrosuyla İngilizce dilde eğitime başlar.
İlk olarak Mimarlık ve Şehircilik alanında eğitime başlayan ODTÜ; 1956-1957 ders yılının ikinci döneminde Makina Mühendisliği, 1957-1958 ders yılının başında İnşaat Mühendisliği ve İdari Bilimler Fakültesi’ne bağlı İş İdaresi, Kamu Yönetimi (Amme İdaresi) ve Endüstri Yönetimi programlarında eğitim vermeye başlar.

Üniversite bu yıllarda, Kızılay’da Emekli Sandığı’na ait küçük bir bina ile TBMM yakınlarında bulunan barakaları derslik olarak kullanırken 27 Mayıs 1959’da 7307 Sayılı yasanın TBMM’de onanmasıyla birlikle enstitü, tüzel kişiliğine kavuşarak “Orta Doğu Teknik Üniversitesi” olarak isim değiştirir.

Haziran 1960’da ilk mezunlarını veren üniversiteden bu dönemde 11’i Makina Mühendisi, 19’u Mimarlık Bölümü’nden olmak üzere toplam 30 kişi mezun olmuş ve ilk üniversite birincisi olan öğrenciye bin liralık ödül ile birlikte şilt verilmiştir.

Kısa tarihçeden de anlaşılacağı gibi ODTÜ, Amerikalılarca kurulmuş bir teknik üniversite. 70’li yılların başından itibarense ülkede yeşeren ilerici devrimci hareketin merkezlerinden biridir.

ODTÜ adı, ABD büyükelçisi Commer’in ODTÜ ziyareti sırasında aracının ters çevrilip yakılması ve Commer’in öğrenciler tarafından ODTÜ’den kovulması ile, bir de Deniz Gezmiş’in 1’ci yurtta 301 nolu odada kalmasıyla duyuldu.

Süreç içerisinde devrimcilerin eylemleriyle okul özdeşleşti.

ODTÜ kuruluşundan beri ilericiliğin, yurtseverliğin, devrimciliğin, aydınlanmanın kalelerinden biri oldu. Bu yüzden de hep hedefteki üniversite oldu.

AK Parti döneminin Büyük Şehir Belediye başkanı, üç bin polis ile çıkartma yaptığı ODTÜ,

o günlerde gene gündeme oturdu. Ankara’da Konya yoluna yapılacak olan bir AVM ve oraya ulaşım için ODTÜ arazisinden ve hemen ODTÜ’nün dibindeki Çiğdem mahallesinden arazi gaspı ve buradaki yüzlerce ağacın ve bitkinin yok edilmesi ile ODTÜ adı, bir kere daha duyuldu.

Tüm öğrencileri, öğretim üyeleri ve çiğdem halkı ülkeye seslerini duyurmaya ve bu doğa katliamını engellemeye çalışsalar da başarılı olamadılar. O AVM de yapıldı, ona ulaşım sağlayacak 8 şeritli otoban da.

Bugünse ODTÜ arazisi içerisine, başka yer kalmamış gibi Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurdu yapılarak okulun öğrenci bütünlüğü bozulmaya dışarıdan taşıma insanlar getirilerek ODTÜ karıştırılmaya çalışılmaktadır. Zaten şu an rektör olan kişi de bir atanmış ve işbirlikçidir. Onun hükümet ile tüm iş birliğine karşın, şimdilik kaydı ile ruhsatsız olan KYK yurt yapımı durduruldu. Fakat bu esnada kesilen yüzlerce ağaç maalesef geri gelmeyecek.

Kurulduğu günden beri aydınlanmanın, ilericiliğin, devrimciliğin, akılcılığın bir sembolü olan ODTÜ cahiller ve gerici yobazlar için hep bir hedef oldu. İlmi, bilimselliği, nitelikli eğitimi bir tarafa bırakıp, siyasi emeller için, ODTÜ’nün önü kesilmeye çalışıldı hep…

Bu okula ve misyonuna saldırmaktan hiçbir zaman vazgeçmediler.

Çünkü bu okuldan mezun olan aydınlık görüşlü gençler, neden niçin sorularını sorup, körü körüne biat etmeyen, hep sorgulayan, gerçeği ve doğruları bulmaya çalışan gençlerdir... Ülkenin aydınlık geleceği oldular.

ODTÜ bu iyi, faydalı ve güzel özelliklerini yitirmemek için direniyor.

Yoksa yeni kurulmuş içi boş üniversitelerden bir farkı kalmazdı.

Yapılmaya çalışılan her şey, ODTÜ’nün de içi boş bir üniversiteye dönüştürülme çabalarıdır.

İşte bu yüzden herkes ODTÜ’ye sahip çıkmalıdır.

Çünkü ODTÜ bugün son aydınlanma noktalarından biridir.

SON SÖZ:’’İLİM BİR KUYU, TARTIŞMA İSE ONUN KOVASIDIR.’’ *İbni Haldun*