Atatürk ve Kadın (1)

29/07/2019 06:43 1115

Dostum Tevfik Kısacık yollamış;

Notunda alıntı olduğunu söylüyor.

Ulu önder’in, kadına bakış açısını anlatması bakımından sizlerle paylaşmak istedim.

***

11 Kasım 1938.

Atatürk’ün naaşı, İslam Tetkikleri Enstitüsü direktörü Ordinaryüs Profesör Mehmet Şerafettin Yatkaya’nın nezaretinde yıkandı.

Başbakan Celal Bayar’ın talimatıyla, Profesör Lütfi Aksu tarafından tahnit işlemi yapıldı.

Vücudun bozulmadan korunmasını sağlayacak olan  solüsyon; 200 gram formalin, 1 gram sublime, 200 gram tuz,  10 gram acide pehengue, 1000 gram su’dan oluşuyordu.

Profesör Aksu, tahnit işlemi bittikten sonra, iki küçük şişeye solüsyondan doldurdu, ağızlarını lehimledi, üzerlerine yapıştırdığı etiketlerle terkibi yazdı, Atatürk’ün kollarının arasına sıkıştırdı.

Kurşun galvanizli tabuta yerleştirildi, kapağı kapatıldı, üzerine Türk Bayrağı örtüldü.

Cenaze namazı için camiye götürülmesinin dinen şart olup olmadığı konusu; Cumhuriyetimizin ilk Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Rifat Börekçi’ye danışıldı.

Milli Mücadele kahramanı Börekçi;

“Atatürk’ün cenaze namazı; tertemiz hale getirdiği vatan toprağının her yerinde kılınabilir” dedi.

Namaz, Dolmabahçe Sarayı’nda Ordinaryüs Profesör Yaltkaya tarafından kıldırıldı.

Tekbir Türkçe verildi.

Bundan 15 sene sonra, Atatürk’ün ebedi istirahatğahı için Anıtkabir tamamlandı.

Buradaki son kontroller inşaat baş mühendisi Sabiha Rıfat Gürayman tarafından yapıldı.

8 Kasım 1953, saat 23 suları…

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji Kürsüsü Başkanı Profesör Kamile Şevki Mutlu’nun ev telefonu çaldı.

Arayan Ankara Valisi idi.

“Atatürk’ün tabutunun açılması ve tahnit işleminin çözülmesi için, hükümet tarafından kendisinin görevlendirildiğini”bildirdi.

9 Kasım 1953, saat 7.30…

Profesör Kamile Şevki Mutlu, Etnoğrafya Müzesi’nde geçici, kabirden çıkarılan ve katafalkın üzerine konulan gül ağacı tabutun önündeydi.

Titriyordu…

İçinden “Galiba bayılacağım” diye mırıldandı.

Ama dayanmak zorundaydı.

Saygı duruşu yapıldı.

“Başlayalım lütfen” dedi, yardımcı olmaları için.

Yüksek Teknik Öğretmen Okulu’ndan 10 öğretmen getirilmişti.

Öğretmenler tabutun vidalarını söktü, kapak kaldırıldı, kurşun tabutun lehimleri söküldü.

Tahnitte kullanılan solüsyonun kokusu sardı etrafı.

Cenaze, kahverengi bir muşambaya sarılıydı.

Taşınma sırasında zarar görmesin diye, naaş ile tabut arasındaki boşluklar talaşlarla doldurulmuştu.

Talaş ıslaktı, bu iyiye işaretti.

Çünkü; koruyucu solüsyonun, uçup gitmediğini gösteriyordu.

Profesör Kamile Şevki Mutlu, muşambayı göğüs hizasına kadar açtı.

Vücut parafinli sargılarla örtülüydü.

Yüzü ise ıslak pamukla kaplıydı.

(Devam edecek)