ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

18/03/2018 22:38 2192

Adana Demirspor geçtiğimiz hafta deplasmanda Giresunspor’u yenip moral bulmuştu. Lakin evinde Ümraniyespor’a yenilmesi hiç hesapta yoktu.

Her zaman söyleriz, evinde oynadığın maçları kazanacaksın, deplasmandan puan veya puanlar getireceksin diye.

İstikrarsız bir görüntü çizen Adana Demirspor, kendi ipini kendisi çekecek. Ümraniyespor İstanbul’da bir ilçe takımı. Eskiden bu tip takımlarımız Adana’ya Adana Demirspor deplasmanına gelirken “ayakları düğümlenirdi” şimdi ise koşarak geliyorlar. Ne demek istediğimi anlayan anlamıştır.

Maçtan sonra taraftar yine “yönetim istifa” diye bağırmaya başladı. Yönetim ile ilgili daha önce yazmıştım. Başkan Mehmet Mehmet Gökoğlu’nun Adana Demirspor ile ilgili bir düşüncesi yoktu. Yani başkanlığı kesinlikle düşünmüyordu. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Sözlü’nün ricasını kıramadığı için bu görevi kabul etti. Ayrıca Mehmet Gökoğlu’nun Demirsporluluğu tartışılmaz.

Peki ne olacak şimdi?

Adana Demirsporlu futbolcular ile yönetimin arasındaki buzlar bir türlü erimiyor. Düzeleceğini de bundan sonra sanmıyorum. Futbolcu haklı olarak parasını isteyecek. Dünya kadar alacakları var. Yönetimler genelde sezon başında toplanırlar ve bir bütçe yaparlar. O bütçenin dışına çıkmama gayretini gösterirler. Çıksalar bile kapanmayacak bir açık olmaz.

Ben Adana Demirspor yönetimlerinin hiç birinde şimdiye kadar bütçe çıkarttıklarını ne gördüm ne de duydum. Nasıl olsa paranın geldiği yer belli. Üç-beş de yönetimdekiler bir şeyler veriyorlar “geri almak kaydı ile”. Anlayacağınız Adana Demirspor bu şartlarda sadece isminin büyüklüğü ile ayakta duruyor. Kulüp olma yolunda bir adım dahi atmadılar. Kulübün hala bir binası yok. Tesislere sıkışmış durumdalar. Futbolcu yönetimi devamlı karşısında görmek istemez. Yani iş yeri gibi, her gelen oraya gidiyor. Bu son derece yanlış, geçtiğimiz dönemde Başkan Sedat Sözlü, kulüp binası için yer buldu. Tam hayata geçirecekti ki bırakmak zorunda kaldı.

Anlayacağınız Adana Demirspor kulübünde profesyonelce bir düşünce tarzı yok. Bütçesi olmayan ve gelir kaynağı olmayanların sonlarını söylemeye dilim varmıyor.

KAPLAN’A YAZIK OLDU

Turuncu-Beyazlılar bir türlü istediği performansı sahaya yansıtamıyor. Sezon başında ki hedefinin ilk 6 takım arasına girip tekrar Süper Lig kapısından içeri girmek idi.

Ancak her zaman “evdeki hesap, çarşıya uymuyor”.

Kendi sahanda Altınordu takımına farklı mağlup oluyorsun. Oyun içerisinde istediğin performansı sahaya yansıtamaz isen gelecek için düşünmen gerek. Adanaspor yönetimi maalesef istenilen transferleri yapmıyor. Her sezon birkaç teknik direktör değiştirmek ile bu işler yürümez. İyi takım kaliteli futbolcular ile kurulur. Sen “ben para harcamayım” diyerek bonservisi elinde olan futbolculara yönelirsen maalesef başarılı olman tamamen şansa kalmıştır.

Lider Rizespor karşısında 1-0 öne geçiyorsun, ancak bunu korumak için yaptığın hamleler pek olumlu olmuyor. Hal böyle olunca da taraftar maçlara gelmiyor. Gelmemesinin nedenleri de belli. Futbolculara bakıyorum da, düşünüyorum, bu taraftar bu oyuncu topluluğunda acaba kimi izlemeye geliyordur diye. Şahsen ben özellikle “şu futbolcu iyi” izlemeye gideyim diyemiyorum. Örneğin Beşiktaşlı Sergen’in özel taraftarı vardı. Diğer rakip taraftarları Sergeni izlemek için maça giderlerdi. Veyahut Tv den izlerlerdi. Kısacası şuanda durum pek iç açıcı değil. Muhakkak galibiyet serisini çoğaltıp. Alt gruptan yukarılara tırmanmak gerekir.