Anızla geleceğinizi yakmayın!

01/07/2017 01:32 1054

Çukurova Ovası dünyanın hafızam beni yanıltmıyorsa, en bereketli üçüncü en verimli Ovası, her ne kadar verimli tarım alanları son yıllarda imara açılsa da asıl tehlike anız yakılması… Onca uyarılar, cezai işlemler sıkca yapılan denetimler olmasına karşın anız yakımının önüne bir türlü geçilemiyor. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar sonucunda anız yakmanın toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini bozduğu, verimliliği düşürdüğü ve biyolojik dengeyi olumsuz yönde etkilediği tespit edildi. Ülkemizde de 1993 yılından beri anız yakılması yasaklanmış durumda. Peki buna uyan var mı? Elbet ki hayır… Peki çiftçi neden anız yakar?

İşte bu sorunun cevabını Çukurova Üniversitesi Tarımsal Yayın, Haberleşme, Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü net bir şekilde veriyor…

Çiftçi arkadaş bu yazılanı dikkatli oku, oku ki kazandım derken neler kaybettiğini açıkça gör!

“Anızı yakan çiftçiler doğru bir iş yaptıklarını zannederler ve bu işin sadece olumlu taraflarını göz önüne alarak bunu yaparlar oysa birde madalyonun öteki yüzü vardır yani anız yakmanın toprağa bitkiye ve çevreye verdiğiniz zararlar. İsterseniz önce anız yakmanın yararlarını belirtelim, sonra zararlarını ve en son olarak ortaya çıkan sonuca bakalım
Çiftçiler anız yakma eğilimindedirler. Çünkü;
- Bitki artıkları çok kolay, masrafsız ve çabuk yok edilir,
- Sürümü kolaylaştırır, İkinci ürün yetiştirmek için zaman tasarrufu sağlar
- Sap ve bitki artıkları üzerindeki artıklar yok edilir
- Saplar bitki artıkları ve toprak yüzeyine yakın yerde barınan zararlıların yumurta, larva, pupa ve erginleri yok edilir.
- Toprak üzerine düşen yabancı ot tohumları yok edilir.

Oysaki anız yakımının yukarıda sayılan ve faydalı görülen amaçların aksine toprak ve doğaya zarar vermektedir. Bunları maddeler halinde sıralarsak;
- Toprak verimliliği azalır
- Toprak canlılarının beslenme ortamı yok edilir
- Toprak canlılarının bıraktığı birçok maddelerle oluşturulan yaşam ortamı yakılarak yok edilir.
- Toprak yel ile üfürülerek sel ile süpürülerek erezyona (taşınarak) uğrar.
- Toprak yorgunluğu artar.
- Toprak yağmur suları ile taşınır ve toprak içerisinde toprağın açtığı kanallar çöktüğü için su depolanmaz
- Doğal denge bozulur
- Orman yangınlarının çıkmasına sebep olurlar
- Anızla birlikte çok zaman diğer komşu tarla ve bahçeleri de yanmaktadır
- Anız yakmalarla zaman zaman yerleşim alanları da yanmaktadır
- Anız yakmanın başka tehlikeleri arasında ise telefon direklerini yanması ve daha da kötüsü, yoldan geçen arabaların görüş mesafesini azaltarak ölümcül kazalara sebep olmasıdır.

Ülkemizde kanunlarla ve polis uygulamalarıyla anız yakımı önlenmeye çalışılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde barınan çiftçilere anız yakmanın zararları anlatılmış ve onlarda ikna olmuşlardır. Gelişmiş ülkelerde bu sorun halledilmiştir.

Sonuçta; alınabilecek 100 YTL varsa anız yakılarak bunun ancak 10-20 YTL si alınır. Geriye kalan 80-90 YTL kaybımız olur. Anız yakarak karımızın %10-20 iken yakmayarak % 80-90 olduğunu çiftçilerimizin görmesi gerekmektedir ve buna inanmalıdırlar.

Eğer çitçilerimiz anız yakmanın faydadan çok zarar verdiğini bir anlayabilirlerse hiçbir güç çiftçiye anız yaktıramaz. Bütün sorun bunun inandırıcı şekilde anlatılmasıdır. Çiftçilik bir gönül mesleği olmasa bunu yapacak insanları bulmak bu kadar kolay olmazdı. Anız yakarak geçim kaynağı olan toprağı fakirleştirip öldürmektedir. Bunu görmeli ve anız yakmayı bırakmalıdır.”