ALINTI

13/04/2019 21:16 1276

“Bu arada belirtmek gerekir ki psikolojik, ekonomik ve sosyal sıkıntıları arttıkça gençlerin ibadet etme davranışı daha da artmaktadır. Gerek düzenli ibadet etme, gerekse ihtiyaç anında ibadetleri daha fazla yapma davranışı, üniversiteli olmayan gençlere nispetle üniversiteli gençlerde yaklaşık % 8 daha düşüktür. Bu arada tahsil ile dindarlık arasında ters yönlü bir ilişkiden bahsedilebilir. Seküler alanlarda yüksek tahsil yapmanın genel anlamda dindarlık, özelde dinî inanç ve ibadetler üzerinde olumsuz etki yaptığı tespit edilmiştir. Çünkü, gençlerin akademik bilgi birikimine bağlı olarak düşünce yapıları da irrasyonaliteden rasyonaliteye doğru evrilmektedir. Esasen bu özelliğinden dolayı eğitim, özellikle de üniversite öğretimi yüksek düzeyde sekülerleşme potansiyeli taşımaktadır.Türk modernleşme sürecinde debu potansiyel açıkça kendini hissettirmiştir. Kuşkusuz bu süreci besleyen daha farklı nedenler de söz konusudur. Seküler eğitim veren fakülte ve bölümlerde zaman zaman din ile bilimin karşı karşıya getirilmesi, yükseköğretim sürecinin beraberinde getirdiği sorgulayıcı akademik zihinsel yapıyla dinin eleştirel bir tarzda değerlendirilmesi, üniversite sürecinde öğrencilerin göreceli olarak bireyselleşmeye başlaması ve özgürleşmesi bu bağlamda değerlendirilebilir.”

Bu yazı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları-1519 Gençlik Kitapları:9 serisi ile, Hz. Peygamber ve Gençlik adlı kitaptan alınmıştır. 2. Baskı 2018’dir. 18 makaleden birinde yazılmıştır. Makale sahibi, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Prof. Dr. Asım YAPICI’dır. Makale’nin adı, Küreselleşen Dünyada Gençlik ve Gençlerde Dinî Hayat’tır.

Bu alıntıyı çok önemsediğim için yayınlamayı uygun gördüm. Kişisel düşüncelerimi yazmıyorum.

TAKDİR OKURLARINDIR…