Adanalı Karnavalına sahip çıktı

28/04/2017 22:32 1577

 

 

 

Nisan’da  Adana’da Uluslar arası Portakal Çiçeği Karnavalı fikir babası Toyota CEO’su Ali Haydar Bozkurt,

İstanbul’da bir araya geldik. Ben sordum, Ali Haydar Bozkurt içtenlikle yanıtladı…

 

 

Ali Haydar Bozkurt kimdir? Kendinizden bahseder misiniz?

 

1967 Malatya doğumluyum, ancak Adana’da büyüdüm. Üniversite dahil olmak üzere eğitimimi Adana’da tamamladım. 29 yaşına kadar Adana’da yaşadım, son 20 yıldır da İstanbul’da yaşıyorum. Toyota Türkiye firmasında çalışıyorum.

 

Ali haydar Bozkurt olarak gençlere önerileriniz nelerdir? Özel yaşamlarında ve iş hayatlarında başarılı olabilmeleri için neler öneriyorsunuz?

 

Gençlerimizin iyi yetişmesine çok ihtiyacımız var. İyi eğitim almaları, ama okul eğitimi dışında da kendilerini geliştirmeleri çok önemlidir. Dünyadaki gelişmeleri takip eden, çok okuyan, iletişimi güçlü gençlere ihtiyacımız var. Kendilerini sadece okul eğitimiyle değil, sosyal olarak da geliştirmeleri çok önemli.

 

Adana’da böyle bir karnaval organize etmek nerden aklınıza geldi? Bu düşüncenizin bir ilham kaynağı varmı?

 

Adana’da yaşayıp da, her Nisan’da sokakları dolduran o muhteşem kokuyu duyup ilham almamak mümkün mü? Ben çocukluğumdan beri Adana sokaklarının ve portakal çiçeği kokusunun aşığıyım. Tüm çocukluk ve gençlik anılarımın merkezinde yer alır Adana sokakları ve büyülü portakal çiçeği kokusu. Yıllarca tanıdığım herkese anlattım, neden Nisan’da Adana’da olmak gerektiğini. Sonra baktım ki bireysel çabalarla çok yavaş yol alıyorum, o zaman Adana halkının desteğinin gerektiğini anladım. Sağolsunlar onlar da bu çağrıyı karşılıksız bırakmadılar. Elbirliği ile bu müthiş şenlik ortaya çıktı.

 

Karnaval müthiş bir başarı hikâyesi. Başka illere de örnek olduğunu biliyoruz. Adana’da kurumlar arası iletişim, koordinasyon ve ortak aklın oluşmasında dişe dokunur örnekler yok denecek kadar az. Ama siz bunu “Nisanda Adana’da Portakal Çiçeği Karnavalı”nda başardınız. Nasıl oldu?

 

Herşeyden önce inanmayanları, “Adana’da olmaz bu iş” diyenleri ikna ederek başladık çalışmalara. Valilik, belediyeler, iş insanları, STK’lar, sanatçılar başta olmak üzere şehrin ileri gelenleriyle görüşmeler ve toplantılar yaptık. Karnavalın temel ilk eve amaçlarını anlattık. Ve bu toplantılarda ikna olduklarını gördük. İlk zamanlarda elbette kolay olmadı bu işler ama iyi niyeti anlayan her kurum ve kişi, bu konuda çok destek vermeye başladılar. Biz demiştik ki, karnaval tek bir şahıs veya kurumun değil, Adana halkının olacak. Bizler sadece koordinasyona ve organizasyona destek ve yön vereceğiz. Karnaval kimseyi ötekileştirmeyecek ve herkesin karnvalı olacak. Adana halkının tüm dünyaya bir bahar daveti, bir çeşit Hıdrellez daveti gibi olacak. Bu karnaval imece usülü ile, el ve gönül birliği ile, çok küçük bütçelerle organize edilecek. Karnavalda siyaset olmayacak, bir bayram havasıyla herkes kol kola, gönül gönüle bu coşkuyu yaşayacak. Nitekim beşinci yılında bu ilkeleri hiç  bozmadık. Bu süreçte Adana halkı, kurum ve firmaları bu konuda ne demek istediğimizi anladılar, bu sistemin çalıştığını görüp bu ilkelere de destek verdiler, sahip çıktılar. Bunun altında yatan başarıyı temelde böyle özetleyebiliriz.

 

Başarılı işler, organizasyonlar yapmak için “Karnaval’ın arkasındaki katılımcı ruhun yakalanması şart” olduğunu vurguluyorsunuz. Karnavalın başlangıçilkelerine geri dönecek olursak, neydi bu ilkeler, zaman içinde değişiklik oldu mu? Adana bu potansiyele sahip mi sizce?

 

(Yukarı da her iki soruya da cevap vermiş olduk aslında)

 

 Karnavala belediyelerin yaklaşımları nasıl? Dört tane belediye var birbirinden farklı partilerden. Bildiğimiz kadarıyla bugüne kadar karnavalı siyaseti hiçkarıştırmadınız, hatta bu organizasyonla farklı siyasi görüşte olan belediyeleri biraraya getirdiniz. Yaklaşan yeni karnaval ve gelecekte yapılacak olan karnavallar için yerel yönetimlerin belediyelerin yaklaşımı nasıl?

 

Bu konuda tüm belediyelerimize konuyu çok net biçimde doğru idrak edip, buna uygun hareket ettikleri için teşekkür ederek başlamak isterim. İlk günden itibaren tüm karnavallarda, hangi partiden olursa olsun belediyelerimiz konuya sahip çıkıop destek vermişlerdir. Ve kendi tabanlarını da bu konuda doğru yönlendirerek, en zından karnaval boyunca siyasete de biraz mola vermektedirler.. Karnaval boyunc ayaptıkları konuşmalarda, sadece karnavalı ve Adana’yı konuşmuşlar, siyasi söylemlerden kaçınmışlardır. Şu aşamada Büyükşehir Belediyesi ve Seyhan Belediyesi, ilk seneden itibaren olduğu gibi ciddi anlamda organizasyon katksıı ve maddi katkı sağlamaktadırlar. Diger merkez ilçe beleidyelerimiz de karnavala manevi destleriyle güç katmaktadırlar. Biz ileriki yıllarda diğer ilçelerimizdeki belediyelerimizin de kendi ilçelerinde karnaval zamanı organizasyonlar yapmalarını, dışarıdan gelen misafirleri kendi ilçelerine çekecek cazip aktiviteler gerçekleştirmelerini arzu ediyoruz. Eminim ki ileriki yıllarda bunları da görebileceğiz.

 

 Önümüzdeki  senenin planları nedir, nasıl yenilikler, nasıl bir büyüme, nasıl farklılıklar düşünüyorsunuz Karnaval için? Bu konuda ipuçları verebilir misiniz?

 

Biliyorusnuz bu yıl karnaval ile önümüzdeki referendum süreci tarih olarak çakıştı. Bu nedenle, bu yıl kortej yürüyüşünü gelecek seneye erteledik. Halk bu yürüyüşü özlemle bekliyor, bunun da farkındayız.  Şimdiden söylemek isterim ki, gelecek seneye rekor katılımlı bir halk korteji organize edeceğiz. Anı zamanda sanat ve spor aktiviteleri ile gelecek sene çok daha coşkulu bir tekinlik programı oluşturacağız.

 

 Çukurova’nın etrafındaki yakın il ve ilçelerde görülmesi gereken yerlere gidip akşamları geri dönecekleri programlar sunacağınızı öğrendik. Kapsamı bayağı genişletiyorsunuz. Bu kadar şehir giriyor işin içine, onların da koordinasyonu var. Bu konuda nasıl bir çalışma yapmayı planlıyorsunuz?

 

Özellikle uzak yerlerden veya başka ülkelerden gelmeyi düşünen misafirlerimize, sadece Adana değil, geldikleri zaman Kapadokya, Antakya, Mersin, Gaziantep vb birçok yeri de gezip görme şansları olduğunu anlatmak için, Nisan’da 1 Hafta Adana’da diye bir tanıtım sitesi hazırladık, hem İngilizce hem Türkçe. BU sayede hem Adana’yı hem de bölgemizi tanıtı, daha çok turistin gelmesini hedeflemekteyiz.

 

Adana göç veren bir şehir. Birçok yetişmiş insanını, sanayicisini, üniversite mezunlarını dışarıya gönderdi. Genel olarak baktığımızda hem dışarıda göç verdiklerimiz hem de içerde bir şey yapmayan donanımlı bir kitle var. Bu kitleyi nasıl harekete geçirebiliriz? Nasıl bir moderasyon yapılabilir bu konuda çünkü dışarıda ulaşılabilecek çokça yeni insanların olduğunu düşünüyoruz?

 

Ben şunu göruyorum ki, eğer ilkeleri doğru belirlenmiş ve aklı başında planlanmış projeler yaparsanız, herkes destek verir, ve yeni projeler geliştirilmesi için başka kişişleri de cesaretlendirebilirsiniz. Bizim buna çok ihtiyacımız vardı. Ve bugün Adana halkı, kurumları, kanaat önderleri, yerel basını herkes “ aslında olabiliyormuş” diyorsa, demek ki ilk kıvılcımı başlatmışsınızdır. Buradan yola çıkılarak kentin ekonomik kalkınmasınıa ve tanıtımına destek olunması için kurulan ATAK A.Ş. bunun en güzel örneğidir. Yeter ki inanalım, ve iyi planlama yapalım. Adana’yı yeniden eski güçlü haline döndürmek o kadar da zor değil.

 

EFENDİ BEŞİKTAŞ'IN EFENDİ TARAFTARLARI VE PROVOKATÖRLERİ

Yıl 2017

Günlerden Pazar,Mart hava sağanak yağmurlu.Ben ,Sami Gökmen,Osman Nuri Aydın ,Ressam Selçuk Uçku'nun babadan kalma Samatya'daki atölyesine gitmeye karar verdik.

Evden Bostancı metrosuna bindim.Ayrılık çeşmesine kadar 73 yaşında ki bendenize hiçkimse yer vermedi.Yazıklar olsun böyle gençlere.

Araya gireyim,Almanya'dan 50 Mercedes otobüüs Bursa Belediyesi aldı,ilk yaptıkları şey sefere çıkmadan yaşlı insanlara,hamile kadınlara,çocuklu kadınlara yer veriniz tabelsını asmak oldu.Biz çocukluğumuzda bu kurallara hep uyduk.

Dr. Metin Güvener'le birlikte ,78 yaşında ,Kartal metrosuna bindik.İninceye kadar gençlerin hiçbiri yer vermedi.Tartışmamak için kendimi zor tuttum.

Neyse Ayrılık çeşmesinde diğer arkadaşlarla buluştuk.Daha sonra metro durağından ilk defa bindiğim Marmaray'a bindik.Üç genç bizeyer verdiler.Gençlere bakarken üstlerinde EFENDİ BEŞİKTAŞ FORMASI'nı gördüm.İşte TÜRK GENÇLERİ bu dedim.Ağlamamak için kendimi zor tutum.Gençlerden biri 30_36 yaşalrında,konuşma özürlü idi.Bir de Vodafone Arena'yı dolduran EFENDİ BEŞİKTAŞ TARAFTARINI düşündüm.Bunun yanında Beşiktaş'ı milyonlarca zarar uğratan çirkin taraftarı(az da olsa)

Onları da taraftar olarak değil provokatör olarak görüyorum.

Ressam Selçuk Uçku ile 4 saat çok güzel bir sohbetimiz oldu.

Sevgili okuyucularıma en güzel günler diliyorum

Yoklama alıyorum

Damat Ferit
Yok
İnek Şaban
Yok
Güdük Necmi
Yok
Obürlerine de gerek yok
Ders bitmiştir…

Özlem Kurttepeli Hürcan