ADANA VALİLERİ

02/01/2019 15:07 811

18.yüzyıl sonlarında ve 19.yüzyıl başlarında Osmanlı devleti güçsüz ve her tarafta özellikle Çukurova'da otorite yokluğu, soygunlar, küçük isyanlar, asker kaçakları, vergi toplayamama. Bu ortamda, Çukurova'daki yetkili idareciler iş göremiyorlar ve sık sık değiştiriliyor. Bu kargaşaya son vermek için yapılan ve büyük ölçüde başarılı olan Fırka-i İslahiye harekatından (1865-67) sonra 1867'de Adana il yapılıyor.                                                                                                    Adana valileri içerisinde başarılı olanlarda var, olmayanlarda. Şehir merkezindeki kaçak yapıları gaz yağı döktürüp yaktıran ve adı deliye çıkan Halil Paşalar gibileri de. 

Halil Paşa, bu nedenle yargılanmış ve beraat etmiş. Onun yakıp açtığı alana da, sonradan Vali Abidin Paşa, ünlü saat kulesini yaptırmış.

Sadrazam Mahmut Nedim Paşa, 1873-75 yıllarında Adana'da görevliymiş. 1870-80 arasında 2 yıl valilik yapan özgürlük savaşçısı, şair ve devlet adamı Ziya Paşa. Fransızca kursları açtırmış, bu kurslara memurları zorla devam ettirmiş, tiyatro binası yaptırarak eserler oynattırmış. Ayrıca, birçok okul açma, köprüleri onartma ve ünlü Taş Köprü'ye korkuluklar koydurtma gibi hizmetleri var. 1880'de 49 yaşında ölen Ziya Paşa'nın mezarı, Adana'daki Ulu Camii haziresinde. Hazire, etrafı çitle-duvarla örtülü mezar demek. Adına bir cadde ve de okul var Ziya Paşa'nın Adana'da.

Ziya Paşa'dan sonraki vali Abidin Paşa. Abidin Paşa, dışişleri bakanlığı da yapmış değerli bir idareci.  5yıl kaldığı Adana'da iz bırakanlardan biri. Yabancıların ve gayrimüslimlerin Çukurova'daki bereketli toprakları almalarını önlemek için Anavarza, Yumurtalık, Karataş'a kadar uzanan 1 milyon 100 bin dönümlük araziyi devlet çiftliği yapıvermiş. Bu gün adını taşıyan caddeyi de, saat kulesini de, erkek lisesini de yaptıran o.

Faik Paşa, Devlet Hastanesi'ni yapıp hizmete açtıran bir vali. 1894'de hizmete giren bu hastane, sonradan Bahri Paşa tarafından büyütülmüş. Şehrin tanınmış zenginlerinden Arnavut Salh denen Salih Bosna, bu hastaneye devamlı yardım elini uzatmış. Ayrıca her gün, ücretsiz olarak kalıp kalıp buzları da gönderirmiş bu hastaneye. 1899-1908 yıllarında yani 9 yıl valilik yapan Bahri Paşa, otoriter, sert ama yapıcı bir kişi. Yollara parke döşetmiş, Girit muhacirleri için bir mahalle yaptırmış, bazı camileri onartmış. Diğer bıraktığı eserler: Adana ve kazalarında hükümet konakları, çarşı, okullar, Adana merkezinde sanayi mektebi, Kuruköprü genişletmesi yapılırken yıktırılmış. Bu gün Atatürk Parkı'nın bir köşesinde bu çeşmenin aynısı yer alıyor.

Bahri Paşa, bu kadar başarılı olmasına rağmen, şehirdeki bazı eşrafın örneğin Güçlüler, Paksoylar, Suphi Paşaların, tepkileri sonucu görevden alınmış, sürgüne gönderilmiş, İşin en acı yanı da, Adana'dan ayrılırken ona domates fırlatmışlar. Dürüst ve başarılı çalışmanın mükafatı, bu mu olmalıydı. 1909'da Adana'da şehri harabeye çeviren Ermeni isyanı bastırıldıktan sonra, Ağustos ayında Adana'ya gelen İttihat Terakkinin ünlü Cemal Paşa'sı. İsyanı çıkaran Ermeniler uğradığı hasarları da ödemiş. Bir de Ermeni yetimhanesi yaptırmış. Seyhan nehrinin kıyısına setler, Kadirliye bir köprü, Adana'ya bir öğretmen okulu yapılması da onun döneminde. Bu öğretmen okulu sonradan Adana Lisesi olmuş. 18 Aralık 1918'de Fransızlar Adana'ya girdiğinde, vali Hasan Nazım Akyürek. Bu vatansever vali, Fransızlarla işbirliği yapmamış, onların isteklerine boyun eğmemiş ve Eylül 1919'da istifa edip ayrılmış. Yerine vekaleten gelen Nihat Paşa (Anılmış) da bu görevde kalmamış, ama halkı örgütlemiş, sonra Konya'ya gitmiş. Daha sonraki vali Hopalı Esat Bey (Özoğuz) de Fransızların isteklerini yapmadığından görevden alınmış. 27 Mart 1950'de ölen Esat Özoğuz, sonraları Rize ve Kars milletvekilliği de yapmış. Vali vekili olarak atanan Kadı Nazif Efendi de Fransız isteklerini yerine getirmemiş. Milliyetçi, cesur ve iyi bir idareci olan, yabancı dil bilen, Fransız kültürüne aşina eski ticaret ve ziraat bakanlarından Mehmet Celal Bey, 2 Kasım 1919'da Adana'ya vali olarak gelmiş. İlk yaptığı iş, vilayetteki Fransız bayrağını indirmek. Çukurova'da örgütlenmeye, çetelere ve kurulan Kilikya cephesine al altından yardım eden değerli bir insan. Toroslardaki tünelleri tahrip etmek isteyen 15 Türkü Fransızlar idama kalkınca, milli kuvvetler komutanı Sinan Paşa'ya eğer bunlar öldürülürse, bende elimdeki bütün Fransız esirlerini öldürtürüm diye ültimatom verdirten, akıllı bir idareci de. Bu ültimatom etkili olmuş, Fransızlar idamdan vazgeçmişler.

Celal Bey'in yaptığı önemli hizmetlerden biri de şu: İstanbul hükümetinin Kemalist harekatı kınayan fetvasına karşı, Kadirli müftüsüne bir karşı fetva hazırlatması ve bunu camilerde okutması ve bu fetvada Kuvâ-yi Milliyecileri öven sözlerin bulunması. Fransızlar, İstanbul hükümetine baskı yapıp  kendisini 20 Mayıs 1920'de görevinden aldırıyorlar. Onunla birlikte eczacı Basri, Kemal Kusun, Fahri Uğurluda sürgün ediliyor. Bu değerli vatansever devlet adamının vefat tarihi 1926.

Celal Bey, valilikten ayrılıp gittikten sonra mektupçu Süleyman Çelik,  defterdar Tevfik Bey valilik tekliflerini reddediyorlar. Bu teklifi kabul eden 20 Haziran 1920'de vilayet idare heyeti üyelerinden Bağdatlı Abdurrahman (Paksoy). Ne acı ki, bu zat işgalin son gününe kadar Fransızların emrinde kalmış ve onların her istediğini yerine getirmiş. Baskı, zulüm, sıkı yönetim ilanı, 9-13 Temmuz kaçkaç olayı, kaçanların geri dönmemesi halinde mal ve mülklerine el konulacağı bildirileri. Bütün bunlarda vali olarak onun imzası mevcut. Adana, Fransız işgali altında olduğu için, 5 Ağustos 1920'de Ankara hükümetinin kararıyla il merkezi Pozantı'ya alınmış. İlk vali de İsmail Sefa Özler. Daha sonra Nuri Conker ve Serfiçeli Hilmi bey.

20 Ekim 1921'de Ankara anlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla Hatay dışındaki Suriye sınırımız çizildi. Anlaşma uyarınca, Fransızlar 2 ay içinde yani en geç 20 Aralık 1921'e kadar Çukurova'dan çekileceklerdi. Adana'yı Fransızlardan devralmak için, yabancı dil ve diplomasi bilen bir bir valiye ihtiyaç duyuldu. Çünkü, vali Hilmi Bey ve cephe komutanı Sinan Paşa bu iş için yeterli değildi. Askeri işleri yönetecek Muhittin Akyüz Paşa, diğer sivil ve diplomatik işler için de eski vali, milletvekili, müsteşar ve içişleri bakanlığı yapmış olan 1878 Rodos doğumlu Hamit Bey görevlendirildi.

Adana'daki Fransız kuvvetleri komutanı general Dufie, teslim tarihinden çok önce vali Bağdatlı Abdurrahman 'ı da yanına alarak Adana'yı terk etti. 5 Ocak'ta şehir artık TÜrklerin elindedir. Devir teslimde herhangi tatsız bir olay yaşanmamıştır. 8 Ocak'ta Hamit Bey Adana valisidir. Cesur, mert, onurlu, özü-sözü doğru, boyun eğmeyen bir kişilik. Lakabı da deli Hamit. Bu vali, sonradan görevden alınır, 1926'da İstiklal Mahkemesi'nde yargılanır, beraat eder. Vefatı 1928'de. Sonraki vali General Refet Bele (1922-23). Cumhuriyetin ilk valisi de (1923-25) milletvekilliği, CHP sekreterliği, çeşitli bakanlıklar yapan değerli bir devlet adamı Hilmi Uran. Mustafa Reşat Mimaroğu (1925-27), Reşat Bey mahallesini kuran kişi. Müştak Hilmi, Vehbi Demirel, Süleyman Mümtaz ve disiplinli, Adana'da kumara külhanbeyliğe, hırsızlığa son verdiren ünlü bir vali Tevfik Hadi Baysal.

Sonraları Faik Üstün (1939-1942). Milletvekilliği ve başbakan yardımcılığı da yapmış olan Akif İyidoğan (1942-1946). Zühtü Durukan (1946-50), Ahmet Kınık (1950-53), Cemal Dinç (1950-55), Kazım Arat (1955-57), Hilmi İncesulu (1957-59 sonradan milletvekili ve bakan). Turan Kapanlı (1959-60 sonra milletvekili ve bakan), Gafur Soylu (1960), Mukadder Öztekin (1960-66 sonraları milletvekili ve bakan), Ömer Lütfi Hancıoğlu (1966-70), Ali Rıza Aydost, Osman Meriç (1971-72), Nezih Okuş (1972-73), Alaattin Özkiper (1974-75), Lütfi Fikri Tuncel (1978-79), Hayri Kozakçıoğlu (1980-83 sonradan milletvekili ve bakan), Erdoğan Şahinoğlu (1981-88), Feyzi Yetkiner (1988-89), Recep Birsin Özen (1989-1992), Bekir Akyüz (1992-1993 sonradan milletvekili ve bakan), Naci Parmaksız (1993-95), Sami Durukan ( vekil 1995-96), Oğuz Kağan Köksal (şimdi Emniyet Müdürü), Kemal Önal (Ankara valisi), Cahit Kıraç (İzmir valisi).

1972'de Adana'ya geldiğim zaman, vali Nezih Okuş'tu. Kendisini mülkiyede basketbol oynadığı zamanlardan beri tanırdım. Çok iyi bir dostluğumuz oldu. Aynı dostluk, Erdoğan Şahinoğlu, Lütfü Fİkri Tuncel, Recep Birsin Özel ve Naci Parmaksız'la da.

Valilerin hepsi devletin valisiydi. Ama 1980 darbesi öncesi, anarşinin zirveye tırmandığı günlerdeki iki vali, Tahir Gençağa (1978-79) ve Aydemir Ceylan (19.02.1979 - 10.11.1979) için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Onlar, siyasal bir görüşün ve bir partinin elemanlarıydı sanki. Aynı görüşteki emniyet müdürü Cevat Yurdakul'un öldürülüşü de Aydemir Ceylan'ın vali olduğu günlerde. Görülüyor ki Adana'ya seçme ve değerli valiler gönderiliyor. Aralarında daha sonra müsteşarlık, daha büyük illerin valiliği, milletvekilliği ve bakanlık gibi önemli görevlere gelen bir çokları var. Bu tablo gurur verici. Hizmeti dokunan tüm valilere saygılarla...