Adana’da  ne dedi?

25/07/2019 21:37 549

 


Tarihçi Sinan Meydan, 15 Temmuz Fetö’cü Darbe Girişiminin 3.cü yıl dönümüyle ilgili yazısında şöyle diyordu;

***

Atatürk, 16 Mart 1923 Cuma günü Adana’da idi.

Ve o gün kumandanlar ile birlikte Cuma namazı için Ulucami’ye geldi.

Caminin kapısında halka seslendi:

“Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki milleti mahveden, eser ve harap eden fenalıklar hep din kılığı altında küfür ve melanetten gelmiştir. Onlar her hayırlı hareketi dinle karşılarlar. Halbuki, Elhamdülillah hepimiz müslümanız , hepimiz dindarız. Artık bizim dinin gereğini, dinin menettiğini öğrenmek için şundan bundan ders ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Analarımızın ve babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile, dinin esaslarını anlatmaya yeterlidir. Buna rağmen hafta tatiline aykırıdır gibi sorunlar hakkında sizi kandırmaya çalışan kişilere yüz vermeyin. Özellikle bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki, akla mantığa ve milletin yararına, insanlığın menfaatine uygunsa, kimseye sormayın, o dindir.

Eğer bizim dinimiz, aklın, mantığın kabul ettiği bir din olmasaydı mükemmel olmazdı ve son din olmazdı.

Bizi yanlış yola sevk eden kötülükler, biliriz ki din perdesine bürünmüşlerdir. Saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldata gelmişlerdir.”

Bütün Dünya biliyor ki; Atatürk Laik Cumhuriyetin özüne aklı ve bilimi yerleştirdi.

Hurafelere, safsatalara savaş açtı.

Örneğin; tekkeleri, zaviyeleri kapattı.

Çünkü bu kurumların akılcı düşünmeye ve bilimsel gelişmeye engel olduğunu gördü.

31 Ağustos 1925’te Çankırı’da aynen şöyle dedi.

“Tekkeler mutlaka kapanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti her alanda yol gösterecek  kudrete sahiptir.

Hiçbirimiz tekkelerin yol göstermesine muhtaç değiliz.

Biz medeniyetten, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz.

Başka bir şey tanımayız.

Tekkelerin gayesi, halkı meczup ve  abdal yapmaktır.

Halbuki halkımız abdal ve meczup olmamaya karar vermiştir.

Biz, medeni Dünya ailesi içinde bulunuyoruz.

Her bakımdan medeniyetin bütün icaplarını uygulayacağız. (Atatürk’ün bütün eserleri Cilt.17  sayfa 298, 299)

Atatürk 1925’te muhafazakar bir Anadolu kasabasında (Çankırı), halkının gözünün içine bakarak “Tekkeler kapanmalıdır. Hiçbirimiz tekkelerin yol göstermesine muhtaç değiliz” diyordu.

Maalesef Atatürk’ten sonra Türkiye’yi yöneten siyasiler, buna benzer bir duruş sergileyemediler.

Umarım, bu son 15 Temmuz girişimi bize ders olmuştur.