ABD’NİN OYUNLARI…

11/06/2019 23:41 514

 

Yanılmıyorsam 90’lı yıllar da ki, ABD Başkanının, Irak harekatı esnasındaki söylemi şöyle idi:

-‘’21 yüzyılın imparatorluğu ABD’DİR…Geçmişte Hun İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu vardı. Bu yüzyılda da, ABD İmparatorluğu var.’’  Baba Bush, bunu açık açık ifade etmişti. Nitekim Rusya Başkanı Putin’in de, -‘’21 yüzyılın süper gücü, ABD’DİR’’ söylemi, bunu doğruluyor.

Almanya, Japonya gibi iki teknoloji devine ve klasik ülke, İngiltere ile Fransa’ya  baktığımız da da, hiç birinin ABD ile boy ölçüşecek durumda olmadığını, açıkça görüyoruz. Askeri teknolojiler de ve uzay hakimiyetinde, ABD açık ara önde. Bir nevi dünyanın jandarması.

Güç ABD ‘DE olunca, haliyle dünyanın her yerinde de sözüm geçsin istiyor. Kendi çıkarları doğrultusunda, dünyanın her hangi bir bölgesinde, düzen kurmak istiyor.

Ortadoğu ve Ön Asya bölgesi de bunlardan biri.

Ne yazık ki, ülkemiz, tam da bu coğrafya da bulunmaktadır. Gerek jeo stratejik, konumumuz, gerekse, jeo politik konumumuz sürekli iştah kabartıyor… Tarihin her döneminde, bu coğrafya, dikkatleri üzerine toplamıştır.

Ankara’da conileri görünce mi uyanacağız!

"ABD'nin hedefi, sadece İran değil," diye çok uyardık. "ABD'nin asıl hedefi Türkiye" diye bir kaç yıldır yazıyoruz. "Türkiye, ABD'nin düşmanı" diye, hemen her yıl, yüzlerce defa yazdık.

ABD zaten içimizde, sınırlarımıza gelmesini konuşmak, trajikomik ama bu defa iş başka...

İncirlik ve Kürecik'te, oturan ABD, NATO kılıfı ile Türkiye'nin yüzlerce noktasında varlığını devam ettiriyor, bu ayrı konu. Geçtik, "cemaat" denilen illet ile ABD, Türkiye'nin bütün şehirlerinde, bütün binalarında dahi bulunuyordu/bulunuyor.

Fakat biz, ABD'nin Bulgaristan ve Yunanistan'a yaptığı yığınakları konuşuyoruz, bu başka bir anlam taşıyor da ondan... Türkiye'nin işgal edilen adalarında, Yunan askeri yerinde şimdi, ABD askerleri var.
Yani; Aydın, Muğla gibi il sınırlarımız içerisinde, ABD işgal askerleri var artık. Şimdi de Dedeağaç’talar.

"Türkiye'ye 60 kilometre mesafedeki Dedeağaç bölgesine yeni nesil radar kuruyor. Radarın, Meriç bölgesiyle boğazlar ve Kuzey Ege adalarını tarayabilecek, hava ve karadan ses ve görüntü tespiti yapacak kapasitede olduğu" görüldü.
ABD, İran'ı hedefine koymuş, İran için savaş hazırlığı yaparken, Türkiye için ne yaptığını sanıyoruz? İran'a koyduğu ambargoya uyarak, Türkiye kendi ayağına kurşun sıkıyor. Türkiye, ABD'ye karşı savaş pozisyonu almak zorunda.

Önce içerdeki üsleri kapatmalı, S-400'leri mutlaka almalı, bunun tartışması dahi olmaz. Bakın, yarın çok geç kalabiliriz. Hiç bir önlem alamayabiliriz.

Coniler, Ankara'ya gelince mi uyanacağız!

Ben, bu vurdumduymazlığı anlamıyorum. Yunanistan ve Kosova ile gerilmemizin arkasında ABD var. Yunan'ı üzerimize ABD salıyor. Haritaya bir bakın lütfen;

ABD, Türkiye'yi dışardan kuşattı. Doğu'da, Batı'da, Güney'de, her yerden kuşattı. İçeriyi zaten konuşmaya gerek yok. Seçim uğruna, birliğimizi bozan biz(!) Trabzon gibi milli bir Şehire" Pontus" yakıştırması yapan biz(!), kendi vatandaşına "Kürdistan'a gidin!" diyen, yine biz!..

Gaflet, dalalet, tevhit olmuş, ihanete koşuyor.

İran'da Sünnileri ve Türkleri isyan işinde kullanmak isteyen ABD, Türkiye'de Kürtleri ve Alevileri isyan ettirmek istiyor. Bunun içinde kullanışlı "Sünniciler", kullanışlı "Türkçüler" aranıyor.

Yıllarca bu millet uyarıldı. Yıllarca "Aleviler Müslüman, özbe öz kardeşimiz" denildi, aklı selimler,bağrına bastı. Yıllarca, "Türk'ün dindarına 'Kürt' denir" denildi. "Kürtlerin de Ural-Altay kökenli oldukları" konuşuldu ve yazıldı. Hem dinde kardeşiz hem kanda...

Neden bunlar yapıldı sanıyorsunuz:

Düşmanın Ortadoğu'ya geldiğini, asıl hedeflerinin Türk Milleti ve devleti olduğu görülüyordu. Yarım asırdır bunları anlatılıyor.

Düşman da geldi, kapıya dayandı. Türkiye'de azınlıkçılar, "İslamcı" göründüler, "Kürtçü" ve hatta "Türkçü" göründüler. Ama hep aynı oyunda, farklı rollerde oldular. Bugün, roller de birleşti. Aynı tarafta durdular. Parti ve ideolojileri bir kenara bırakıp, "Atatürk Vatandır" gerçeğinde birleşme vakti geldi, geçti bile...
Kürt'e bu coğrafyada "devlet" filan düşmez ancak kan ve gözyaşı düşer. Aklımızı başımıza alalım. Bölge, Arz-ı Mev'ud olarak görülüyor. Kürt-Laz-Çerkez demeden, bir bilek bir yürek olmak zorundayız. Ki, Arz-ı Mev’ud’un ne olduğunu, İsrail ve yahudiler için önemini, daha önceki yazılarımızda dile getirmiştik.

Emperyalist akıl, 100 yıl önce ne ise şimdi de aynı. Fakat bizler, 100 yıl önceki Türkler değiliz. Sorun burada... Devlet ve millet, fabrika ayarlarına dönmek zorunda. Bu ayarların kodları, Baş Türk'te, baş komutan da var.

Onun iftar sofrasında, alevi-sünni, Kürt-Laz, herkes var. Kurtuluşun kodları sadece onda... Emin olun böyle. Eğer bu kodlar sadece onda olmasaydı, Türkiye, o fakr-ü zaruret içerisinde , kutsal isyanı yani, kurtuluş savaşını kazanamazdı. 19 MAYIS  anmalarında, Atatürk’e yer vermeyen zihniyet nedir? Vahdettin zihniyeti değil midir?

Her şeye rağmen, dikkati, kapıya dayanan düşmana çekmek, vazifemizdir.

Kapılar açık, düşman giriyor, uyanın!

SON SÖZ: ‘’ SUİ UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ…!!!’’