47 yılda Adana’da neler değişti

23/07/2019 02:20 617

47 yıl oldu Adana’ya geleli. İlk günden beri bağırlarına bastı Adanalılar bizi. Çok sevdiğim, yakın arkadaşlarım, candan dostlarım oldu kısa zaman içinde. Bir çoğu, bugün hayatta değiller. Doktor Selim Baysan, Doktor Celal Arabacıoğlu, Hacı Döner, Bahattin Akdağ, Behzat Yol, Lami Teğmen, Celal Serin, Bülent Toksöz gibi.

47 yıl içinde Adana’da çok şey değişti. Bir tarım cenneti, bir pamuk ve narenciye ambarıydı Adana. Tüm tarım ürünlerini ihraç eden ülkemiz, ne yazık ki şimdi ithalatçı.

Narenciye bahçelerinin etrafındaki çalı-çırpı ve ağaçların, don tehlikesini artırdığı anlaşılınca vazgeçildi bundan. Ayrıca belli ısı derecesine düşünce otomatik olarak devreye giren, soğuk havayı dağıtan, donu önleyen pervaneler de çoğaldı. Lezzetli, soğuğa dayanıklı yeni narenciye çeşitleri bulundu.

Suriye üzerinde düşürdüğümüz Rus uçağı nedeniyle başlayan diplomatik kriz, başta domates, narenciye ve bazı sebzelerin Rusya’ya ihracına engel oldu. Bu durum üreticileri, turizm işletmecilerini mali sıkıntıya soktu.

C vitamini deposu greyfurt, yanlış bilgilendirmelerden ötürü artık eskisi gibi satılmıyor. Caddelerimiz turunç ağaçlarıyla dolu ama, turuncu satan bir yer de yok.

Bossa,Güney Sanayi gibi büyük tekstil fabrikaları, özellikle Çin’den gelen ucuz tekstil ürünleri yüzünden kapanmak zorunda kaldı.

Ahmet Sapmaz gibi bir tekstil imparatoru iflas etti. Bu gün, daha ziyade küçük, ihracata yönelik tekstil işletmeleri var bölgede. Misis’teki sanayi bölgesi de, her gün biraz daha gelişiyor.

  1. tüm tesislerini ya kapattı ya da sattı ve Adana’yı terk ettiler. Bu da bir çok kişiyi işsiz bıraktı. Çukurova Elektrik’in Uzan’ların eline geçişinde ve bir çok ortağın maddi kayıplara uğramasında Sabancı’ların günahı büyük.

Güney Doğu’dan, Suriye ve Irak’tan gelen göçmenlerle, şehrin nüfusu çok arttı. Uzun yıllar Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aytaç Durak’ın Adana’yı kuzeye kaydırması, yararlı oldu. Şehirde yüksek binalar yapıldı, bahçeli evler hemen hemen bugün yok gibi. Kuzey Adana’nın gelişmesine karşın, 450 bin nüfuslu güney Adana’nın yoksul ve geri kalmaması için, tüm çabalar sürmekte. İnşallah kısa sürede olumlu bir sonuç alınır.

Şehirdeki mevcut yollar, otoparklar ihtiyacı karşılamıyor. Çünkü otomobil sayısı çok arttı. Bu nedenle trafik çok sıkıntılı. Ayrıca çok geç biten ve pahalıya mal olan metro da, bu konuda yardımcı olamadı. Üstelik otogara, havaalanına, tren garına ve üniversiteye uğramayan bu metro, her gün zarar da ediyor.

Öte yandan yapılmış iyi şeyler de var. Çukurova Üniversitesi ve kampüsü, her yönüyle övüncümüz, gururumuz. Ama iki üniversitenin Adana için yeterli olduğu söylenemez. Yeni üniversiteler, özellikle vakıf üniversiteleri de açılmalı. Bilici Holding’in bir vakıf üniversitesi kurması, en halis dileğim.

Adana’da yıllardır çay,akaryakıt,sigara,içki kaçakçılığı sürüp gidiyor. Tüm mücadelelere rağmen uyuşturucu hala büyük bir dert. Uyuşturucunun terör örgütleri ile bağlantısı, işi zorlaştırıyor.

Adana-Mersin tren yolculuğunun kısalışı, konforunun artması, çok sevindirici. Yakında elektrikli tren de devreye girerse, süre daha da azalacak.

 

Adana’daki tren garı, artık ihtiyacı karşılayamaz oldu. Bu yüzden, Yenice’de çok geniş bir alanda modern bir istasyon yapılıyor. Temennim bunun da bir an evvel devreye girmesi.

Günümüzde, Adana’dan Türkiye’nin hemen her yerine, uçakla gitmek mümkün. Ama terminal binamız yapılan ilavelere rağmen, bu yükü kaldıramıyor. Tarsus’ta yapılmakta olan yeni havaalanı, sanırım sorunları çözebilecek.

Asri mezarlıktan sonra, Buruk ve Kabasakal mezarlıklarının yapılması ve bunların bakımlı oluşu, iyi bir şey. Belediyeler hemen cenaze çadırları kuruyor çay,kahve ikram ediyor, koltuk ve sandalyelerle taziyeye gelenlere yardımcı oluyor. Ayrıca mezarlığa gidiş ve geliş için de otobüs veriyor. Çevre köylere otobüs seferlerinin yapılışı da, takdire şayan. Bazı belediyeler, cem evleri ve emekli evleri de yaptılar.

Adana’ya geldiğimde çiçekçi ve pastane sayısı, yok denecek kadar azdı. Cafe diye de bir şey yoktu. Şimdi bu alanda her şey var ve de mükemmel.

Çetinkaya ile başlayan Carrefour, Real , Optimum,Metro gibi departman store’lar, Migros,Groseri gibi marketler çoğaldı. Bunlar yüzünden de, bir çok kasap ve bakkal dükkanını kapattı.

Fazla lüks otel yoktu Adana’da. Şimdi Seyhan, Sheraton, Divan, Anemon, Hilton, Sürmeli otelleri gibi lüks otellerimiz var. Hastane sayısı da çok azdı. Bu gün hem Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler, hem de özel hastaneler çoğaldı ve de kalite çok yükseldi. Öyle ki Adana Orta Doğu’nun sağlık merkezi olabilecek bir düzeye geldi. İyi değerlendirilirse, Adana sağlık turizminden oldukça büyük bir gelir sağlayabilir.

Diş hekimleri Cumartesi Pazar günleri çalışmazdı. Bu bir çok sıkıntı yaratan, tatsız bir durumdu. Bugün çok sayıdaki özel diş klinikleri ve hastanelerdeki diş bölümleri her gün çalışıyorlar.

Tıbbi laboratuvarlar artık ayrı ayrı değil, bir aradalar. Biokimya-Radyoloji-Mikrobiyoloji aynı çatı altında. Avukatlar bile, birlikte çalışma yolunu tercih ediyor.

Çok sayıda özel veya devlet okulu açıldı ama düzeyleri farklı ve de ihtiyaca yeterli değil. Rotary, Lıons ve bazı fikir ve kültür kulüpleri, sosyal hayata olumlu katkı yapıyorlar.

Çukurova Üniversitesi- Belediye Konservatuarı, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası, çok sayıda Türk Sanat Musiki dernekleri ve onların olumlu çalışmaları. Aynı başarı tiyatrolar için de geçerli.

Pavyonların ve genel evin şehir dışına çıkartılması isabetli.

O güzelim yazlık sinemalar artık yok. Pamuk atıcılık, yorgancılık, bileyicilik, lehimcilik, keçecilik yavaş yavaş kaybolmakta. Öte yandan sevindiren bir olay da, Kurban Bayramı’ndaki sokaklardaki gördüğümüz o çirkin görüntülerin yok oluşu.

Adana’daki gibi hiçbir yer güzel kebap yapamaz. Çok sayıda dışarıdan gelen insanların katıldığı kebap şenliğinin, şimdi Adana Lezzet Festivali oluşu Adana’yı tanıtmakta çok yararlı. Zaten Adana, gastronomi kenti. Sadece Kebabı ile değil, bir çok lezzeti ile bölgenin en zengin mutfağına sahip.

Balık kültürü Adana’da pek yok ama, bir başlangıç var diyebilirim. Zeytinyağı da sevildi son zamanlarda. Roka ve Enginar da artık sofralarımızı süslüyor.

Pazar yerlerimiz sayıca az ve de kalitesiz. Kapalı, klimalı pazar yerlerine acilen ihtiyacımız var.

Çeşitli fuarların açılışı ve festivaller, şehre hareket ve bereket getiriyor.

Sporda, politikada ne yazık ki o eski şaşaadan eser bile yok.

Yılardır iktidara muhalif bir tutum içinde olan Adana’ya, AK Parti iktidarı, yardım elini uzatmıyor.

Adana valiler yönünden şanslı. Çünkü gelenler hem deneyimli, hem de kaliteli. Ama Hüseyin Avni Coş nedense sevilemedi ve bazı çirkin davranışlara hedef oldu.

Adana’da her şey kolay, elinizin altında ve de ucuz, halkı da çok iyi. Türkiye’nin yaşanacak en güzel şehirlerinden biri Adana. Adana’da çok rahatım, huzurluyum ve mutluyum .