23 HAZİRAN İSTANBUL BELEDİYE SEÇİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

29/06/2019 23:34 445

 31 Mart belediye seçimlerinde AK Partinin MHP ile oluşturduğu cumhur ittifakı ummadık bir hezimete uğramıştı. CHP-İYİ Parti hatta DYP işbirliği sonucu, Adana-Mersin-Antalya-Ankara ve İstanbul’daki seçimi kazanmışlardı.

İstanbul ‘u kaybetmek AK Parti için bir şoktu. Seçimde bazı usulsüzlükler olduğunu ileri sürdüler .Sonunda seçimi yenilettiler. Ama bu kez, uğradıkları büyük bir yenilgi oldu.

Seçime katılım oranı %84,5 gibi yüksek bir orandaydı. CHP Adayı Ekrem İmamoğlu oyların %54,21 ini yani 4.711.868 oyu alarak başkan seçildi. Binali Yıldırım’ın oy oranı %44,99 da kaldı. Bu da 3.935.455 oy demekti. Aradaki fark %9,22 , oy olarak ta 806.715. Oysa 31 Mart seçimindeki oy farkı,  40.000 kadardı.

Demek ki, seçmenlerin büyük bir bölümünün oyları CHP’ye kaymış. Bu artan oylarda, elbet Ekrem İmamoğlu’nun beğenilmesinin de payı var. Ayrıca, kendisinin ilerde CHP genel başkanı olma şansı da yüksek.

Seçim sonuçları anlaşılır hale gelince, Binali Yıldırım rakibini kutladı ve kendisine her konuda yardımcı olacağını söyledi. Bu takdire değer ve ihtiyacımız olan demokratik bir davranıştı. Ama babacan Binali Yıldırım siyaseten de harcanmıştı.

Seçim sonrasında , Cumhurbaşkanımız başarısından ötürü İmamoğlu’nu tebrik etti. Halkın iradesine saygı göstermeliyiz dedi. Bunlar , demokrasi adına özlediğimiz örnek davranışlar.

AK Parti de bu seçim hezimetinden sonra, bir çok değişiklik olacağı kesin. Yenilgide dahli olanlar sorgulanacak , gerekirse cezalandırılacak. Bunlar kimlerdir? Seçimin yenilenmesi için cumhurbaşkanını ikna edenler , partinin İstanbul yöneticileri , seçim işlerini yürütenler…

AK Partinin bu seçimde ülke bazında oy kaybı çok önemli. Mutlaka bunlar gözden geçirilecektir. Ekonominin bozulması , iktidarın eskimesi başlıca nedenler. Bankalar dahil bir çok ticari kuruluşumuz yabancıların elinde. Batı dünyası, da karşımızda ve devamlı engellemekte.

Yurt içinde , Irak ta ve Suriye de teröristlerle yapılan savaşlar , bunların getirdiği mali külfetler de ayrıca bir sorun.

AK Partide gidişten memnun olmayan, pasifize edilmiş Abdullah Gül , Ali Babacan , Ahmet Davutoğlu gibi siyasilerin yeni bir parti kurmaları da , sıkıntılara neden olur. Açıkçası AK Partiyi zor günler bekliyor.

Bu zor günleri, ulusça el ele vererek aşmak zorundayız. İktidarın , bu son seçimdeki gibi olgun davranışı devam ederse işler kolaylaşır tabi muhalefetinde anlayışlı davranması gerekli. Aklıselim bunu söylüyor. Umarım gerçekleşir.